Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Yaş itibariyle otuza merdiven dayamış, ufukta evliliğin gözükmediği, bezgin ve ruh dengesini yitirmiş bir kişi olarak yazıyorum yazabildiklerimi. Gemlenemeyen,heyulaya dönüşmüş şehvetin, zindanlarında ibadetlerime muhteva ve ruh katmaya çalışıyorum... Bedenimin arzularının altında eziliyor, şuurum bulanıyor, aklım kilitleniyor velhasıl çıkamıyorum bu girdabdan… Şeytan, insan fıtratı iradeye galebe çaldığı ve kader ne taşları hakediyor gibi vehimlerle(Allah’ım muhafaza buyursun bizleri) beni isyan deryasına itmeye çalışıyor gayri iradi.. Sizden hocam bu mevzuda reçete mahiyetinde öz tavsiyeler isteyeceğim ve İmam Gazalinin bekarların şehvetinin kırılmasında açlığı tavsiye etmesi ve bunu bizlerin alışkanlık haline getirmemizin dini sakıncası var mıdır? Bunu tatbikata geçirdiğimde nefsime zulmediyorum vesveseleri hücum ediyor bana, açlık nefse zulüm müdür? Büyüklerimizin tabakat kitaplarındaki yaşayışı (yeme içme hususunda ) bu çercevede bize meşruiyet sınırlarını ve hassas dengeleri çizmiyor mu? Allah hepimizi muhafaza etsin şehvetlerimizin şerrinden…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eviniz, yuvanız mamur olsun. Allah Teâlâ sizi, razı olacağı bir hayata muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz durum geçicidir. Hayatın gel gitleri olur; meraklanmayın. Bunları bir karın ağrısı gibi görün ve geçin. Daha büyük işlerle uğraşın. Muhakkak bir ders halkasına katılın. Evde muhakkak bir kitap okumanız olsun. Cemaat ve okuma olmadan yalnız başınıza kalırsanız, evham üretmeye başlarsınız. Eşinizle ara sıra gezmeye çıkın. Evinizi özleyecek şekilde dışarıda kalın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir kere ilahiyat fakültesi düşmanlığımız olamaz, yoktur da. Ama ilahiyat fakültesinin Şeriat ilimlerini öğreten bir yer olduğunu iddia etmenin yanlış olduğunu söylüyoruz. İkincisi, insanlar ilahiyat fakültesini, iffet açısından güvenli zannediyorlar ki bu bir tuzaktır. İnsanın şeytana karşı güvenli bir yer bulunabileceğini zannetmesi tuzağa düşme nedenidir. Bu iki hassasiyete dikkat edilip gerekli tedbir alındıktan sonra ilahiyat da okunabilir. Boş yakalanma tehlikesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Mesela sizin emelinizle ilahiyatlar uyuşan yerler değildir. Siz, Diyanette veya MEB'de görev almak için okuyacak olsaydınız diyeceğimiz yoktu. İlahiyat yerine ne yapılabilir sorusu ise herkes için değişkendir. Sizin yaşınız, kapasiteniz, ailenizin durumu, size verecekleri iznin niteliği gibi soruların cevabına bağlı olarak sizin ne yapabileceğinize de cevap verebiliriz. Ama her şeyden önce gereken şey olan ALLAH’A ADANMIŞLIĞA HAZIR OLMAK sizde samimi ise mesele yoktur, sizin aşamayacağınız yoktur, elinize geçmeyecek nimet olamaz.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Allah’ın nimetleri bize haram değildir. Bir müminin dünyadaki en zengin insan olmasında hiç bir sakınca olmaz. Sakıncalı olan müminin ahiretinden verip dünyadan almasıdır. Buna karşı dikkati olunmalıdır. Haramlardan bir harama bulaştırmayan, farzları ihmal etme nedeni olmayan, insani sorumluluklarımızı ertelettirmeyen bütün nimetler mubahtır. Allah’ın mubah ettiğinden kaçmak da gerekmez. İnsan durması gerektiği yerde durmayı becerebiliyorsa ne güzel, her şeyin en iyisini en bolunu alsın. Nimet kullanımı arttıkça ibadet lezzetini artıramamak, İmkânlar çoğaldıkça mümin kardeşleri ve ilişki yoğunluğunu geliştiremiyor olmak, Dünya bize açıldıkça bizim onu bir imtihan olarak görüp ahirete olan yönümüzü pekiştirmek yerine bize gelen dünyaya ondan daha hızlı yürümek, Mezarlıkları mermerlerle imar etmeyi imanla imarın yerine ikame etmek, Ölümü başkalarının muhtemel derdi gibi görmek, Her geçen yılı, haramları biraz daha helale yaklaştıran bir takvim olarak hissetmek… Bunlar bizi bitirir. Bunlara karşı uyanık bulunan için ise risk henüz yok demektir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ sıhhat ve afiyet içinde olmayı size ve bize nasip kılsın.Zannederim siz bir nebze abartıyorsunuz durumunuzu. Sırf bu nedenle Diyanet'ten ayrılacaksanız boşuna ayrılmayın. Gidebileceğiniz hiçbir yer yoktur. Bu düşüncenin yerine iki şeye dikkat edin. Birincisi, bu hassasiyeti onun da taşıyacağı ve şehir kültürü almamış bir hanım kızla evlenin. İkincisi de, evliliği Gazze'de Yahudi'ye karşı nöbet tutmak şeklinde bir cihat kabul edin. Görürsünüz ki, sıkıntı kendiliğinden gider. Yalnız anlattığınız durum, kısa bir zaman sonra vesveseye dönüşecek nitelikte duruyor. Değil bir kadınla aynı evi, siz bir komşu ile aynı sokağı bile paylaşamazsınız bu durumda maazallah. Biraz daha rahat olmaya çalışın. Hemen evlenin, bunun hastalığa dönüşmesine fırsat vermeden evlenin. Derdiniz evlilik olduğu kadar tek çareniz de evliliktir. Gerekiyorsa bunun için doktora bile görünebilirsiniz. Size dualar ederim. Dualarınızı beklerim.
Aleykümselam. Bir kere eşinle olan ilişkilerinin sıkıntılı olmasında senin payının büyük olduğu anlaşılıyor. Sadece senin burada anlattıklarından bile sorunun senden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Buna göre de önce senin kendini düzeltmen gerekmektedir. Evli bir bayanla bu tür görüşmeler yapman korkunç bir hatadır. Başka birisinin senin hanımınla böyle görüşmesini nasıl kabul edecektin? Bunu iyi düşün. Çok acilen; - Semtini değiştir. - Ek bir iş daha bul ve en az on iki saat çalış. Kendine boş vakit bırakma. Arkadaş çevreni yenile. Daha aktif olan arkadaşların olsun. Onlarla geziye çık. Ya da eşini al, eşinle gezilere çık. Her ay, iki gün İzmir'i terk et. - Eşinin cazibesini artıracağı işler yapmasını sağla. Bedenine baksın. Alıcı olmaya çalışsın. Ve sen eşinin her temizlik döneminde en az yedi-sekiz kere gerekiyorsa daha fazla ilişkiye gir. Her ilişki, bir saatten az sürmesin. - Ayda bir kere teheccüde kalk ve dua et, Kur'an oku. - Bunun için bir psikiyatriye git muhakkak. Tavsiyelerine uy.
bekar konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bekar yaşamak günah değildir, böyle bir kural da yoktur. Şu kadar ki, bekar yaşamak evliliğe göre günaha daha yakın bir durumdur. Bir de evlenerek elde edilecek sevaplardan mahrum kalınmaktadır.
Selamünaleyküm. Düşünce ne yapıyorsan onu yapmalısın, hemen kalktığın gibi hemen tevbe et. Bir daha düşünce yine kalktığın gibi yine tevbe et. Yine yine ve yine.
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
Selamünaleyküm. Daireyi almanızda sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Allah size yardım etsin. Çağımızın evlerimize akıttığı fitnelerden biridir bu. Siz, üzerinize düşeni yerine getirin, ateşe odun taşıyan olmayın; kendi düşene ağlanmaz.
Selamünaleyküm. Bununla oyalanmayın. Bakın oyalanmayın diyorum. İşinize bakın, nasibinizi arayın. Kim bilir Allah Teâlâ sizi hangi belalardan koruduğu için önünüzü kapatıyor, vakti gelince de açacak. O'na dayanın, sebeplere sarılın.