İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben namaz kılarken sürekli kaçıncı rekâtta olduğuma dair şüpheleniyorum. Bazen 3-4 defa tekrar ettiğim bile oluyor. Dördüncü kılışımda bile doğru kıldığımdan emin olamıyorum. Buna benzer bir soruda, ‘doğru kılmış olarak farz edin’ demişsiniz. Fakat bu gibi durumlarda Hanefi mezhebinde sehiv secdesinin vacip olduğunu duydum. Bu yüzden sehiv secdesini yapmayınca günah işlemiş mi oluyorum? Yapmasına yaparım ama bir değil iki değil, her vakit oluyor. Ben bütün namazlarımda sehiv secdesi mi yapacağım?

Cevap

Sizin durumunuz özel bir durumdur. Vesveseyi yok edene kadar bu konu ile ilgilenmeyin. Tam kılmış kabul edin. Sehiv secdesi yapmasanız da namazınız yine tamdır. Sehiv secdesinin yapılmaması namazı yok etmez. Siz durumunuzu özel kabul edin. Biiznillah kısa zamanda düzelirsiniz. Allah kolaylık versin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sakın namazı tekrar kılmayın. Şeytanın önemli taktiklerinden biridir bu; sizi tekrarlarla meşgul ederken asıl hedeften uzaklaştırır. Şu şekilde yapın: Namazda şaşırdığınız zaman, üç mü dört mü bilemezseniz kafanızda ağırlıklı bir şey oluşuyorsa mesela üç daha ağır basıyorsa onu kabul edip devam edin. Ağırlıklı bir yön olmuyorsa az olandan devam edin ama asla tekrar etmeyin. Bir süre böyle devam ederseniz bu sıkıntınız gidecektir biiznillah. İmtihan durumundayız; yılmadan devam edeceğiz. Allah’tan iyi bir kulluk için yardımını niyaz ederiz.

Ben namaz kılarken kafamda sürekli dünya işleriyle ilgili düşünceler dönüyor ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz kılmakta olan birisi, son oturuşu yapmadan unutkanlıkla ayağa kalkarsa, secdeye varmadıkça geri oturup tahiyyât duasını okuduktan sonra sehiv secdesi yaparak namazını tamamlar. Eğer kalktığı rek'atın secdesini yapmışsa İmam Ebû Hanîfe ve İmam Ebû Yûsuf’a göre artık bu namazın farz namaz olarak tamamlanması mümkün olmaz. Kılmakta olduğu namaz, iki veya dört rek'atlı bir namaz ise bu durumda, bir rek'at daha kılarak namazını tamamlar. Bu namaz, nâfileye dönüşmüş olur. Ardından bu farzı yeniden kılması gerekir. Yanlışlıkla kalkılan rek'atın secdesi yapılmışsa buna bir rek'atın eklenmesi, nâfile namazların çift sayılı rek'atlar şeklinde kılınmasının meşru olmasından dolayıdır (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/112). Kılmakta olduğu namaz akşam namazı ise kalktığı rek'atın secdesini yapmamışsa, yukarıda olduğu gibi geri oturup sehiv secdesi yaparak namazını tamamlar. Eğer kalktığı rek'atın secdesini yapmışsa bu durumda namazı dört rek'at olarak kılmış olur. Kıldığı namaz bu hâliyle nâfileye dönüşmüş olacağından akşam namazının farzını yeniden kılar.

Namazda son oturuşu yapmadan ayağa kalkan kişi ne yapmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin yaptığınızın sonucu şudur: Farz olan üçüncü rekâtı geciktirdiniz. Bu geciktirme bir salavat okuyacak kadar olunca da sehiv secdesi gerekir. Sehiv secdesi ile namaz tamam olur. Unutulup yapılmasa da namaz biiznillah tamamdır.

Ben birçok kez öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzını kılarken ilk oturuşta
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durum sizde hastalığa dönüşmüş. Siz böyle olunca olmamış gibi devam edin namazınıza. Zihniniz bu olmamış gibiyi kabul etmiyorsa en azı imiş gibi kabul edip ilave yapın namaz içinde ama namazı bozup tekrar kılmayın. Sonra da sehiv secdesi yapın. Bir zaman sonra düzelir biiznillah.

Hocam ben namaz kılarken secdeleri karıştırıyorum, ara sıra rükûda şaşırıyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz sırasında dudağı dil ile ıslatmak, yemek veya içmek anlamına gelmediği için namazı bozmaz. Ancak gereksiz hareketlerden kaçınmak daha iyidir. Namazda kaçıncı rekâtta olduğunu bilmemek vesvese kaynaklıysa kişi baskın kanaatine göre hareket eder ve sehiv secdesi yapmanız gerekmez. Hiç kanaatiniz yoksa az olanı esas alarak devam eder ve namazın sonunda sehiv secdesi yaparsınız.

Hocam, benim namaz kılarken bazen dudağım kuruyor ve farkında olmadan dilimle ıs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunuz fıkhî açıdan değerlendirilirken iki boyut dikkat çekmektedir: 1- Farz ya da nafile bir namaz bozulduğunda hangi namaz kılınıyorsa tekrar aynı namaza niyet edilir, bozduğum, bozulan diye bir kayıt düşmeye gerek yoktur. Üç kere de bozulsa kılınmak istenilen tek olduğu için bir kere kılınır. Ancak fıkhen, namazdan çıkış öyle zihnin karıştığı anda hızlıca yapılabilecek bir şey değildir. Olağanüstü durumlarda geçerlidir. Mesela; namazda bayılmak, can tehlikesi gibi zorunlu durumlarda geçerlidir. Olağanüstü olmayan rekât karışıklığı, vesvese gibi durumlarda yapılacak bellidir: Sıklıkla mesela üçüncü mü dördüncü rekât mı diye kafa karışıklığı yaşanıyorsa az olandan, üçüncü rekâttan devam edilir. Zaten sıklıkla karşılaşılan bir durum değilse o zaman baştan kılınır. 2- Bir vakit namazını üç kere bozacak kadar vesvese yaşamanız tedavi edilmesi gereken bir durum olabilir. Uzman birine danışıp çözüm yoluna girişmeniz iyi olacaktır. Geçmiş olsun, Rabbim afiyet versin.

Hocam benim namazlarımda vesveselerim var ve olabildiğince görmezden gelmeye çal

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kasko caiz olmamakla beraber zarureten yapılabileceği alanlar bulunabilir. Bu durumda da başkasının yaptırdığı kasko üzerinden devam ettirilmesinde inşallah sakınca olmaz.

Başkası tarafından kasko yaptırılmış bir ürünü almak caiz mi? Alan kişi kaskoyu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Direkt söylemenizi ama nezaket ve inceliği bırakmamanızı tavsiye ederiz. Mesela, sizin din açısından hassas olduğunuzu ama onları da sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ramazan’ı gerekçe gösterebilirsiniz. Erteledikçe onun düzelme ihtimalini de erteliyorsunuz, ola ki sizin sözünüz etki eder ve kalbi yumuşar. Nezaketle ve dikkatlice uyarın, ilişkiyi kesmeyin. Ve onlar için dua edin muhakkak. Umutla da onların ıslahına vesile olmayı bekleyin, büyük bir hayır işlemiş olacaksınız.

Yeni taşındığımız apartmanda komşularımızdan birinin eşi içkili bir restoran işl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kalbe iman ve salih amel konmasından başka her şey boş, kuru bir teselli, şirin bir avuntu.

Kefenlenirken kefen bezine gülsuyu ve şeytanın yaklaşmaması amacıyla çörekotu ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu zamanda kimin ne söylediğini önemsememize gerek yoktur. Bu ümmet, asırlar süren büyük bir çalışma ile dinini korumuştur. Din olarak koruduğu şeylerden biri de hadislerdir. Hadisler hakkında şu ilkeleri zikredebiliriz: a- Yüzde yüz doğru bilgiye bizim literatürümüzde TEVATÜR/MÜTEVATİR denmektedir. b- Tek mütevatir bilgi Kur'an'ımızdır. c- Hadisler de dahil olmak üzere hiçbir bilgi mütevatir değildir. d- Hadislerin içinde mütevatir olmaya en yakın hadisler SAHİH/HASEN hadisler olarak tespit edilmiştir. e- Sahih hadislerin sahihlik oranı da farklı olabilir. Daha sahih olan, sahih olan denebilir. Ancak sahih hadislerin sahihlik oranı hakkında net bir rakam vermek mesela % 60 demek abes bir iddia olur. Mütevatir değil ama mesela 60 da değildir. Bizim için mühim olan şudur: Bizden önceki dinimizi bize aktaran ilim adamlarının itibarı bizi bağlamalıdır. f- Hadislerle bu irdeleyici mantık üzerinden ilgilenmeyi bir fitne görürüz. Evet, her irdeleyenin kalbinde fitne bulunduğunu söylemeyiz ama irdeleyicilerin önemli bir bölümünün Peygamber aleyhisselamı kaldırıp yerine kendi zevk ve menfaatlerini yerleştirmeyi istediklerini söylememizde sakınca yoktur.

Tarihçi biri bir televizyon programında hadislerin güvenilirliğinden bahsederken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ sizi razı olacağı hayata muvaffak kılsın, razı olmayacağı işlerden muhafaza buyursun. İnsana hizmet eden meslekler arasında tıbbın yeri elbette farklıdır. Birilerinin parası veya şöhreti sebebi ile doktor olmayı istemesi bizim ölçümüz olamaz. Biz Rabbimizin rızasını esas alarak yaşamaya mecburuz. Rabbimizin rızası için de namaz kıldığımız gibi işimizin de mübarek ve gerekli bir iş olmasını isteriz. Böyle bakmalı, böyle düşünmeliyiz. - 'En iyi doktor' ifadesi ile şunu kastediyoruz: Fakültede iken notları iyi, uzmanlıkta iken pratiği iyi, diplomasını alınca da ibadet heyecanı ile çalışan doktor. Para da kazanan ama insanlığını unutmayan, kibirlenmeyen, merhametli, vaktinin değerini bilen, ilimi gelişmeleri takip eden.. En iyi doktor derken bunu istiyoruz.

Ben Tıp Fakültesi 2. sınıfta okuyan bir öğrenciyim. Lisede tıp kazanırsam Allah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu uygulama Hanefi mezhebi açısından uygun olmayandır. Diğer mezheplerde ise vardır. Dolayısıyla sizin namazınıza sakınca getirmez biiznillah. O kardeşimize de durumu izah edip arkasındaki Hanefi olan musallilerin hassasiyetlerine dikkat etmesini tavsiye edebilirsiniz. Netice olarak bunu namaza mani kabul etmeyin.

Namaz kıldığım camide bazen imam olmayınca Suriyeli bir genç kıldırıyor namazı.

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.