Fetva Meclisi
Soru
Ben birçok kez öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzını kılarken ilk oturuşta tahiyyattan sonra sallibarik okuyorum unutup, bundan dolayı sehiv secdesi yapmam gerekir mi? Ya da namazımı baştan mı kılmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sehiv secdesini unutmanın namaza zararı yoktur. Başınız döneceğini anlayınca oturabilirsiniz.
Aleykümselam. Sehiv secdesini unutmanın namaza zararı yoktur. Başınız döneceğini anlayınca oturabilirsiniz.
Namazda, unutarak bir rüknün geciktirilmesi, tekrarlanması, bir vacibin terk edilmesi veya geciktirilmesi hâlinde; noksanlığın telafi edilmesi için sehiv secdesi yapılması vaciptir. Farz namazların ilk oturuşunda tahiyyât okunduktan sonra kalkılması gereken bir namazda “Allahümme salli ala Muhammed” diyen kişi İmam-ı Âzam'a göre farz olan kıyamı geciktirdiği için sehiv secdesi yapar; böylece namazı tamam olur. İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre bu durumda sehiv secdesi gerekmez (Kâsânî, Bedâi‘, 1/164).
Bir namazda gereken sehiv secdesi o namazın selamından hemen sonra yapılır. Yapılmazsa secde kalkar. Sübhaneke dediğiniz duadan dolayı sehiv secdesi gerekmez. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Bundan dolayı sehiv secdesi gerekmez, namaz tamamdır.
Selamünaleyküm. Birinci oturuşu unutmanın telafisi mümkündür. Böyle bir durumda selamdan sonra SEHİV SECDESİ yapılır ve namaz tamam olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yatsı namazını ezan vaktinde kılmanızı tavsiye ederiz.
O ülkenin para pirimi ile alacağınız ne kadar ise onu bugün aynı para primi ile hesaplayıp alın. Yaptığınız hukuk masraflarını da alın. Gerisini size ait olmayan bir yere harcamalısınız. Aileniz olmamalı bu harcama yeri. Ya da zaten harcama yapmanız gereken bir yer olmamalı.
Bunların hiçbiri namazın kabulüne mani olmaz. Namazın huşûu açısından elbette etki eder ama ortada bir zorunluluk bulunduğunu da dikkate almalıyız.
İş sahibinize bir zarar vermiyorsanız ve iş sahibi size özel bir şartla bunu yasaklamadı ise sakıncası olmaz. Bunu yaparken ne kadar zarar verip vermediğinizi objektif bir gözle incelemelisiniz.
Bu şu demektir: Senin doksan gün oruç borcun vardır. Bunu bir kenara kaydet. Kış günleri gibi kolay oruç tutabileceğin zamanlarda bu doksan günü birer birer de olsa bitireceksin. Aynı zamanda tutman gerekmez. Doksan gün borcunu bitir de nasıl bitirirsen bitir, diyebilirim sana. Geçmiş olsun.
Vahhabilik, vahhabi olmayanların büyüttüğü küçük bir ekoldür. Osmanlı hilafetinin gerileme dönemindeki boşluktan kaynaklanan zafiyette ortaya çıkmış ve planlı bir şekilde, Suudi Arabistan’ın zenginliklerinden yararlandırılmıştır. Vahhabiliğin kökü iki asırdan öteye gitmediği halde, İbni Teymiye’ye bağlı görünmeyi kendileri için uygun görmüşlerdir. Vahhabilik, üç beş kısır konu etrafında dönen bir düşünce akımıdır. Ekolün geliştiği bölgenin Mekke ve Medine’ye yakın olması, bütün dünya Müslümanları açısından gündem olmalarını ve etkin görünmelerini sağladı. Vahhabilik itikatla ilgili meseleler etrafındadır. Ameli konularda, genelde Hanbeli mezhebini izlemektedirler. Vahhabilerin ortaya çıkışını ve belirli fikirleri savunmalarını doğru gibi gösterecek ipuçlarının olmadığını da iddia edemeyiz. Ama biz vasat olmak zorundayız. Vahhabilik her şeyden önce vasat olma özelliğini kaybetmiş bir ekoldür. Bizim onları tartışırken vasatlığımızı kaybetmemiz halinde, onlara benzer bir yolu izlemiş oluruz. Yol Allah’a gidiyorsa, dileyen dilediği gibi gitsin! Yeter ki kılavuz Kur’an ve sünnet olsun!