Fetva Meclisi
Soru
Başkası tarafından kasko yaptırılmış bir ürünü almak caiz mi? Alan kişi kaskoyu kullanabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Meşru bir gerekçeye dayanmadan sözleşmeyi feshedenden bir miktar kesilmesinin önceden yazılmasında sakınca olmaz.
Günah ortamlarına götürmüyorsa ve kanuna aykırı da bir iş yapmıyorsa sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. İslamî bir ortam dikkate alınarak konuşulduğunda kasko ve benzeri sigortaların caiz olması asla mümkün değildir. Fakat, yaşadığımız ülkelerdeki şartlarımızı dikkate alarak, zaruret dairesinde kalan uygulamalar da söz konusu olabilir. Bu tür zaruretler kulun imanı ile takvası arasında gelir gider. Zira bilhassa malı olan Müslüman için sigortayı kökten yok saymak oldukça zordur.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
Farklı müşterilere farklı fiyatla mal satmakta sakınca yoktur. Yalanda sakınca vardır.
Sigorta umumiyetiyle caiz değildir. Ancak zaruret halinde sigorta yaptırılabilir. Devletin mecbur etmesi de bir tür zarurettir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kalbe iman ve salih amel konmasından başka her şey boş, kuru bir teselli, şirin bir avuntu.
Sizin durumunuz özel bir durumdur. Vesveseyi yok edene kadar bu konu ile ilgilenmeyin. Tam kılmış kabul edin. Sehiv secdesi yapmasanız da namazınız yine tamdır. Sehiv secdesinin yapılmaması namazı yok etmez. Siz durumunuzu özel kabul edin. Biiznillah kısa zamanda düzelirsiniz. Allah kolaylık versin.
Bu zamanda kimin ne söylediğini önemsememize gerek yoktur. Bu ümmet, asırlar süren büyük bir çalışma ile dinini korumuştur. Din olarak koruduğu şeylerden biri de hadislerdir. Hadisler hakkında şu ilkeleri zikredebiliriz: a- Yüzde yüz doğru bilgiye bizim literatürümüzde TEVATÜR/MÜTEVATİR denmektedir. b- Tek mütevatir bilgi Kur'an'ımızdır. c- Hadisler de dahil olmak üzere hiçbir bilgi mütevatir değildir. d- Hadislerin içinde mütevatir olmaya en yakın hadisler SAHİH/HASEN hadisler olarak tespit edilmiştir. e- Sahih hadislerin sahihlik oranı da farklı olabilir. Daha sahih olan, sahih olan denebilir. Ancak sahih hadislerin sahihlik oranı hakkında net bir rakam vermek mesela % 60 demek abes bir iddia olur. Mütevatir değil ama mesela 60 da değildir. Bizim için mühim olan şudur: Bizden önceki dinimizi bize aktaran ilim adamlarının itibarı bizi bağlamalıdır. f- Hadislerle bu irdeleyici mantık üzerinden ilgilenmeyi bir fitne görürüz. Evet, her irdeleyenin kalbinde fitne bulunduğunu söylemeyiz ama irdeleyicilerin önemli bir bölümünün Peygamber aleyhisselamı kaldırıp yerine kendi zevk ve menfaatlerini yerleştirmeyi istediklerini söylememizde sakınca yoktur.
Direkt söylemenizi ama nezaket ve inceliği bırakmamanızı tavsiye ederiz. Mesela, sizin din açısından hassas olduğunuzu ama onları da sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ramazan’ı gerekçe gösterebilirsiniz. Erteledikçe onun düzelme ihtimalini de erteliyorsunuz, ola ki sizin sözünüz etki eder ve kalbi yumuşar. Nezaketle ve dikkatlice uyarın, ilişkiyi kesmeyin. Ve onlar için dua edin muhakkak. Umutla da onların ıslahına vesile olmayı bekleyin, büyük bir hayır işlemiş olacaksınız.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı hayata muvaffak kılsın, razı olmayacağı işlerden muhafaza buyursun. İnsana hizmet eden meslekler arasında tıbbın yeri elbette farklıdır. Birilerinin parası veya şöhreti sebebi ile doktor olmayı istemesi bizim ölçümüz olamaz. Biz Rabbimizin rızasını esas alarak yaşamaya mecburuz. Rabbimizin rızası için de namaz kıldığımız gibi işimizin de mübarek ve gerekli bir iş olmasını isteriz. Böyle bakmalı, böyle düşünmeliyiz. - 'En iyi doktor' ifadesi ile şunu kastediyoruz: Fakültede iken notları iyi, uzmanlıkta iken pratiği iyi, diplomasını alınca da ibadet heyecanı ile çalışan doktor. Para da kazanan ama insanlığını unutmayan, kibirlenmeyen, merhametli, vaktinin değerini bilen, ilimi gelişmeleri takip eden.. En iyi doktor derken bunu istiyoruz.
Bacımız oruca niyetlensin. Baş dönmesi, hareket azalması, göz kararması gibi sıkıntılar oluşursa orucunu bozsun. Böyle bir durumda oruç bozarsa iyileştikten sonra o bozduğu gün sayısı kadar kaza eder. Biiznillah hiçbir vebale de girmez. O bu ümmetin neslini çoğaltmak için görevlidir. Allah’ın rahmeti onunladır. Bu durum iki üç kere tekrarlanırsa bu Ramazan ayında tekrar niyetlenmesine de gerek yoktur. Hepsini kaza eder. Geçmiş olsun.