Fetva Meclisi
Soru
Bir alışverişte müşteri cayarsa paradan bir miktar kısmayı sözleşmeye koymakta sakınca olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Altın alıp ileride satmak için yani kâr etmek için saklanmasında hiçbir sakınca yoktur.
Pazarlık yapılırken taksitle ve daha yüksek fiyata geri alma şartı konması durumunda o alışveriş caiz olmaz. Bunun bir benzeri olan taksitle satıp peşin fiyatı ile aynı kişiye satmak da caiz değildir. Her iki durumda da faize kılıf uydurmak vardır.
Farklı müşterilere farklı fiyatla mal satmakta sakınca yoktur. Yalanda sakınca vardır.
Selamünaleyküm. Satıcının belli bir fiyat üzerinden garanti süresini artırmasında bir sakınca yoktur.
Aleykümselam. Hileye karışmak, destek olmak, yanlışı süreklileştirmek caiz olmaz. O parayı imha etmek durumundasınız.
Daha yükseğe veya daha düşüğe geri verilmesinde ortada bir faizli para üretme gibi neden yoksa sakınca olmaz.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Taksitleri gününde ödeyene son taksitte indirim veya tamamen hediye etme gibi bir şart konabilir. Bu caizdir. Böyle bir sözleşme yapıldığında da herkes sözüne uymak zorunda olur.
Mini bir dilim de olsa Müslüman’ın malı ondan izinsiz olarak alınamaz, alınırsa haram olur. Müşteri mesela peynir satın alacağı zaman tadına bakmayı isterse durum şöyledir: Satıcının izni varsa, o yörede tadına bakılıp alınıyor şeklinde bir örf varsa veya mal sahibi buyur bak tadına derse tadına bakmak caiz olur. Böyle bir tadına bakmaktan dolayı kul hakkı oluşmaz. Satıcı izin vermiyorsa veya aslında müşteri almaya niyetli değil ama iş olsun der gibi bir maksatla tadına bakıyorsa bu bir kul hakkıdır, caiz değildir.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.
Hanımların Cuma namazı kılması farz olmadığı için cuma vakti alışveriş yapmaları yasak değildir. Yalnız bu vakitte erkek satıcıdan alışveriş yapmamaları, harama destek olmamak için daha iyi olandır denilebilir. Bahsettiğiniz durum, karşı tarafın bilgisi dâhilinde olmadığı için bir sıkıntı oluşmayacağını ümit ederiz.
Böyle bir anlaşmaya razı olmak bir zayıflıktır. “Ben zaten geciktirmeyeceğim” diyerek yapılırsa inşaallah sakıncası olmaz.
Aldığınız ürün reklamlarla size fayda sağlayacağı vaadiyle satıldıysa ve kullanma kılavuzuna göre de kullanmanıza rağmen iyi gelmediyse satıcı size gerçekçi bir hizmet sunmamış demektir. Bu durumda ürünün size fayda sağlamadığı için paranızı geri talep etmeniz hakkınızdır. Başka bir ifadeyle satıcı, ürünün size fayda sağlamadığı ve beklentilerinizi karşılamadığı durumlarda, ürünün iade edilebilir olması gerektiğini belirtmiş. Bu, bir anlamda garanti ve sözleşme kapsamındadır. Dolayısıyla, ürün fayda sağlamadığı için paranızı geri almanız hakkınızdır. Beddua eden kişinin bedduasından endişelenmeyin. Allah kimin haklı kimin de haksız olduğunu biliyor. Allah bu sebeple bir bela verirse kime vereceğini de iyi bilir. Siz yine de hoşgörüyü elden bırakmayın.