Fetva Meclisi
Soru
Müşteri satın alacağı gıdanın tadına baksa bu caiz olur mu yani müşteri günaha ya da kul hakkına girer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Şahıslara taalluk eden yani sahibi filanca kişidir diyeceğimiz bir malı ne camiye ne de başka bir yere sahibinin izni alınmadan kullanamayız. Bu tam olarak bir kul hakkı olur, kullanan da tazmin eder. Bunun haricinde köylünün ortak malı yani kamu malı niteliğinde bir malı köyün camisi için kullanmakta herkesten izin alınması gerekmez zannederiz.
Çarşıdaki harcamanıza bakın. Mesela evde peynir bulunmadığı için peynir parası alıyorsanız bu sizin günahınız olmaz. Çünkü peynir temel gıda ihtiyacıdır. Arkadaşınızla dondurma yemek için o parayı alıyorsanız bu sizin günahınızdır. İki çizgi arasında kendinize yer bulabilirsiniz.
Bu üyelik sisteminin üzerinde net bir fikir oluşmadığını düşünüyorum. Her ne kadar haram olduğu yönünde bir delil yoksa da şüpheler giderilebilmiş değildir. Ama, sattığınız mal eğer direkt haram olan bir şey değilse, onu kullananın yanlış kullanabilme ihtimali sizin onu satmanıza mani değildir. Ancak o işi bırakmanız kadınlık karakterinize daha uygundur. Allah'a emanet olun.
Müslüman, kâğıt üzerinde hile ile iş yapmaz. Eğer bir zulüm görüyorsa mesela, herkese verilen ona verilmiyorsa onu gidermek için çalışır, çeşitli yollara başvurabilir. Bunun dışında hile yapan ve hileye alet olan vebal altındadır.
Başkasının emeğini gasp anlamına gelecek her iş, tutum ve davranış, kul hakkı sorumluluğunu gerektirir. Bu sorumluluk ise söz konusu hak sahibine iade edilmedikçe veya helallik alınmadıkça ortadan kalkmaz. İslâm emeğe büyük önem verir, haksız kazanca karşı çıkar. Kur’ân-ı Kerîm’de, “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (en-Necm, 53/39) buyrulur. Hz. Peygamber de (s.a.s.) emeğin hakkının verilmesini değişik hadisleriyle ifade etmişlerdir. Bunlardan birinde, “Hiçbir kimse, elinin emeği ile kazandığını yemekten daha hayırlı bir kazanç yememiştir. Allah’ın Peygamberi Dâvûd (a.s.) da kendi elinin emeğini yerdi.” (Buhârî, Büyûʽ, 15 [2072]) buyurmuşlardır. Bu itibarla emek ve gayret sarf ederek toplum nezdinde itibar gören bir firmanın kendi markasının izinsiz olarak başkaları tarafından kullanılması kul hakkı ihlaline ve müşterilerinin aldatılmasına sebep olacağından İslâm ahlakıyla bağdaşmamaktadır. Ayrıca bu yolla haksız kazanç sağlamak da dinen caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bahçelerin YOLA DÜŞEN ve ÇİT VARSA ÇİTİN DIŞINDA KALAN meyvelerinin yenmesi haram değildir. Özellikle yetiştirilen meyveleri alıp yemek ise caiz değildir. Bahçe sahibi ile özel ilişkisinin buna izin vereceğini düşünen ise yiyebilir.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Taksitleri gününde ödeyene son taksitte indirim veya tamamen hediye etme gibi bir şart konabilir. Bu caizdir. Böyle bir sözleşme yapıldığında da herkes sözüne uymak zorunda olur.
Meşru bir gerekçeye dayanmadan sözleşmeyi feshedenden bir miktar kesilmesinin önceden yazılmasında sakınca olmaz.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.
Hanımların Cuma namazı kılması farz olmadığı için cuma vakti alışveriş yapmaları yasak değildir. Yalnız bu vakitte erkek satıcıdan alışveriş yapmamaları, harama destek olmamak için daha iyi olandır denilebilir. Bahsettiğiniz durum, karşı tarafın bilgisi dâhilinde olmadığı için bir sıkıntı oluşmayacağını ümit ederiz.
Böyle bir anlaşmaya razı olmak bir zayıflıktır. “Ben zaten geciktirmeyeceğim” diyerek yapılırsa inşaallah sakıncası olmaz.
Aldığınız ürün reklamlarla size fayda sağlayacağı vaadiyle satıldıysa ve kullanma kılavuzuna göre de kullanmanıza rağmen iyi gelmediyse satıcı size gerçekçi bir hizmet sunmamış demektir. Bu durumda ürünün size fayda sağlamadığı için paranızı geri talep etmeniz hakkınızdır. Başka bir ifadeyle satıcı, ürünün size fayda sağlamadığı ve beklentilerinizi karşılamadığı durumlarda, ürünün iade edilebilir olması gerektiğini belirtmiş. Bu, bir anlamda garanti ve sözleşme kapsamındadır. Dolayısıyla, ürün fayda sağlamadığı için paranızı geri almanız hakkınızdır. Beddua eden kişinin bedduasından endişelenmeyin. Allah kimin haklı kimin de haksız olduğunu biliyor. Allah bu sebeple bir bela verirse kime vereceğini de iyi bilir. Siz yine de hoşgörüyü elden bırakmayın.