Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir ürün alırken, satıcı banka aracı olmadan taksitle satış yapmayı teklif ediyor ve ödemenin anlaşılan tarihten sonra yapılması durumunda geciktirme faizi uygulayacağını belirtiyorsa, bu ürünü ödemenin gecikmemesi şartıyla almak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir alım satımın caiz olması için gerekli şartlardan biri de, satılan şeyin fiyatının belli olmasıdır. Satımı yapıp ödemeyi ileride belirleme anlamındaki satışlar caiz değildir. Böyle bir işlem faiz değildir. Ticarette yasak olan sadece faiz değildir. Buradaki sakınca belli olmayan fiyatın ileride sıkıntı oluşturmasındandır.
Bunun ticaret açısından bir sakıncası olmaz. Faziletli olanı tercih etmek açısından ise bu satışa yanaşmamak tavsiye edilebilir.
Selamünaleyküm. Faiz, parayı zaman karşılığı daha yükseğine satmaktır. Buna tam olarak tercümesi KREDİ kavramıdır. Beş alıp belli bir zaman sonra altı ödemek budur. Taksitle satış ise böyle değildir. Peşin beş olan şeyin taksitle altı olması sakıncalı değildir. Satış esnasında anlaşılan rakam altıdır. O da faiz değildir. Ancak taksit vakti geldiğinde ödeme geciktiği için ikinci bir ilave fiyat getirilmesi mesela altının, altı buçuk yapılması faizdir. Aradaki yarım rakamı faiz hükmündedir, ticaretin bütününü kirletmiştir. Araba meselesinde ise durum şöyledir: Gerçekten belli bir rakama kadar fark almıyor olabilir. Bu da peşin de versen fiyat aynıdır demesi ile ortaya çıkar. Bu durumda faiz yoktur. Yalnız bir bankanın aslı faizli ise yani faizli iş için çalışıyorsa o bankanın faizli olmayan başka bir işi de bizim ona destek olmamamız bakımından kaçınmamız gereken bir iş olur. Bunu bilmeliyiz. Faizli olmayan bankalarla iş görmeye çalışalım.
Taksitle satış yapmak caizdir. Müşteriye peşin ve taksitli olmak üzere iki fiyat verilir. Müşteri taksitli olanı tercih eder ve satış rakamı taksit şartlarına göre belirlenir. Mesela peşin bin, taksitli iki bin denebilir. Bu iki binde ittifak edilirse bu satışta sıkıntı yoktur. Sonra da kaç taksitte ve hangi tarihlerde ödeneceği konuşulur veya önceden taksit ayrıntıları konuşulur. Bu alışverişten sonra şu veya bu sebeple taksitlerden birine fark getirilirse bu faizdir. Aynı şekilde ödemelerden birindeki gecikme nedeniyle fark alınırsa bu da faizdir.
Peşin alındığında bir fiyata satılan ama taksitle alındığında başka bir fiyata satılan malın ticaretinde sakınca yoktur. Sakıncalı olan, ödeme yapılacağı gün ödeme yapılmadığı için kararlaştırılmış fiyata yani ücrete gecikme bedeli konmasıdır. Bu ise haramdır.
Selamünaleyküm. Siz, borcu firmaya yaptı iseniz bir sıkıntı yoktur. Borcu banka ile anlaşarak aldı iseniz bu bir faizdir. Faizle iş yapmış oldunuz. Durumu bu şekilde değerlendirin. Kaskodan önce çözülmesi gereken sorun budur
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Aldığınız ürün reklamlarla size fayda sağlayacağı vaadiyle satıldıysa ve kullanma kılavuzuna göre de kullanmanıza rağmen iyi gelmediyse satıcı size gerçekçi bir hizmet sunmamış demektir. Bu durumda ürünün size fayda sağlamadığı için paranızı geri talep etmeniz hakkınızdır. Başka bir ifadeyle satıcı, ürünün size fayda sağlamadığı ve beklentilerinizi karşılamadığı durumlarda, ürünün iade edilebilir olması gerektiğini belirtmiş. Bu, bir anlamda garanti ve sözleşme kapsamındadır. Dolayısıyla, ürün fayda sağlamadığı için paranızı geri almanız hakkınızdır. Beddua eden kişinin bedduasından endişelenmeyin. Allah kimin haklı kimin de haksız olduğunu biliyor. Allah bu sebeple bir bela verirse kime vereceğini de iyi bilir. Siz yine de hoşgörüyü elden bırakmayın.
Komşunuzun rızası olmadan kalan parayı kendinize almak günahtır. Allah, emaneti koruyanları sever ve bereketlerini arttırır. Komşunuza karşı dürüst olun, böylelikle hem onun güvenini kazanırsınız hem de Allah katında sorumluluktan kurtulmuş olursunuz.
Bu bir SANAL POS cihazı anlamına gelmektedir. POS cihazı ile ilgili hangi hüküm geçerli ise bunun için de o hüküm geçerlidir.
Hanımların Cuma namazı kılması farz olmadığı için cuma vakti alışveriş yapmaları yasak değildir. Yalnız bu vakitte erkek satıcıdan alışveriş yapmamaları, harama destek olmamak için daha iyi olandır denilebilir. Bahsettiğiniz durum, karşı tarafın bilgisi dâhilinde olmadığı için bir sıkıntı oluşmayacağını ümit ederiz.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.