Fetva Meclisi
Soru
Hocam komşum internet sitesinden bir ürün almak istedi, ürünün fiyatı iki bin TL idi ve bu parayı aldım. Daha sonra başka bir sitede aynı ürünün fiyatını bin altı yüz TL olarak gördüm. Ben de bu ürünü o siteden sipariş edip, aradaki farkı kendim alsam günah olur mu? Komşum da ürünü iki bin TL'ye gördü ve ben ona da bu fiyatı söyledim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Devlet kurumlarının böyle bir uygulama yapması doğru olmaz. Özel kurumlar, bir aldatma söz konusu olmadıkça dilediğine uygun bulacağı fiyattan verebilir. Bunda bir sakınca yoktur.
İnternet sözleşmesi yaparken attığınız imzaya sadık kalmak zorundasınız. Orada ikinci kişilere kullandırmama maddesi varsa kullandıramazsınız.
Çarşıdaki harcamanıza bakın. Mesela evde peynir bulunmadığı için peynir parası alıyorsanız bu sizin günahınız olmaz. Çünkü peynir temel gıda ihtiyacıdır. Arkadaşınızla dondurma yemek için o parayı alıyorsanız bu sizin günahınızdır. İki çizgi arasında kendinize yer bulabilirsiniz.
Sizin karışmadığınız bir alış veriş sonucu banka o kişinin arabasına el koymuş. Siz de o arabayı alacaksınız. Durum böyle ise size bir sakıncası olmaz. Selametle kalın.
İnternet bugünkü hayatta bir maldır, ekonomik değeri ve şahsa yüklediği sorumlulukları vardır. Her mal gibi sahibinin izni olmadan kullanılamaz. Şifreli veya şifresiz olması da büyük oranda bu gerçeği değiştirmez. İzin alarak kullanabilirsiniz ve verdiği izin kadar kullanabilirsiniz. Aksi takdirde kul hakkı denecek bir hak ihlali yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Kesinlikle böyle bir şey caiz olmaz. Tekrar yerine koymak da zaten garanti değildir.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Aldığınız ürün reklamlarla size fayda sağlayacağı vaadiyle satıldıysa ve kullanma kılavuzuna göre de kullanmanıza rağmen iyi gelmediyse satıcı size gerçekçi bir hizmet sunmamış demektir. Bu durumda ürünün size fayda sağlamadığı için paranızı geri talep etmeniz hakkınızdır. Başka bir ifadeyle satıcı, ürünün size fayda sağlamadığı ve beklentilerinizi karşılamadığı durumlarda, ürünün iade edilebilir olması gerektiğini belirtmiş. Bu, bir anlamda garanti ve sözleşme kapsamındadır. Dolayısıyla, ürün fayda sağlamadığı için paranızı geri almanız hakkınızdır. Beddua eden kişinin bedduasından endişelenmeyin. Allah kimin haklı kimin de haksız olduğunu biliyor. Allah bu sebeple bir bela verirse kime vereceğini de iyi bilir. Siz yine de hoşgörüyü elden bırakmayın.
Böyle bir anlaşmaya razı olmak bir zayıflıktır. “Ben zaten geciktirmeyeceğim” diyerek yapılırsa inşaallah sakıncası olmaz.
Bu bir SANAL POS cihazı anlamına gelmektedir. POS cihazı ile ilgili hangi hüküm geçerli ise bunun için de o hüküm geçerlidir.
Taksitle satış yapmak caizdir. Müşteriye peşin ve taksitli olmak üzere iki fiyat verilir. Müşteri taksitli olanı tercih eder ve satış rakamı taksit şartlarına göre belirlenir. Mesela peşin bin, taksitli iki bin denebilir. Bu iki binde ittifak edilirse bu satışta sıkıntı yoktur. Sonra da kaç taksitte ve hangi tarihlerde ödeneceği konuşulur veya önceden taksit ayrıntıları konuşulur. Bu alışverişten sonra şu veya bu sebeple taksitlerden birine fark getirilirse bu faizdir. Aynı şekilde ödemelerden birindeki gecikme nedeniyle fark alınırsa bu da faizdir.
Hanımların Cuma namazı kılması farz olmadığı için cuma vakti alışveriş yapmaları yasak değildir. Yalnız bu vakitte erkek satıcıdan alışveriş yapmamaları, harama destek olmamak için daha iyi olandır denilebilir. Bahsettiğiniz durum, karşı tarafın bilgisi dâhilinde olmadığı için bir sıkıntı oluşmayacağını ümit ederiz.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.