Fetva Meclisi
Soru
Hocam internetten, çok ağrıyan bacaklarım için bir krem sipariş ettim. Ürünü öve öve bitiremediler; “şöyle rahatlatır, böyle iyi gelir” dediler. Yirmi gün kadar kullandım ancak hiçbir faydasını görmedim. Zor şartlarda aldığım için paramı geri istedim ve zorlukla geri alabildim. Şimdi satıcı bana beddua ediyor, "çoluğundan çocuğundan çıksın" diye. Bu arada, yorumlarda ve açıklamalarda "Etkili olmazsa paranız iade edilir." diye de yazıyordu. Acaba bu durumda günah işlemiş olur muyum? Çünkü işe yarasaydı tekrar almayı düşünürdüm ancak krem bir gram fayda etmedi.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Daha sonra sizi bağışladı ise mesele yok, hizmetini yapın, gönlünü almaya devam edin.
Siz bir hile yapmadan bu ticareti yaptınız ve onlar da mağazalarının reklamını yapmak veya benzeri bir uygulama gereği gibi bir maksatla size iade ettikleri parayı geri almıyorlarsa aldığınız etek size helaldir.
Anlattığınızda bilgi yeterli olmamakla beraber, bu tür bir iade sigorta sayılmaz. Defolu malı geri alan bir satıcı gibi davranmış olmaktadır. Allah'a emanet olun.
Bunu bir fatura ödeme durumu gibi görebiliriz. Resmi faturalar da mecburen bankalar üzerinden yatırılabiliyor. Bunu da bu hâliyle mecburi bir uygulama görürüz.
Sen, babana karşı bir kusur işleme, iyi bir çocuk gibi davranmaya çalış. O beddua etse de sana zararı olmaz. Sen evlenene kadar da yaşaman için gerekli masrafları da yapmak zorundadır, onları da haram etmek hakkı değildir.
Bu üyelik sisteminin üzerinde net bir fikir oluşmadığını düşünüyorum. Her ne kadar haram olduğu yönünde bir delil yoksa da şüpheler giderilebilmiş değildir. Ama, sattığınız mal eğer direkt haram olan bir şey değilse, onu kullananın yanlış kullanabilme ihtimali sizin onu satmanıza mani değildir. Ancak o işi bırakmanız kadınlık karakterinize daha uygundur. Allah'a emanet olun.
alışveriş konusundaki diğer fetvalar
Komşunuzun rızası olmadan kalan parayı kendinize almak günahtır. Allah, emaneti koruyanları sever ve bereketlerini arttırır. Komşunuza karşı dürüst olun, böylelikle hem onun güvenini kazanırsınız hem de Allah katında sorumluluktan kurtulmuş olursunuz.
Böyle bir anlaşmaya razı olmak bir zayıflıktır. “Ben zaten geciktirmeyeceğim” diyerek yapılırsa inşaallah sakıncası olmaz.
Bu bir SANAL POS cihazı anlamına gelmektedir. POS cihazı ile ilgili hangi hüküm geçerli ise bunun için de o hüküm geçerlidir.
Taksitle satış yapmak caizdir. Müşteriye peşin ve taksitli olmak üzere iki fiyat verilir. Müşteri taksitli olanı tercih eder ve satış rakamı taksit şartlarına göre belirlenir. Mesela peşin bin, taksitli iki bin denebilir. Bu iki binde ittifak edilirse bu satışta sıkıntı yoktur. Sonra da kaç taksitte ve hangi tarihlerde ödeneceği konuşulur veya önceden taksit ayrıntıları konuşulur. Bu alışverişten sonra şu veya bu sebeple taksitlerden birine fark getirilirse bu faizdir. Aynı şekilde ödemelerden birindeki gecikme nedeniyle fark alınırsa bu da faizdir.
Hanımların Cuma namazı kılması farz olmadığı için cuma vakti alışveriş yapmaları yasak değildir. Yalnız bu vakitte erkek satıcıdan alışveriş yapmamaları, harama destek olmamak için daha iyi olandır denilebilir. Bahsettiğiniz durum, karşı tarafın bilgisi dâhilinde olmadığı için bir sıkıntı oluşmayacağını ümit ederiz.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.