Fetva Meclisi
Soru
Hocam babam, annemin rızası olmadan onunla birlikte olmuş ve ona güvenmediği için yıllarca evlenmemiş. Evlenmediği süre boyunca ben ve bir küçük kardeşim dünyaya geldik. Babam, annemi sevmediği için yıllarca ona ve bana türlü eziyetler etti. Anneme defalarca şiddet uyguladı, bana ve kardeşime ise hem fiziksel hem de psikolojik işkenceler yaptı. Şu an 21 yaşındayım ve babam hâlâ benimle uğraşıyor. Artık güçten düştüğü için fiziksel şiddet uygulamasa da sürekli hakaret ve küfür ediyor, bana düşmanıymışım gibi davranıyor. Bunun yanı sıra, bana "Sana harcadığım tüm paralar haram olsun, kefenin olsun." diyor. 18 yaşıma kadar bana harcadığı paraları bana haram edebilir mi? Ayrıca, suçsuz olduğum hâlde bana sürekli beddua ediyor. Bu beddualar kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bahsettiğiniz babanın bedduası geçersizdir. Bu hamilelik sürecinde sizi üzebilecek olan babanız bile olsa mesafe koyun; küsmeyin. Babalık kimseyi aşağılama veya hakaret etme hakkı vermez. Ona da dualarınızda yer verin. Allah yardımcınız olsun.
Selamunaleyküm. Bir kere babanızı garanti etmeye bakın. O garanti olsun. İkinci olarak da o kadın annen ve ikinci bir kadın olarak da imtihanın gör. İki kere kazan, iki kere! Sonra da namaz gibi dua etmeye alış kendin için. Uzağa da gitsen aksi takdirde o dert olarak seni bırakmaz. Ben senin yerinde olsam onun eteğinde durur, iki kere kazanırdım. Şeytanı da delirtmiş olursun böylece. Sana dua ediyorum kızım.
Müslümanlığın örneği baban değildir. Sen Müslümanlığı onun Peygamberinden öğrenmelisin. Yarın Allah'ın huzuruna sen de baban da tek tek çıkacaksınız. Evet, baban yanlış yapıyor ama sen doğruluğun sahibi ol. Hatalı durumda olma, başka bir konuda suçlu duruma düşme, babanın yaptıklarını da kafana takma. Sabret ve onurunla yaşa. Allah yardımcın olsun.
Öncelikle siz, annenizin yapması gereken işi yapıyorsunuz. Bu da yanlıştır. Mevcut haksızlıkları anneniz düzeltme talebi ile isteyebilir. Siz ise onun çocuğusunuz. Böyle şeyleri ondan talep etmeniz doğru değildir. Evet, sizin ondaki hakkınız onu zalim duruma düşürür. O hakkı kıyamet günü Allah size verir. Ama konuşurken bir üslup hatası ile siz, haklı iken zararlı duruma geçersiniz. Öyle yapmayın. Başkalarını konuşturun; dayınız, amcanız ve saire. Asla küsme yapmayın. Gidin elini öpün, onu vicdanı ile baş başa bırakın. Annenizi de yalnız bırakmayın; siz bir evlat olarak annenizi ve kardeşinizi bakın, daha büyük ecirler kazanın.
İstiharenizi ve rüyanızı bilemem ama siz eş seçiminde acele etmişsiniz, onun karakteri bu imiş zaten, siz geç öğrendiniz. Size tavsiyem şudur: Eşinizin bu yapısını maddeler halinde bir psikologla istişare edin. Psikolog sizi nasıl yönlendirirse onu yapın, ayrılmak veya devam etmek konusunda bilimsel destek almış olun. Allah yardımcınız olsun.
Babanı düzeltemeyeceğine göre sen kendi ahiretini ve dünyanı kurtarmaya bak kızım. Onu “özürlü” kabul et. Annenle daha fazla ilgilen. Elinde olmayanı bırak yapabileceğine sarıl. Babana beddua da etme, bedduan tuttuğunda senin baban helak olacak ve sen yine üzüleceksin. Hayır dua et. Duan tutar, baban değişir biiznillah.
baba konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ babanıza rahmetler indirsin. Âmin. Babanızın size vasiyet ettiği yerin miktarı kadarını yapılmakta olan bir camiye bağışlayın. Artarsa Gazze'ye gönderirsiniz. Böyle yaparsanız biiznillah vasiyeti tatbik etmiş olursunuz.
Baban da olsa başkasına ait olanı çalmak büyük bir günahtır. Neyse ki tevbe etmişsin. Fakat bu tevbenin tamamlanması bir daha bu yaşadıklarını tekrarlanmaması için babanla durumu zor da olsa konuşup helalleşmendir. Haksız yere elde ettiğin bir şeyi satmaya çalışırken dolandırılmış olman da ayrıca bir ibret vesilesidir. Tüm bu yaşadıkların seni kendine getirecek türdendir. Özetle aman kendi asli ayarlarına dön ve temiz olan özünde kalmaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Dinimiz anne ve babaya iyilik ve saygı gösterilmesini (ihsan) emreder. Ancak bu, kişinin fiziksel, ruhsal ve manevi sağlığını tehlikeye sokacak bir duruma düşmesini gerektirmez. Allah, kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez. Babanızın sizin üzerindeki hakkı, bir yandan evlat olarak ona iyilikle yaklaşma sorumluluğunuzu ifade ederken diğer yandan da onun sizin üzerindeki davranışlarının adil ve merhametli olması gerektiğini kapsar. Babanızın kumar bağımlılığı ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, sizin üzerinizde ciddi travmalara yol açmış. Bu durum, sizin ruh sağlığınızı ve evliliğinizi etkileyen önemli bir faktör olmuş. Kendinizi bu etkilerden korumak için mesafeli olmanız, zaruri bir ihtiyaç olabilir. Dinimiz kişinin anne ve babasına iyilik etmesini öğütler. Ancak bu iyilik, zararlı bir ilişkiyi sürdürmeyi gerektirmez. Bayramlarda veya sağlık sorunlarında babanıza yardımcı olmayı teklif etmişsiniz ve bu, sizin vicdanen sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizi gösterir. Babanız bu teklifi kabul etmediği takdirde, onun öfkesine odaklanmak yerine Allah’a yönelerek doğruyu yaptığınıza emin olabilirsiniz. Kendinizi yeniden aynı travmalara maruz bırakmaktan korktuğunuz için mesafeli bir yol izlemek, hem dinî hem de insani açıdan makul bir tutumdur. Dualarınız ve niyetlerinizle Allah’ın rızasını kazanmayı umarak hareket edebilir, gereksiz bir yük altına girmekten kaçınabilirsiniz. Babanızla kesinlikle geçmişi üzerinde savaşmayın. Önünüze bakın. Kendi hayatınıza odaklanmaya çalışın. Zarar görmeden yapabileceğiniz bir iyilik varsa onu yapın. İncinmeyin, incitmeyin de. Babanızın maddi ya da manevi destek taleplerine, imkân dâhilinde ve sağlığınızı koruyacak şekilde karşılık verebilirsiniz. Allah sizin niyetlerinizi biliyor ve bu zor durumda yaptığınız her çabayı görüyor. Babanıza da kendinize de dua etmeyi ihmal etmeyin.
Haram olan faiz işlemidir, alınan malın kendisi değil. Yani şu an oturduğunuz ev için "helal bir yöntemle alındı" diyemeyiz ama "faiz işlemi tamamlandıktan sonra babanın mülkiyetinde helal bir mal haline geldi" diyebiliriz. Ancak faizle işlenmiş bir geçmişi olduğu için babanın tevbe etmesi ve Allah'tan af dilemesi gerekir. Evet, bu evi satıp başka bir ev alabilirsiniz. Yeni alacağınız evin finansmanında haram bir kazanç kullanılmadığı sürece bunda bir sakınca olmaz. Babanı ve abini yeni bir kredi çekmemeleri için şu yolları deneyebilirsin: Faizle ilgili ayet ve hadisleri hatırlatarak Allah’ın bu konudaki sert uyarılarını dile getirebilirsin. Örneğin: "Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz faizin geriye kalan kısmını bırakın. Şayet faizi bırakmazsanız/alıp vermeye devam ederseniz Allah’a ve Resûlüne karşı savaş açtığınızı ve Allah’ın da size savaş ilân ettiğini bilmiş olun." (Bakara sûresi, 278-279. âyetler) Faizin insanı nasıl bir borç girdabına sürüklediğini, ekonomik sıkıntıları ve psikolojik etkilerini anlatabilirsin. Peşin alım, taksitle faizsiz ödeme veya katılım bankaları gibi faizsiz finansman yöntemlerini araştırarak onları yönlendirebilirsin. (Allah muhafaza) Olur da baban/abin engel olmak için gösterdiğin çabaya rağmen faizli kredi kullanarak ev alırsa ve sen de sürece ortak olmadıysan sadece evde yaşaman seni faiz günahına dâhil etmez. Ancak bu durumu onaylamamak ve gücün yettiğince engellemeye çalışman önemli. Güç yetiremiyorsan mesuliyetin yoktur. Eğer elinden geleni yapmana rağmen onlar kredi çekmeye karar verirse senin bu evde yaşaman günah olmaz.
Babanın kızıyla ilgili bazı sorumluluklarının sorunuzla sınırlandırarak ifade etmeye çalışayım. Baba, kızını İslami ahlaka uygun şekilde eğitmek ve ona güzel bir terbiye vermekle yükümlüdür. Kız evlat, evlenene kadar babasının maddi bakımına muhtaçtır ve baba bu nafakayı sağlamak zorundadır. Baba, kızının rızasını alarak ona uygun bir eş adayı bulabilir ve evliliğinde destek olmalıdır. Ancak zorla evlendirme hakkına sahip değildir. Baba, kızını kötü ortamlardan, zararlı insanlardan ve yanlış yollardan korumakla yükümlüdür. Baba, kızını keyfi sebeplerle veya zor kullanarak evden gönderemez. Kız evladı dinimize uygun bir hayat yaşıyor ve babasına karşı saygıda kusur etmiyorsa onu evden zorla çıkarmak zulüm olur. Kız evladı evlenmemişse veya kendini geçindiremeyecek durumda ise baba ona barınma imkânı sunmaya devam etmek zorundadır. Kız, dinimize ve aile düzenine açıkça zarar veren bir yaşam sürüyorsa (örneğin: haram ilişkiler içinde bulunuyorsa, aileyi kötü duruma düşürüyorsa) baba ona nasihat eder. Buna rağmen kızı ısrarla yanlış yolda devam ederse ve evde kalması aile için büyük bir fitneye sebep oluyorsa o zaman baba nasihat ve yumuşak yöntemlerle başka bir yerde yaşamasını önerebilir. Ama yine de zor kullanamaz!
Baba ve anne Allah'ın rızasının önünde durur, onların rızasıyla Allah'ın rızası kazanılır. İnsan eğer Allah'ın rızasını kazanmayı umuyor ve gerçekten istiyorsa çaresi yoktur, anne babasının hizmetinde olacaktır. Müslümanlık böyle bir dindir. Bir insan bu gerçeğe rağmen babasını ihmal edebiliyorsa ona kimin sözü tesir edebilir ki? Bir nasip meselesidir bu; herkese cennet nasip olmadığı gibi anne babaya hizmet etmek de nasip olmayabilir. Erkenden ve vakit geçmeden uyanmaları nasip olsun diye dua ederim.