İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam babam, üzerine cami yaptırmam için bana bir gayrimenkul emanet etmiş ve bunu vasiyet etmişti. Ben de 2007 yılında bu gayrimenkulü satarak, yönettiğim ve İslami hizmetler noktasında faaliyet gösteren bir vakfın idari kültür merkezi olarak kullanılacak binasının yapımına, bodrum katına mescit yapılması şartıyla bağışladım. Vakıf binasının bodrum katında bir mescit oluşturarak vasiyeti yerine getirdiğimi düşündüm. Ancak 2018 yılında belediye tarafından alınan kentsel dönüşüm kararıyla vakıf binası yıkıldı. Yeni yapılan binalarda, vakıf merkezi olarak kullanmamız mümkün olmayan 4 daire ve 1 dükkân, mülkiyeti vakfa ait olmak üzere bize tahsis edildi. Aynı yıl vakıf yönetiminden ayrıldım ve yönetimi başka arkadaşlara devrettim. Şu anda vakıf hizmetleri, kiralanan bir binada yürütülüyor. Vasiyeti tam olarak yerine getiremediğim için vicdan azabı duyuyorum. Yıkılan vakıf binasının yaklaşık dörtte biri benim bağışladığım bedelle inşa edilmişti. Şimdi mülkiyeti vakfa ait olan ve satış yetkisi tarafımda bulunan 4 daire ve 1 dükkânı satarak elde edilen gelirin dörtte birini bir cami inşaatına bağışlamam ve bir kısmını Gazze’ye göndermem caiz olur mu? Eğer bu mümkün değilse, vasiyeti yerine getirmek adına aynı bedel karşılığında kendime ait başka bir gayrimenkulü satarak, babam adına bir cami yapımına katkıda bulunmam vasiyetin yerine gelmesini sağlar mı?

Cevap

Allah Teâlâ babanıza rahmetler indirsin. Âmin. Babanızın size vasiyet ettiği yerin miktarı kadarını yapılmakta olan bir camiye bağışlayın. Artarsa Gazze'ye gönderirsiniz. Böyle yaparsanız biiznillah vasiyeti tatbik etmiş olursunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Camiye vakfedildiğini söylediğiniz arazinin nasıl vakfedildiğini bilmeden cevap vermemiz mümkün değildir. Satılmasına müsait bir vakfiye midir yoksa üzerine camiye ait bir birim yapılması için mi vakfedilmiştir bilmemiz gerekiyor. Ama her halükârda, onu satışa sunan dernek yetkilileri daha büyük sorumluluk almış görüyoruz.

Selamun Aleyküm. Camiye vakfedilen bir tarlayı ticaret maksadıyla cami derneğind
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mesajınızdan aileye, İslam’a ve hizmete olan bağlılığınız, sabrınız ve nezaketiniz apaçık görünüyor. Rabbim yuvanıza rahmet, eşinize basiret, size de kuvvet ve sebat ihsan eylesin. İnsanlara faydalı olmak, ilim ve hizmete vesile olmak elbette çok değerlidir. Ancak kişinin kendi hakkını ve ailesinin huzurunu feda ederek bu hizmeti sürdürmesi ne doğru ne de caizdir. Dolayısıyla vakıf çalışmaları, aile huzurunu, mali istikrarı ve eşler arasındaki dengeyi bozuyorsa, bu noktada durup düşünmek gerekir. Bir hizmet, önce evi yakarak başkaları için ışık olmaya dönüşüyorsa, bu sağlıklı bir yol değildir. Borç yükü, evin sorumluluğunu taşıyan bir erkeği yıpratır, yıpranan erkek de maalesef bazen haksız davranışlara yönelir. Bu, doğru değildir ama sebeplerinden biri olabilir. Burada yapılması gereken, hizmeti azaltmak veya istişareyle yeniden düzenlemektir. Sadece maddi kaynak değil eşin rızası ve aile huzuru da bu hizmetin temelidir. Kocanın karısından itaat beklemesi, tahakküm değil emniyet ve sevgiyle yönetilen bir beraberliğin parçası olarak görülmelidir. Ama bu itaat, haksızlığa boyun eğmek değildir. Hakkı ve sözü olan bir eşin susturulması değildir. Asla kadını korkutarak itaate zorlamak değildir. Sadece soru sorduğunuz için azar işitmeniz ve ardından “itaat etmiyorsun” diyerek cezalandırılmanız doğru bir tavır değildir. Hele ki siz anlattığınıza göre onu incitmemek için sabreden, yardımcı olan bir eşsiniz. Bu tavır sizin hakkınızı çiğnemek, kendi duyduğu bir sözle sizi hizaya getirmeye çalışmak ve sizin şahsiyetinize zarar vermek anlamına gelir. Bir erkek, yatak ayırma hakkını, Kur’an’da geçen “nüşûz” yani açık bir isyan, aile düzenini bozan ciddi bir itaatsizlik olduğunda kullanabilir. Basit anlaşmazlıklarda, küçük bir tartışmada, eşin fikir beyan etmesinde böyle bir cezaya gitmek yanlış bir adımdır. Size tavsiyem bu dönemi bir danışman eşliğinde geçirin. Bu iş artık “kadının susmasıyla” değil, “birbirini anlamasıyla” çözülür. “Allah’ım bu aileyi rahmetinle koru. Kalplerini birbirine yeniden ısındır. Öfke ve kırgınlıkla değil, merhamet ve anlayışla yol almalarını nasip et. Âmin.”

Hocam, eşimle birlikte bir vakıf kurduk. Vakfımızın amacı, yurtdışında yaşadığım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vakıflarda kural, vakfedenin koyduğu şarta uyulmasıdır. Vakıf idare edenler, o şarta veya şartlara uymadıkları takdirde vebal altında kalırlar. Müteahhide verildiğini söylediğiniz arsalar bu açıdan değerlendirildiğinde, vakıf yönetiminin böyle bir mülahazayı dikkate almış olması gerekmektedir. Ya da başka türlü değerlendirilemeyecek durumda bir arsadır. Her halükârda sizin o binadan daire almanızın yüzeysel olarak bir sakıncası yoktur. Çünkü mesuliyet vakıf yönetimi üzerindedir. Fakat siz en baştan sizi tereddüde sevk eden bir işten uzak kalın; daha rahat edersiniz. Allah yardımcımız olsun.

Bir vakıf kendi arazisini kat karşılığı bir müteahhite vermiş, üç apartman yapıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir malın vakıf olduğuna dair vakfiyenin bulunması veya resmî kayıt şart değildir. Güvenilir kişilerden müteşekkil şahitlerin şehâdeti ile de bir yerin vakıf olduğu dinen sabit olur. Ancak vakıf malının başkasının eline geçip zayi olmaması için ilgili mercilerce kayıt altına alınması ihmal edilmemelidir. Vakıf olduğu sabit olan bir yerin vakıf amacı dışında kullanılması, hibe edilmesi veya usûlüne uygun bir istibdâl işlemi (vakıf taşınmazın, aynı değerde veya daha değerli bir başka taşınmazla takası) dışında başkalarına satılması caiz değildir. Vakıf malını bedelsiz olarak zimmete geçirme konusunda vebal açısından şahıs veya kamu kuruluşu arasında dinen herhangi bir fark yoktur. Buna göre vakıf malını vakıf olmaktan çıkaran kişiler veya kurum ve kuruluş yetkilileri, bu konuda taksir ve ihmali olanlar veya buna göz yumanlar dinî yönden sorumludurlar. Kaldı ki, istibdâl şartlarına uymayan tasarruflar sonucunda herhangi bir vakıf malının vakıf olma özelliğini yitirmesi söz konusu değildir. Bu bağlamda camilere veya halkın hizmetine tahsisli olarak vakfedilen fakat zamanında resmî tescili yapılmadığından dolayı, sonradan çıkarılan yasalarla kamu/belediye mülkiyetine geçirilen taşınmazların vakıf niteliği sona ermez. Bu sebeple söz konusu taşınmazlar, vakfedildikleri cihete tekrar tahsis edilmelidir. Bunun için gerekli işlemleri yapmak hem kamunun hem de ilgili taşınmazın vakıf olduğunu bilen kimselerin görevidir. Girişimlere rağmen vakıf niteliği tekrar kazanılamaz ve o gayrimenkul, çeşitli yollarla özel ya da tüzel kişilerin mülkiyetine geçerse bu durumda o taşınmazı vakıf olmaktan çıkaran kişiler dinen sorumlu olurlar. Bu durumda vakıf malına, satın alma veya miras yoluyla sahip olan kişiler, imkânları nispetinde o malı aslî kimliğine kavuşturmaya çalışmalıdırlar.

Bir vakfa ait olup resmî tescili bulunmayan gayrimenkuller hakkında dinen ne yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muayyen bir işe tahsisi edilmiş bir vakıf arazisi üzerine yapılan bina ile genel vakıf denebilecek bir arazi üzerine bina yapılması aynı değildir. Büyük bir ihtimalle bu ayrıntı gözetilmiştir. Çünkü mevcut kanunlarda da bu durum vardır. Üzerinde yapılı duran bir cami, medrese yıkılıp da yerine bina yapılmamışsa endişe etmeniz gerekmez. Allah huzurunuzu daim kılsın.

Vakıf arazisini devlet istimlak etmiş ve o istimlak edilen yere Toki ev yapmış.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.

Hocam ben yedi yıllık evliyim, hafızım ve aynı zamanda bir İslami vakfın yönetic

baba konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen, babana karşı bir kusur işleme, iyi bir çocuk gibi davranmaya çalış. O beddua etse de sana zararı olmaz. Sen evlenene kadar da yaşaman için gerekli masrafları da yapmak zorundadır, onları da haram etmek hakkı değildir.

Hocam babam, annemin rızası olmadan onunla birlikte olmuş ve ona güvenmediği içi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Baban da olsa başkasına ait olanı çalmak büyük bir günahtır. Neyse ki tevbe etmişsin. Fakat bu tevbenin tamamlanması bir daha bu yaşadıklarını tekrarlanmaması için babanla durumu zor da olsa konuşup helalleşmendir. Haksız yere elde ettiğin bir şeyi satmaya çalışırken dolandırılmış olman da ayrıca bir ibret vesilesidir. Tüm bu yaşadıkların seni kendine getirecek türdendir. Özetle aman kendi asli ayarlarına dön ve temiz olan özünde kalmaya çalış. Allah yardımcın olsun.

Hocam çevremdeki arkadaşlarım futbol oyunu oynuyordu. Merak ettim, ben de indiri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz anne ve babaya iyilik ve saygı gösterilmesini (ihsan) emreder. Ancak bu, kişinin fiziksel, ruhsal ve manevi sağlığını tehlikeye sokacak bir duruma düşmesini gerektirmez. Allah, kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez. Babanızın sizin üzerindeki hakkı, bir yandan evlat olarak ona iyilikle yaklaşma sorumluluğunuzu ifade ederken diğer yandan da onun sizin üzerindeki davranışlarının adil ve merhametli olması gerektiğini kapsar. Babanızın kumar bağımlılığı ve sorumluluklarını yerine getirmemesi, sizin üzerinizde ciddi travmalara yol açmış. Bu durum, sizin ruh sağlığınızı ve evliliğinizi etkileyen önemli bir faktör olmuş. Kendinizi bu etkilerden korumak için mesafeli olmanız, zaruri bir ihtiyaç olabilir. Dinimiz kişinin anne ve babasına iyilik etmesini öğütler. Ancak bu iyilik, zararlı bir ilişkiyi sürdürmeyi gerektirmez. Bayramlarda veya sağlık sorunlarında babanıza yardımcı olmayı teklif etmişsiniz ve bu, sizin vicdanen sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizi gösterir. Babanız bu teklifi kabul etmediği takdirde, onun öfkesine odaklanmak yerine Allah’a yönelerek doğruyu yaptığınıza emin olabilirsiniz. Kendinizi yeniden aynı travmalara maruz bırakmaktan korktuğunuz için mesafeli bir yol izlemek, hem dinî hem de insani açıdan makul bir tutumdur. Dualarınız ve niyetlerinizle Allah’ın rızasını kazanmayı umarak hareket edebilir, gereksiz bir yük altına girmekten kaçınabilirsiniz. Babanızla kesinlikle geçmişi üzerinde savaşmayın. Önünüze bakın. Kendi hayatınıza odaklanmaya çalışın. Zarar görmeden yapabileceğiniz bir iyilik varsa onu yapın. İncinmeyin, incitmeyin de. Babanızın maddi ya da manevi destek taleplerine, imkân dâhilinde ve sağlığınızı koruyacak şekilde karşılık verebilirsiniz. Allah sizin niyetlerinizi biliyor ve bu zor durumda yaptığınız her çabayı görüyor. Babanıza da kendinize de dua etmeyi ihmal etmeyin.

Hocam benim babam, ben henüz bebekken kumara başlamış ve hiç bırakmadı. Meseleye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haram olan faiz işlemidir, alınan malın kendisi değil. Yani şu an oturduğunuz ev için "helal bir yöntemle alındı" diyemeyiz ama "faiz işlemi tamamlandıktan sonra babanın mülkiyetinde helal bir mal haline geldi" diyebiliriz. Ancak faizle işlenmiş bir geçmişi olduğu için babanın tevbe etmesi ve Allah'tan af dilemesi gerekir. Evet, bu evi satıp başka bir ev alabilirsiniz. Yeni alacağınız evin finansmanında haram bir kazanç kullanılmadığı sürece bunda bir sakınca olmaz. Babanı ve abini yeni bir kredi çekmemeleri için şu yolları deneyebilirsin: Faizle ilgili ayet ve hadisleri hatırlatarak Allah’ın bu konudaki sert uyarılarını dile getirebilirsin. Örneğin: "Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz faizin geriye kalan kısmını bırakın. Şayet faizi bırakmazsanız/alıp vermeye devam ederseniz Allah’a ve Resûlüne karşı savaş açtığınızı ve Allah’ın da size savaş ilân ettiğini bilmiş olun." (Bakara sûresi, 278-279. âyetler) Faizin insanı nasıl bir borç girdabına sürüklediğini, ekonomik sıkıntıları ve psikolojik etkilerini anlatabilirsin. Peşin alım, taksitle faizsiz ödeme veya katılım bankaları gibi faizsiz finansman yöntemlerini araştırarak onları yönlendirebilirsin. (Allah muhafaza) Olur da baban/abin engel olmak için gösterdiğin çabaya rağmen faizli kredi kullanarak ev alırsa ve sen de sürece ortak olmadıysan sadece evde yaşaman seni faiz günahına dâhil etmez. Ancak bu durumu onaylamamak ve gücün yettiğince engellemeye çalışman önemli. Güç yetiremiyorsan mesuliyetin yoktur. Eğer elinden geleni yapmana rağmen onlar kredi çekmeye karar verirse senin bu evde yaşaman günah olmaz.

Hocam, babam, yirmi yıl önce kredinin haram olduğunu tam olarak idrak edemediği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanın kızıyla ilgili bazı sorumluluklarının sorunuzla sınırlandırarak ifade etmeye çalışayım. Baba, kızını İslami ahlaka uygun şekilde eğitmek ve ona güzel bir terbiye vermekle yükümlüdür. Kız evlat, evlenene kadar babasının maddi bakımına muhtaçtır ve baba bu nafakayı sağlamak zorundadır. Baba, kızının rızasını alarak ona uygun bir eş adayı bulabilir ve evliliğinde destek olmalıdır. Ancak zorla evlendirme hakkına sahip değildir. Baba, kızını kötü ortamlardan, zararlı insanlardan ve yanlış yollardan korumakla yükümlüdür. Baba, kızını keyfi sebeplerle veya zor kullanarak evden gönderemez. Kız evladı dinimize uygun bir hayat yaşıyor ve babasına karşı saygıda kusur etmiyorsa onu evden zorla çıkarmak zulüm olur. Kız evladı evlenmemişse veya kendini geçindiremeyecek durumda ise baba ona barınma imkânı sunmaya devam etmek zorundadır. Kız, dinimize ve aile düzenine açıkça zarar veren bir yaşam sürüyorsa (örneğin: haram ilişkiler içinde bulunuyorsa, aileyi kötü duruma düşürüyorsa) baba ona nasihat eder. Buna rağmen kızı ısrarla yanlış yolda devam ederse ve evde kalması aile için büyük bir fitneye sebep oluyorsa o zaman baba nasihat ve yumuşak yöntemlerle başka bir yerde yaşamasını önerebilir. Ama yine de zor kullanamaz!

Hocam, babaların kız evlatları üzerinde hangi hakları vardır? Bir baba, kızını z
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Baba ve anne Allah'ın rızasının önünde durur, onların rızasıyla Allah'ın rızası kazanılır. İnsan eğer Allah'ın rızasını kazanmayı umuyor ve gerçekten istiyorsa çaresi yoktur, anne babasının hizmetinde olacaktır. Müslümanlık böyle bir dindir. Bir insan bu gerçeğe rağmen babasını ihmal edebiliyorsa ona kimin sözü tesir edebilir ki? Bir nasip meselesidir bu; herkese cennet nasip olmadığı gibi anne babaya hizmet etmek de nasip olmayabilir. Erkenden ve vakit geçmeden uyanmaları nasip olsun diye dua ederim.

Hocam benim hasta bir babam var. Çok güçlü olan babam, bir yılda hastalık nedeni

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.