Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim hasta bir babam var. Çok güçlü olan babam, bir yılda hastalık nedeniyle çöktü ve şimdi yatağa bağlı. KOAH hastalığından ötürü bir deri bir kemik kaldı. Boğazı delindi ve solunum makinelerine bağlı olarak nefes alabiliyor. Bu dünyanın en büyük nimetinin nefes almak olduğunu, babamın hastalığından sonra anladık. Şimdi babamın aldığı her bir nefes, ona ölüm gibi acı çektiriyor. Biz 5 kız ve 4 erkek kardeşiz. Babam yatalak ve yaklaşık altı aydır sürekli yoğun bakıma kaldırılıyor ya da evde yoğun bakım hastası olarak ailem tarafından bakılıyor. Ben evliyim ve onlardan uzakta yaşıyorum. Babamın bütün bakımını, evlenmemiş kız kardeşim üstlenmiş durumda. Bakımı çok hassas ve zor ancak abilerim babama yeterince ilgi göstermiyor. Söylediğimizde işlerinin yoğun olduğunu, çoluk çocuk derken zamanlarının olmadığını söylüyorlar. Aynı mahallede olmalarına rağmen haftalar geçiyor babamı ziyarete gitmiyorlar. Babamın hem hastalığı sebebiyle dört duvar arasında kalması hem de konuşamaması onu çok üzüyor. Sadece duyabiliyor ama konuşamıyor. Kendi haline, hastalığıyla baş başa bırakılması beni derinden yaralıyor. Bu muydu baba hakkı? Abilerime ve tüm evlatlara nasihat etmenizi rica ediyorum. Baba demek, cennetin orta kapısı demek. O kapıyı isteyen korusun, istemeyen bırakıp gitsin.
Cevap
Benzer fetvalar
Ortadaki sorun, sizin yaşınızda bir kız kardeşin çözebileceği bir sorun değildir. Siz kendinizi o fitneye bulaştırmamaya bakın. Onlar kendi ateşlerini yakıp etrafında dönüyorlarsa siz eteğinizi o ateşin tutuşturmasından çekinin. Yapabileceğiniz sadece budur.
Anlattığınıza göre anneniz sağlıklı düşünemeyen ve karar veremeyen bir kadındır. Onun agresif çıkışlarını görmezden gelin; sözlerine itibar etmeyin. Annenize elindeki nimetleri hatırlatarak şükreden ve çektiği sıkıntılardan dolayı da sabreden bir kul olması gerektiğini zaman zaman hatırlatın. Annenizle ilgilenmeniz kocanıza zaman ayırmanıza veya gerçek yuvanızla ilgilenmenize engel olmasın. Sizin şu an birinci derecede sorumluluğunuz kocanız ve çocuklarınızdır. Bunları ihmal etmeden kocanızın da gönlünü alarak annenize hizmet edebilirsiniz. Ama lütfen annenizin dertlerini kocanıza taşıyarak onun evinin havasını bozmayın. Kocanızı mutlu edin. Allah yardımcınız olsun.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Annen elden etekten düşmüş durumda ise yani siz olmadan yaşayamayacak hâlde ise kimseyi dinlemeyecek ve yanına gideceksin, hizmetini yapacaksın. Böyle bir durumda eşin evde evinizi ikame ettirecek sen de hem oraya hem annene devam edeceksin. Böyle bir durumdan Allah seni muhafaza buyursun. Eğer annenin durumu böyle değilse yani kendi hizmetini görebiliyorsa o zaman onun istediği gibi yaşamasına müdahale etme. Bırak istediği evde kalsın. İşten dönerken uğra elini öp, her seferinde bakkaldan bir ihtiyacını getir. Duasını al. Böylece sen vazifeni yapmış olursun. Onun da istediği yalnız yaşamaktı ise o da gerçekleşmiş olur. Buna sabredebilirsen Allah sana başka kolaylıklar açacaktır. Allah yardımcın olsun.
Kızım, anne babanın ilişkilerine bir evlat olarak müdahale etmen yanlış olur, edemezsin de. Gereksiz yere kendini yıpratırsın. Evet, öyle bir ilişki normal değil ama senin karışman veya dayanamaman da normal değil. Sen bunu onların bir imtihanı olarak gör. Onların ikisine karşı da sen aynı yerde dur, birini diğerine tercih etme. Bunu yapamazsan şeytan seni de yıpratır, kendi evlilik hayatını başlamadan bitmişe çevirir. Sabret ve hayatın akışı içinde bir nokta gibi görmeye çalış bu durumu. Çok dua et. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, sizi, bizi hepimizi cennetlerinde buluştursun. Bacım, asla evlenmekten geri kalmayın. İstemiyor, gereksiz buluyor olsa idiniz, öyle kalın diyebilirdik ama zaman pek karışık bir zamandır. Evlenin. Sonra da yemin keffareti verin.
baba konusundaki diğer fetvalar
Bir babanın aç ve açıkta kalmadığı sürece kızını çalışmaya, memur olmaya zorlama hakkı yoktur. Babanın bu istekleri ile sürtüşme, esnek cevaplarla geçiştir. Çalışıyor görün. Kazanırsan ihtimal tercihleri lehine olacak şekilde yaparsın. Kazanmasan da kavga etmemiş olursun. … Seni henüz evlenmeden önce oy ve benzeri bir şeyle imanından ele alan biri senin eşin olursa bir gün kendi kazdığın kuyuya düşersin. … Kız kardeşinin yanına gitmen evden uzak kalman açısından isabetli olabilir. Bir arada durabilirseniz iyi olur. Seferîlik meselesini ise zorunlu olunca aşabilirsin.
Baban da olsa başkasına ait olanı çalmak büyük bir günahtır. Neyse ki tevbe etmişsin. Fakat bu tevbenin tamamlanması bir daha bu yaşadıklarını tekrarlanmaması için babanla durumu zor da olsa konuşup helalleşmendir. Haksız yere elde ettiğin bir şeyi satmaya çalışırken dolandırılmış olman da ayrıca bir ibret vesilesidir. Tüm bu yaşadıkların seni kendine getirecek türdendir. Özetle aman kendi asli ayarlarına dön ve temiz olan özünde kalmaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ babanıza rahmetler indirsin. Âmin. Babanızın size vasiyet ettiği yerin miktarı kadarını yapılmakta olan bir camiye bağışlayın. Artarsa Gazze'ye gönderirsiniz. Böyle yaparsanız biiznillah vasiyeti tatbik etmiş olursunuz.
Haram elde eden her haliyle günaha girmiş ve haram yemiş sayılır. Tevbe etmedikçe de o günah ona yazılır ve bekler. Ancak samimi ve kalıcı bir tevbe ile ondan kurtulabilir. Haram kazanan birisinin bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuklarının durumu ise şöyledir: Söz konusu haram, yöntemden dolayı haram sayılıyorsa (mesela faiz, caiz olmayan bir iş üzerinden kazanmak gibi) bu mal o kişinin eşi ve çocuklarına haram olmaz. Miras olarak kaldığında da durum böyledir. Eğer hırsızlık gibi özünde haramlık bulunan bir kazanç ise öyle bir kazanç ne onu kazanana ne eşine, çocuklarına helal olur ne de miras olarak edinilebilir. Sahibine iade edilmesinden başka çare yoktur. Bu tabloya göre sizin babanızın sofrasında yemenizde sizin açınızdan bir sakınca yoktur, babanız ise vebale batmaya devam etmektedir.
Sen, babana karşı bir kusur işleme, iyi bir çocuk gibi davranmaya çalış. O beddua etse de sana zararı olmaz. Sen evlenene kadar da yaşaman için gerekli masrafları da yapmak zorundadır, onları da haram etmek hakkı değildir.
Borç ilişkisi ölümle iptal olmaz. Baba oğul arasında da olsa “borç” ise söz konusu olan yani borç sözcüğünün karşılığı olan bir alacak ise çocuğun babasının miras olarak kalan malından borcuna karşılık olan miktarı alması hakkıdır. Onu bağışlamak zorunda değildir. Alacağını aldıktan sonra mirastan ona mal düşüyorsa onu da alır. Genel kuralı böyle bilebiliriz.