Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim seneler önce şehit oldu. Kendisi çok kıskançtı, bana yemin ettirirdi bir şey olursa sakın evlenme diye. Ama şartlar bazen kendimi korumak için evlenmemi gerektiriyor, üzerimde herkes söz hakkı kurmaya çalışıyor. Çocuk büyütüyorum ve bazen çok zorlanıyor, bir baba olsun istiyor. Karşımdaki insana da haksızlık etmekten çekiniyorum çünkü eşim hala benimle gibi hissediyorum ama bazen çok ağır geliyor tek başıma mücadele etmek. Böyle bir yola girersem ahirette eşime karşı mahcup olur muyum? Orada eşim o olsun istiyorum. Ailesi de beni çok zor duruma sokuyor. Ailelerinde harem selamlık yok. Halalar, enişteler ve teyzeler geç saatlerde gidip gelmek istiyorlar, yaşlarımız yakın olduğu içim çok rahatsız oluyorum. Dile getirdim, anlatmaya çalıştım ama geri kafalı oldum. Mecburen onlarla mesafe koymak durumunda kaldım ve beni düşman bildiler. Çocuğumu bana karşı doldurup uzaklaştırmak istiyorlar. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden Allah razı olsun, her sohbetinizi dinliyorum ve dualarıma sizi eklediğimi de bilin isterim.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Aleykümselam. Bu cevabı lütfen eşinize de iletiniz. Sevgi kalpte oluşan bir histir, kanunla, emirle sevmek mümkün değildir. Bilhassa kadınlar arasında zorunlu sevgi yıkım nedenlerinden biridir. Kimse kimseyi sevmek zorunda da değildir, kavga etmeye de hakkı yoktur. Şu şekilde bir orta yol bulmalısınız, eşiniz ve siz bu orta yolla hareket ederek kurtulabilirsiniz. Aksi takdirde şeytan sizin huzurunuzu bozacak sebebi bulmuş olabilir, dikkat ediniz. Sözünü ettiğiniz akraba ile sosyal ilişkilerde dengeli ve gerekli kuralları işletin. Selam verin, selam alın. Yemek yiyin, yedirin. Hastayı ziyaret edin, sizi ziyaret etsinler. Yarım saatlik kısa ziyaretler yapın. Bunları isteseniz de istemeseniz de yapmak zorunda olduğunuzu bilin. Daha ötesine de gitmeyin. Uzun ziyaretlere gitmeyin. Bu akraba ile en az üç yıl, bir gün sürecek beraberlik, oturum yapmayın. Onlarla ilgili bir konuya girmeyin. Bunu eşiniz de yapsın, siz de yapın. Aksi takdirde kuyunuzu kendiniz kazıyorsunuz, bilesiniz.
Selamünaleyküm. Siz bir düşünün; evlilik harama düşecek boyutta sizi sıkıştırıyorsa, babanızın sınırları bitmiş demektir. Allah'ın dini size yön verecek baba karışamayacaktır. Evlenir gidersiniz. Ona karşı da nezaket kusuru işlemezsiniz. Buna çok dikkat edin. Eğer bu oranda sıkışmadı iseniz, onun yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka türlü Allah'ın rızasını yakalayamazsınız.
Size kim dedi kardeşlerinize anneliğe soyunun diye. Anne babanız hayatta değildi de siz mi mecbur kaldınız? Sınırlarınızı aşmışsınız. Aile içerisinde rolünüzü değiştirmeyin. Ablalık annelik değildir. Bahsettiğiniz çabayı kendi yuvanıza göstereceksiniz. Biraz geri çekilin. Enerjinizi toparlayın. Hayatın daha başındasınız. Müstakbel kocanıza ve yavrularınıza sarf edeceğiniz enerjiyi şimdiden tüketmeyin. Endişelenmenize gerek yok. Abla gibi davranmaya başlarsanız evlenme konusunda özgüveniniz tekrar gelir. Kimse yıpranmış, içi çökmüş bir kadınla evlenmek istemez. Dolayısıyla kendinizi yenileyin. Başaracağınıza inanıyorum.
Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
dul konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir kural bilmiyorum. Kına gecesi işletilmesi helal olduğu sürece artı veya eksi getiren bir şey değildir.
İHDAD, kocası ölen kadının iddet beklediği süre içerisinde süslenmemesi, süslü giyinmemesi ve zorunlu durumlar dışında evinde beklemesine verilen isimdir.
Aynı kişinin iki eşinden biri olmak mirasçı olma hakkı getirmez. Kardeşi olmak gibi bir durumu yoksa yeni eş olduğu için mirasçı olamaz. Ölüm anındaki bağlantı ile mirasçılık hukuku oluşur. O da bitmiştir zaten.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, size de sabırlar indirsin. Eşinizden kalan mal sizin ve iki çocuğunuzun ortak malıdır. Babası, annesi yaşıyorsa onların da o malda hakları vardır. Annesi ve babası haklarını size bıraktı ise mesele yoktur. Bu soruyu annesi babası yaşıyor mu, çocuklarınız kız mı erkek mi diye belirterek tekrar sorun size daha net cevap verelim.
O kişinin seksen üç yaşında olması onun namahrem yani yabancı bir erkek olması durumunu değiştirmez. Ona yabancı bir erkek gibi davranmak zorundasınız. İnsani ilişkilerde, komşuluk bağlantılarında, sosyal oluşumlar açısından beraberliklerde ise bir sakınca yoktur; insanlıkta ortağız.
Bir Müslüman vefat ettiğinde onun nikâhı altında olan hanımı DÖRT AY ON GÜN evlilikle alakalı işlerle bağlantı kuramaz, süslenmez, cazip olarak kıyafet giymez. Buna İHDAD denmektedir. Bunu eşinden sonraki yas olarak da anlayabiliriz. İhdadın gerekçesi tam olarak Allah’ın bileceği bir durumdur ama biz nikâha saygı olarak özetleyebiliriz bunu. İddet ile farkı yoktur. İddet boşanan kadının üç aybaşı süresinde beklemesinin adıdır. Bundaki süre ve uygulama farklıdır. İhdad Allah’ın emri olarak kabul edilir, ihtiyarî bir durum değildir. Eğer kadın kocası öldüğünde hamile idiyse doğumla beraber ihdad da biter. Kadın bu süre içinde parfüm kullanamaz. Süslenemez. Zorunlu ihtiyaç haricinde evinden çıkmaz. Evinde güvenlik sorunu oluşması, sağlık problemi gibi bir nedenle evden çıkmasında sakınca olmaz. İhdad için kadının yaşı önemli değildir, genç veya ihtiyar aynıdır.