Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Almanya’da yaşayan bir kadınım ve yaşım otuz beş. Benim sohbet ettiğim gayrimüslim bir dede var, o da seksen üç yaşında. Bana yemek alır, kahveye veya pastaya davet eder veya çocuklarıma para ve çikolata verir. Seni kızım gibi severim diyor. Benim ondan herhangi bir şey almam yanlış mıdır? Bazen ben de alırım ama benim almamı pek istemez, ben öderim, sen çocuklarınla yalnız yaşayan bir annesin der. Bu arada ailem bana çok uzakta. Beni konuda aydınlatırsanız çok sevinirim hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bacım, ben ne diyebilirim? Kardeşin haklı ama ona hakkını veren kim?
Selamünaleyküm. Evvela sizin bu konudaki sözleriniz evinizde sorun olabilir, kendi ellerinizle huzurunuzu kaçırabilirsiniz. Siz uzak durun derim size. O kişi için de söylenecek bir şey yok, herkes cennete girecek diye bir şart mı var. Zaten onların yeniden nikâhlanmaları ne kadar mümkündür onu da bilmeliyiz. Sizin yapacağınız, zorunlu bir durum olmadıkça ondan uzak durmanız, çocuklarınıza mesafeli bırakmanızdır. Allah sonumuzu hayretsin.
İş yeri yönetimi çikolatadan almasına izin veriyorsa ya da yasaklamıyorsa bir sakıncası olmaz. Siz üzerine gitmeyin. Yalnız size, aile huzurunu çok şeyden daha önemli tutmanızı tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. İçine düşeceğin kuyuyu kendin kazmış olursun.
Bir kız çocuğu evlendikten sonra eşinin emrinde olur. Annesinin ona “şurada kalacaksın, şunu yapacaksın” gibi talimat vermeye hakkı olmaz. Annesine karşı yapabildiği kadar hürmet eder, elinden geleni yapar gerisinden mesul olmaz. Sen annene karşı yanlış denebilecek bir iş yapma gerisinde sorumlu olmazsın biiznillah.
Aleykümselam. İmansız biri ile sosyal ilişkide sorun yoktur. Seviyeli ve mesafeli bir ilişki kurulabilir. Onu kurtarırken sizin ayağınızın kayacağı, imanınızda gedik oluşacak bir iş sakın yapmayın. Ona verebileceğiniz en güzel öğüt, sizin şahsiyetinizi görmesidir. Sizin iyi bir mü'min, iyi bir insan olarak oluşturacağınız şahsiyetten daha iyi bir ders olamaz. Bu da geniş bir zamanda sabırla çalışmak demektir. Allah yardımcınız olsun.
dul konusundaki diğer fetvalar
Hayır, bu Kur'an’ımızın emridir. Kocası vefat eden kadın DÖRT AY ON GÜN iddet bekler. Bu iddet bekleme döneminde evlenmesi hatta nikâh akdi yapması haramdır. Bu dönemi kocasının evinde bekleyerek yani dışarı çıkmayarak geçirir. Sağlık sorunu gibi acil bir ihtiyaç dışında dışarı çıkmaz. Kaliteli ve renkli giyinemez. Parfüm kullanamaz. Süslenemez. Bakacak kimsesi yoksa mutfak ve benzeri ihtiyaçları için dışarı çıkabilir.
Evlenmek için de beklemeniz gerekmiyor. Allah Teâlâ eşinize rahmetiyle muamelede bulunsun. Size sabırlar ihsan etsin.
Aynı kişinin iki eşinden biri olmak mirasçı olma hakkı getirmez. Kardeşi olmak gibi bir durumu yoksa yeni eş olduğu için mirasçı olamaz. Ölüm anındaki bağlantı ile mirasçılık hukuku oluşur. O da bitmiştir zaten.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, sizi, bizi hepimizi cennetlerinde buluştursun. Bacım, asla evlenmekten geri kalmayın. İstemiyor, gereksiz buluyor olsa idiniz, öyle kalın diyebilirdik ama zaman pek karışık bir zamandır. Evlenin. Sonra da yemin keffareti verin.
Böyle bir kural bilmiyorum. Kına gecesi işletilmesi helal olduğu sürece artı veya eksi getiren bir şey değildir.
İHDAD, kocası ölen kadının iddet beklediği süre içerisinde süslenmemesi, süslü giyinmemesi ve zorunlu durumlar dışında evinde beklemesine verilen isimdir.