Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben on beş yıllık evliyim. Annemle evlenmeden önce de çok geçinemiyordum. Kendisi çok titiz ve özellikle temizlik zamanlarında benim hayırlı evladım yok diye benim huzurumu bozuyor. Şimdiye kadar yaz tatillerinde elimden geldiğince hizmet etmeyi esirgemiyordum ona ama ne yaparsam yapayım onu memnun edemiyorum. En çok da eşimin ailesinde kalmama kızıyor. Her yıl her iki tarafla da sorun yaşıyoruz. Ben on üç yıl boyunca hep kendi ailemle tatillerimi geçirdim ama artık eşimin ailesinde kalmak istiyorum. Annemin eşimin ailesine göndermeme hakkı var mıdır? Onun rızasını kazanmak için yıllardır eşimi ve çocuklarımı ihmal ettim ama başaramadım. Artık psikolojim çok bozuldu, ben de mutlu olmak istiyorum. Yaptığım ibadetlerde bile kendimi sorguluyorum. Ben de bir anneyim ama kendi annemle ilgili sıkıntılarımdan dolayı ne çocuklarıma ne de eşime huzurlu davranamıyorum. Ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.
Selamünaleyküm. Bu kadar erimeyin lütfen. Siz eğitimcisiniz. Olmayan şeylerin peşinde erimemelisiniz. Babadan başka kimsenin konuşma hakkı olmaz. Kız babaya evlenme ihtiyacını alenen söylesin. Babanın rızasını da aşabileceğini hissettirsin. Baba o zaman ya şununla evlen diyecek ya da evlenmeye kökten karşı çıkacak. Kökten karşı çıkarsa evlenir.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Kadın çocuğunu ihmal ederek yaptığı her iş onun için bir huzursuzluk nedenidir. Bir çocuğun annesi olma zevkine muadil olabilecek hangi işe gireceksiniz? Önce bu pencereden bakın.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bebeğinin sütü azalan veya emzirdiği için kendi sağlığı sıkıntıya giren kadın orucunu açabilir ve o açtığı orucu daha sonra kaza eder sadece. Allah Teâlâ anneliğinizi mübarek kılsın.
Doğumu yaklaşmış kadına maddi/manevi destek için yapılan bir faaliyetin adıdır bu. Esasen bunda bir sakınca olmaması gerekir. Neticede hamile bir kadına destek toplantısıdır ama toplantının içeriğinde, tüketilen gıda türlerinde, kadın kadına da olsa mahremiyet kurallarına dikkate göre hüküm de değişir. Batı kaynaklı ve işlemli bu uygulamanın Müslümancasını yapabiliriz. Öylece riskten de kurtulmuş oluruz.
Müslüman bir kadının hamilelik dönemi biiznillah olduğu gibi bereket ve hayırdır. Özellikle hamile için bir dua veya sure yoktur. Sabredin, doktorunuzun tavsiyelerine dikkat edin. Gıdanız muhakkak helal olsun. Çokça dua edin, zikredin. Allah’tan hayır umun. İnsanların ileri geri konuşmalarına kulak asmayın. Çokça Kur’an okuyun, zikir yapın. Allah yardımcınız olsun.
Güzel kardeşim, bu hayat bir imtihandan ibarettir. İmtihanımızın en çetinlerinden biri de insanın kendi yakınları ile imtihan olmasıdır. Hele bu yakınlar anne baba gibiler olursa çetin üstüne çetin olmuş olur. Ne edip et imtihanını berbat etme. Evet, bir hata ettin ve sabredemedin. Olsun, sen yine her şeyi kaybettin sayılmaz. Geri dön, önce güzel ve samimi bir tevbe yap. Allah Teâlâ tevbende samimi olduğunu görsün. O, affeder merak etme. Sonra da babana git, ayaklarını öp ve affını iste. Affederse o da kazanır sen de kazanırsın. Affetmezse sen kaybetmezsin. Sakın üstü örtülü bırakma bu işi, melekler hiçbir şeyi unutmazlar, anladın mı?
Şu anda onlara karşı olman gerektiği gibi isen, onlar da senden razı iseler, tevbeni de yaptı isen korkma ve yoluna devam et. Allah tevbenden sonra geçmişinle seni helak etmez.
“Olmaz” dememesi bir izindir, kullanabilirsiniz.