Fetva Meclisi
Soru
Hocam bundan iki sene evvel ailecek babamın annesini ziyarete gittik. Bütün aile oradayken anneme sürekli hakaret edildi ve tartışma çıktı, o esnada babam anneme vurunca ben de hazmedemeyip babama vurdum. Yapmamam gereken bir şey olduğunun bilincindeyim ama o an sinirle kendimi kaybettim. Kendimi haklı çıkartmak için değil ancak ağır tahrik altında bunu yaptım. Üzerinden zaman geçmesine rağmen benim içim hiç rahat değil. Günahım nedir? Allah razı olsun şimdiden.
Cevap
Benzer fetvalar
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
İşlediğin günah her ne ise, o senin bir hatan olmuş. Şeytan seni kandırmış. Bu durumun ise ikinci hatandır. Şeytan seni, Allah’ın rahmetinden, mağfiretinden umutsuz hâle getirerek seni iki kere çökertmeye çalışıyor. Yapman gereken şey, madem günahından tevbe ettin hızlı bir şekilde iyilik yolunda ilerlemen olmalıdır. Gerisi doğru değildir. Bir de bu açıdan düşünmeye çalış.
Bacı, ne yaparsan yap ama asla Allah'ın rahmetinden, seni ve amellerini kabulünden şüphe etme, asla! Şöyle düşün: Şu anda sen yaşıyorsun. Yaşadığın da nefes almandan belli. Nefes dediğin neredeyse bir saniye kadar küçük bir şey. O küçücük nefesle yıllarca yaşadığın hayatın ölçülüyor. Bir tek nefesi yok edersen hayatın bitebilir. Ameller de böyledir: Küçüğü ve önemsizi olmaz. Nefes gibi... Devam et, yılmadan yıkılmadan devam et. Allah seni görüyor, melekleri şahit oluyor, meraklanma.
Selamünaleyküm. Siz, annenizi anne, babanızı da baba olarak bilin. İkisine de hürmette kusur etmeyin. Size daha çok muhtaç olana daha yakın durun. Açık görevlerinizi yapın, mesafeli durmanızda sakınca yoktur. Açık hakaret asla yapmayın. Aralarında söz getirip götürmeyin. Haklı haksızı Allah'a havale edin. Dünya ve ahiretiniz için böylesi daha uygundur.
anne konusundaki diğer fetvalar
Bir kız çocuğu evlendikten sonra eşinin emrinde olur. Annesinin ona “şurada kalacaksın, şunu yapacaksın” gibi talimat vermeye hakkı olmaz. Annesine karşı yapabildiği kadar hürmet eder, elinden geleni yapar gerisinden mesul olmaz. Sen annene karşı yanlış denebilecek bir iş yapma gerisinde sorumlu olmazsın biiznillah.
Anne veya baba ya da ikisinin çocukları üzerindeki hakları, Allah’ın haklarından geride kalan kısmı ile sınırlıdır. Allah’ın farzları veya haramlarına dair sınırı geçtiklerinde onlara itaat etmek gerekmez. Mesela namaz kılmayacaksın demeleri sınırlarını aşmalarıdır. Ama namazda sarık sarmamayı söylemeleri bu sınırları aşmaz. Çünkü namaz Allah’ın farz emridir, sarık ise farz bir emir değildir. Bir çocuğun anne babası ile böyle bir sürece girmesi çok yanlış bir tutum olur. Evet, anne babanın da bu husustaki kabahati vardır ama çocuk kendisini düşünmelidir.
Bebeğinin sütü azalan veya emzirdiği için kendi sağlığı sıkıntıya giren kadın orucunu açabilir ve o açtığı orucu daha sonra kaza eder sadece. Allah Teâlâ anneliğinizi mübarek kılsın.
Doğumu yaklaşmış kadına maddi/manevi destek için yapılan bir faaliyetin adıdır bu. Esasen bunda bir sakınca olmaması gerekir. Neticede hamile bir kadına destek toplantısıdır ama toplantının içeriğinde, tüketilen gıda türlerinde, kadın kadına da olsa mahremiyet kurallarına dikkate göre hüküm de değişir. Batı kaynaklı ve işlemli bu uygulamanın Müslümancasını yapabiliriz. Öylece riskten de kurtulmuş oluruz.
Müslüman bir kadının hamilelik dönemi biiznillah olduğu gibi bereket ve hayırdır. Özellikle hamile için bir dua veya sure yoktur. Sabredin, doktorunuzun tavsiyelerine dikkat edin. Gıdanız muhakkak helal olsun. Çokça dua edin, zikredin. Allah’tan hayır umun. İnsanların ileri geri konuşmalarına kulak asmayın. Çokça Kur’an okuyun, zikir yapın. Allah yardımcınız olsun.
Şu anda onlara karşı olman gerektiği gibi isen, onlar da senden razı iseler, tevbeni de yaptı isen korkma ve yoluna devam et. Allah tevbenden sonra geçmişinle seni helak etmez.