Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir velinin evladı üzerindeki dini hakları nelerdir? Camiye gitmesine, ilim tahsil etmesine veya sarık sarmasına karışabilir mi? Kısaca dini yaşamında nelere engel koyabilir nelere engel koyamaz? Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
İlim tahsilinin farz olanı vardır, nafile olanı vardır. Mesela namaz kılmayı bilecek kadar ilim tahsil etmek farzdır. Kur'an okumayı bilecek kadar Kur'an öğrenmek farzdır. Bunun gibi farz düzeyindeki bilgilerin eksikliğini gidermek için ilim tahsil etmeniz ailenizin hakkı değildir. Daha ötesi olan bilgide ise onların gönlünü hoş tutmanız gerekir. Her hâlükârda anne babanızla iyi geçinmeniz Müslüman olmanızın gereğidir, bunu unutmayınız. Onların kalbinin yumuşaması için dua etmeyi unutmayın. Bir de şunu bilmelisin ki, ilim tahsili için evin dışına ya da şehir dışına çıkman şart değildir. Bulunduğun ortamı en iyi şekilde değerlendirmeye bak.
Bu soruda anne babanın çocuğu üzerindeki hakkı ve çocuğun itaatini genel olarak sormuyor olmalısınız. Zira onların hakları konuşulamayacak bir haktır. Allah’ın hakkını yok saymak veya çocuğuna açık bir zulüm yapmak gibi bir aşırılık olmadıkça onlara itaat mecburidir. Eğer anne baba veya biri çocuğunun evliliğine dinen haklı bir gerekçeye dayanarak engel getiriyorlarsa çocuk itaat etmek zorundadır. Mesela kaldıramayacağı veya yaşadığı örfe göre başına bela olacak bir evlilik peşinde ise böyle bir durumda anne babanın engellemesi esasen çocuk lehinedir, çocuk da buna itaat etmelidir. Normal bir evliliği basit sebepler veya keyfi nedenlerle engelliyorlarsa çocuğun itaat etmesi farz olmaz. Yine de çocuğun bereket kapısını kapatmamaya özen göstermesi evla olandır.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ'nın farzları ve haramları konusunda ne anne ne baba, kimseyi ölçü kabul etmeyiz. İtaat etmeyiz. Farz ve haramların dışındaki hususlarda onların rızasına dikkat ederiz. Mesela sarık bunlardandır. Kendiniz iyi bir denge kurun. Şeytan sizi kaş yaparken göz çıkarmaya itmesin.
Selamünaleyküm. İyi bir hocadan Kur'an dersi almanız farzdır. Annenizin bunu ve iyi bir ilmihal dersi görmenizi engellemesi hakkı değildir. Onu incitmeden bu görevinizi yerine getirmelisiniz. Babanız için sadece dua edin; onun doğurduğu bir çocuğu olarak ona akıl vermeniz, nasihat etmeniz kabul edeceği bir şey olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Dayınız için de benzer şeyler geçerlidir. Çok dua edin.
Aleykümselam. Sarığın Sünnet olduğu apaçık bir durumdur. Bir mü'minin sarık kullanması da pek güzeldir ama sabah namazını camide kılmak mesela sarık sarmaktan yüz kere daha önemlidir. Bir sayfa Kur'an okumak, bir kere sarık sarmaktan yüz kere daha değerlidir. Bunun gibi yüzlerce örnek bulabiliriz. Dikkat et. Asıl görevleri bitirip sarığa geçti isen sen haklısın. Sarığı takıntı yapıp onunla kendini avutuyorsan aldanıyorsun, ailen haklısın dediler. Dengeli olmaya çalış. Anne babanı üzmeden yol almaya çalış.
Selamünaleyküm. Bir babanın çocuklarına hibede adil olması gerekir. Çocuklardan birinin beklentisi yok ya da durumdan şikâyeti yoksa onun da sakıncası yoktur. Gelinlerin böyle işlere karışmaya hiçbir dini hakları yoktur. Sadece fitne çıkarmış olurlar, seviyelerini düşürürler.
anne konusundaki diğer fetvalar
Güzel kardeşim, bu hayat bir imtihandan ibarettir. İmtihanımızın en çetinlerinden biri de insanın kendi yakınları ile imtihan olmasıdır. Hele bu yakınlar anne baba gibiler olursa çetin üstüne çetin olmuş olur. Ne edip et imtihanını berbat etme. Evet, bir hata ettin ve sabredemedin. Olsun, sen yine her şeyi kaybettin sayılmaz. Geri dön, önce güzel ve samimi bir tevbe yap. Allah Teâlâ tevbende samimi olduğunu görsün. O, affeder merak etme. Sonra da babana git, ayaklarını öp ve affını iste. Affederse o da kazanır sen de kazanırsın. Affetmezse sen kaybetmezsin. Sakın üstü örtülü bırakma bu işi, melekler hiçbir şeyi unutmazlar, anladın mı?
Allah Teâlâ yardımcınız olsun, size sabır ve sebat ihsan etsin. Hastanede yoğun bakımda yakını bulunan bir mümin olarak size şöyle bir program tavsiye edebiliriz: Bu süreci kesinlikle uzman doktorların kontrol ve yönlendirmesi ile geçirin. Halk kültürü, akraba ve dost yönlendirmeleri sizi etkilemesin. Asla hurafelere yaslanmayasınız. Hastanız babanız veya anneniz gibi yakınınız ise kendinizi onun özel vazifelisi bilin ve hizmetlerinde kimseyi nöbetçiniz gibi görmeyin; her işlerini yapmaya hazır olun, yardım eden olursa ona teşekkür etmiş olun. İkinci dereceden yakınınız biri ise yakınlık oranınız kadar destek olun, becerebildiklerinizi yapmayı teklif edin. Kimse ilgilenmez de size kalırsa bunu, sevabın tamamının size kalması olarak görmeye çalışın. Yoğun bakım sürecinde size hizmet veren doktor, hemşire ve diğer sağlık personeli de sizin gibi insandır. Siz para verip özel hizmet satın alıyor olsanız bile şu bir gerçek ki, onlar sizin acınız gibi acı hissetmezler, edemezler de. Bir de bunun üzerine onların saatlerdir nöbetçi ve bitkin olabileceklerini de unutmayınız. Olabildiği kadar en nazik sözleri kullanın. Evet, aldanmaya ve sömürülmeye müsait görüntü de vermeyin ama acınızı personelden çıkarmanız doğru değildir. Kadere imanınızı unutmayın! O gün sabırla hareket etmeyecektiniz de ne zaman edecektiniz? Hastanızın özellikle birinci dereceden yakını olan akrabalarınızı bilgilendirin. Hastanızla ilgilenirken mesela onun eşi gibi onun açısından bir sorumluluk taşıdığı yakınlarını da hastane dışında idare etmeyi, gerekli yönlendirmeleri yapmayı ihmal etmeyin. Hastanızın yoğun bakımda olmasını Allah Teâlâ’nın ona ve size imtihanı olarak görmelisiniz. Onu nasıl sabredeceği, sizi de ne kadar ibret alacağınız, ne kadar hizmet edebileceğiniz açısından imtihan etmeyi diliyor olabilir; böyle bir mantıkla bakınız. Hasta için dua edin, onu bilenlerden ve duasının kabul olacağını umduklarınızdan dualar talep edin. Asla duayı basit görmeyin. Belki duanız onu geri çevirmez ama ahiretini kazanması ve rahat ölmesi bakımından ona katkısı olur. Sizin yıkılmamanız da duanızla gerçekleşebilir. Hurafeler ve tıp dışı takıntılar uzak durmanız gereken işler olarak bilinmelidir. Mümkün olduğu kadar hasta için dua ve Kur’an okunması en doğru işiniz olsun. Onun yanında veya gıyabında okuyabilirsiniz, okutabilirsiniz. Samimi bir niyetle ve ticari boyutu olmadan okunan Kur’an, hastanızı biiznillah bulur. Özellikle şu sure diye okunması gereken bir yer yoktur. Bildiğiniz bütün zikirleri yapabilir, yapabildiğiniz duaları yapar ve Kur’an’ımızın her yerini sesli veya sessiz okuyabilirsiniz. Hastanızla alakalı en ağır habere de hazır olun, onun evine dönüp sizinle kahvaltıda şakalaşması sahnesine de hazır olun. Bu bakış, sizin hayatı mümince yaşamanız anlamına gelecektir.
Bir kız çocuğu evlendikten sonra eşinin emrinde olur. Annesinin ona “şurada kalacaksın, şunu yapacaksın” gibi talimat vermeye hakkı olmaz. Annesine karşı yapabildiği kadar hürmet eder, elinden geleni yapar gerisinden mesul olmaz. Sen annene karşı yanlış denebilecek bir iş yapma gerisinde sorumlu olmazsın biiznillah.
Bebeğinin sütü azalan veya emzirdiği için kendi sağlığı sıkıntıya giren kadın orucunu açabilir ve o açtığı orucu daha sonra kaza eder sadece. Allah Teâlâ anneliğinizi mübarek kılsın.
Mesafeli ve seviyeli ol ama sılayırahimi koparma, kötü konuşma, kırıcı ve itici olma.
Doğumu yaklaşmış kadına maddi/manevi destek için yapılan bir faaliyetin adıdır bu. Esasen bunda bir sakınca olmaması gerekir. Neticede hamile bir kadına destek toplantısıdır ama toplantının içeriğinde, tüketilen gıda türlerinde, kadın kadına da olsa mahremiyet kurallarına dikkate göre hüküm de değişir. Batı kaynaklı ve işlemli bu uygulamanın Müslümancasını yapabiliriz. Öylece riskten de kurtulmuş oluruz.