Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben zamanında anneme ve babama çok saygısızlık ettim. Kardeşlerim de bu yüzden benden nefret ediyor ama artık tevbe ettim. Şimdi onlara karşı çok saygılı ve yumuşak huyluyum. Hergün onların işlerini yapıyorum ve yardım ediyorum. Her isteklerine koşuyorum. Bunların yanı sıra ne kadar tevbe etsem de içim hiç rahat değil, geçmişim aklıma geldikçe ağlıyorum. Kapanmaz bir yara oldu benim için. Acaba bu işin çözümü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sen önce Allah’a karşı işlediğin kusurun tevbesini yap. Tevbeni koru. İbadetlerini aksatma. Sen böyle yaparsan Allah onların kalplerini yumuşatır.
Anne babanız başta olmak üzere üzdüğünüz insanların gönüllerini alıp Allah'a tevbe ederek telafi edebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Bak kardeşim, güzel kardeşim benim. Bu sözü keşke hiç kullanmasa idin, keşke! Sen hangi günahı hatta günahları yaptı isen yaptın, onları unut ve bana şimdiki tevbende ne kadar gerçekçi olacağını söyle. Sen “benim Allah’ım beni kabul etsin” istiyorsan o seni zaten kabul eder. Bunun garantisi senin tevbendeki garantidir. Her şey senin tevbenin gerçekçi ve kalıcılığında saklıdır. Allah’ın affı senin bütün hatalarından daha büyüktür. Yeter ki sen, pişman ol, terk et ve tekrar dönme. Birilerinin bir hakkı varsa sende onu onlara ver ya da helalliklerini iste. Asla gecikme, hemen şimdi gir bu yola. Bu soruları sana şeytan sordurtuyor. Seni bir gün daha fazla bataklığında tutmak istiyordur. Allah nice büyük günahlar işleyenleri affetti. Üstelik de onlar daha sonra sayılı kullardan oldular. Hiç bekleme. Gerçek ve samimi bir tevbe ile başla bu güzel dönüşüme. Hemen. Seni affı ve rahmeti ile kuşatan bir Allah bulacaksın. Sakın gecikme.
a- Bu meseleyi zamana yay, daha kolay çözülür. b- Senin ailen önceliğin olmalı.
Önce tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeni ebedileştir. Tekrarını asla hayal bile etme. Ve bunu annen baban dâhil herkesten gizle. Sus. Sus. Sus.
anne konusundaki diğer fetvalar
“Olmaz” dememesi bir izindir, kullanabilirsiniz.
Müslüman bir kadının hamilelik dönemi biiznillah olduğu gibi bereket ve hayırdır. Özellikle hamile için bir dua veya sure yoktur. Sabredin, doktorunuzun tavsiyelerine dikkat edin. Gıdanız muhakkak helal olsun. Çokça dua edin, zikredin. Allah’tan hayır umun. İnsanların ileri geri konuşmalarına kulak asmayın. Çokça Kur’an okuyun, zikir yapın. Allah yardımcınız olsun.
Doğumu yaklaşmış kadına maddi/manevi destek için yapılan bir faaliyetin adıdır bu. Esasen bunda bir sakınca olmaması gerekir. Neticede hamile bir kadına destek toplantısıdır ama toplantının içeriğinde, tüketilen gıda türlerinde, kadın kadına da olsa mahremiyet kurallarına dikkate göre hüküm de değişir. Batı kaynaklı ve işlemli bu uygulamanın Müslümancasını yapabiliriz. Öylece riskten de kurtulmuş oluruz.
Anne babanın ağır hizmeti için sünnet namazlar bırakılabilir. Ancak bunu: Buradaki “ağırlık” nispi bir durumdur yani kişiden kişiye, durumdan duruma göre değişir. Aman dikkat edin ve keyif bozulmasına ağır demeyin. Genelleştirmeyiniz, Farzları asla buna benzetmeyiniz.
Bebeğinin sütü azalan veya emzirdiği için kendi sağlığı sıkıntıya giren kadın orucunu açabilir ve o açtığı orucu daha sonra kaza eder sadece. Allah Teâlâ anneliğinizi mübarek kılsın.
Bir kız çocuğu evlendikten sonra eşinin emrinde olur. Annesinin ona “şurada kalacaksın, şunu yapacaksın” gibi talimat vermeye hakkı olmaz. Annesine karşı yapabildiği kadar hürmet eder, elinden geleni yapar gerisinden mesul olmaz. Sen annene karşı yanlış denebilecek bir iş yapma gerisinde sorumlu olmazsın biiznillah.