Fetva Meclisi
Soru
Hocam annemle babam çok yaşlı ve ben bazen onların hizmeti için sadece farz namazlarımı kılıyorum. Elimden geldikçe de sünnetlerimi de kılmaya çalışıyorum ama pek düzenli olmuyor. Bu da vicdan azabı çekmeme sebep oluyor. Bunun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Sünnet'lerini iki açıdan ele alabiliriz. Birinci açı, O'nun kimliğini ve bize vermek istediği mesajın genelini yansıtan açıdır ki, bu açıdan Sünnet'i basit görmenin ucu kâfir olmaya kadar gidebilir. İkinci açı ise, farz, vacip olmayan hükümler anlamına gelen Sünnet açısıdır. İkinci açıdan bakıldığında yani farz vacip olmayan hükümler açısından bakıldığında, bir Müslüman'ın Sünnet olan ibadetleri yapmadığı için 'farzlar gibi' hesaba çekileceğini söyleyemeyiz. Bu durum, onun ecir kaybetmeyeceği anlamına da gelmemektedir elbette.
Farzları ihmal etmeyin, ihmal gibi bir durum olursa hemen kaza edin. Sünnetleri de yavaş yavaş yerine oturtmaya çalışın. Mesela sabah namazının sünnetini hemen yerine oturtun. Sonra öğlenin ilk sünnetini... gibi bir plan yapın. Meraklanmayın, düzelir bu biiznillah. Mezhebi de dert etmeyin, yaşadığınız yerde hangi âlimler yaşıyorsa onların mezhebi gibi yaşamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Sadece farzları ve vitir namazını kılan bir mü'min, hiç sünnet kılmamış olsa bile namaz borcundan kurtulur. Günaha da girmez. Sünnet namazlarla kazanılan büyük ecir deryasından mahrum olmuş olur. Bunu sürekli değil de sizin durumunuzda olduğu gibi yoğunluk anlarında veya vakit sıkışması gibi durumlarda yapanın ise hiçbir zararı olmaz. Allah'a emanet olun.
Bu durumlarda namazın sünnetlerini kılmayabilirsin. Bebeği de önüne koyup gözünün önünde tutarak sadece farzları kılarsın. Endişelenme, biiznillah kısa bir zamanda bu sıkıntı geçer. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin.
Bir işte çalışan mü'min, iş yerinde namazları kılacaktır. Mü'min çalıştıran işveren, onun namaz kılacağını bilerek işe almıştır onu. Bu sebeple iş yerinin namaz kılmaya mani olmasını kabul etmeyiz. Yalnız işçinin de mesai anında iken namaz kılmak için camiye dışarı çıkması ve vakti uzatacak şekilde kılması da doğru olmaz. Abdestini önceden alarak ve sadece farzları kılarak kısa bir zamanda işine de zarar vermeden namaz vazifesini bitirebilir. Bu nedenle kritik işlerdeki mü'minlerin sadece farzları kılması yönünde bir tavsiyede bulunulabilir. Eğer iş ortamı açısından bir sıkıntı oluşmuyorsa elbette sünnetler de eda edilmelidir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Önce farzlardan kurtulma yolunu bul ama bu mesele bir İRADE MESELESİDİR. Namazda böyle olan esasen her işinde bir irade zafiyeti içinde demektir. Azminizi güçlü tutmaya çalışın. Çevrenizi yenileyin. Çok dua edin. Bir ders halkası bulup ona katılın.
anne konusundaki diğer fetvalar
“Olmaz” dememesi bir izindir, kullanabilirsiniz.
Şu anda onlara karşı olman gerektiği gibi isen, onlar da senden razı iseler, tevbeni de yaptı isen korkma ve yoluna devam et. Allah tevbenden sonra geçmişinle seni helak etmez.
Müslüman bir kadının hamilelik dönemi biiznillah olduğu gibi bereket ve hayırdır. Özellikle hamile için bir dua veya sure yoktur. Sabredin, doktorunuzun tavsiyelerine dikkat edin. Gıdanız muhakkak helal olsun. Çokça dua edin, zikredin. Allah’tan hayır umun. İnsanların ileri geri konuşmalarına kulak asmayın. Çokça Kur’an okuyun, zikir yapın. Allah yardımcınız olsun.
Doğumu yaklaşmış kadına maddi/manevi destek için yapılan bir faaliyetin adıdır bu. Esasen bunda bir sakınca olmaması gerekir. Neticede hamile bir kadına destek toplantısıdır ama toplantının içeriğinde, tüketilen gıda türlerinde, kadın kadına da olsa mahremiyet kurallarına dikkate göre hüküm de değişir. Batı kaynaklı ve işlemli bu uygulamanın Müslümancasını yapabiliriz. Öylece riskten de kurtulmuş oluruz.
Bu soruda anne babanın çocuğu üzerindeki hakkı ve çocuğun itaatini genel olarak sormuyor olmalısınız. Zira onların hakları konuşulamayacak bir haktır. Allah’ın hakkını yok saymak veya çocuğuna açık bir zulüm yapmak gibi bir aşırılık olmadıkça onlara itaat mecburidir. Eğer anne baba veya biri çocuğunun evliliğine dinen haklı bir gerekçeye dayanarak engel getiriyorlarsa çocuk itaat etmek zorundadır. Mesela kaldıramayacağı veya yaşadığı örfe göre başına bela olacak bir evlilik peşinde ise böyle bir durumda anne babanın engellemesi esasen çocuk lehinedir, çocuk da buna itaat etmelidir. Normal bir evliliği basit sebepler veya keyfi nedenlerle engelliyorlarsa çocuğun itaat etmesi farz olmaz. Yine de çocuğun bereket kapısını kapatmamaya özen göstermesi evla olandır.
Bebeğinin sütü azalan veya emzirdiği için kendi sağlığı sıkıntıya giren kadın orucunu açabilir ve o açtığı orucu daha sonra kaza eder sadece. Allah Teâlâ anneliğinizi mübarek kılsın.