Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir aylık bebeğim var. Namaz vakitlerinde huysuz olduğu ve başında durmak zorunda kaldığım zamanlar oluyor. Bu şekilde bir vakit namazını kaçırabilecek duruma geliyorum. Acaba bebeğimi ayağımda sallarken oturarak namazımı kılsam uygun olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Farzları ihmal etmeyin, ihmal gibi bir durum olursa hemen kaza edin. Sünnetleri de yavaş yavaş yerine oturtmaya çalışın. Mesela sabah namazının sünnetini hemen yerine oturtun. Sonra öğlenin ilk sünnetini... gibi bir plan yapın. Meraklanmayın, düzelir bu biiznillah. Mezhebi de dert etmeyin, yaşadığınız yerde hangi âlimler yaşıyorsa onların mezhebi gibi yaşamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ işininiz kolay kılsın, size de yavrunuza da afiyetler ihsan etsin. Hamilelik dönemi ve özellikle de sona yakın dönem bir zaruret dönemi olabilir. Belirttiğiniz şekilde hatta oturarak, olmazsa sandalyede veya yatakta namaz kılabilirsiniz. Çok zorlanırsanız sünnetleri kılmayabilirsiniz. Hiçbir şekilde sevabınızdan eksilme olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Abdestinizi tutmanıza ayakta durmanız engel oluyorsa en azından farzını ayakta kılmaya çalışmalısınız. Çünkü farzlarda ayakta durmak gücü yeten için farzdır. Bu farzı da yalnızca ayakta duramamak düşürür. Yani namazda ayakta duramazsanız oturarak kılabilirsiniz. Farzda da ayakta kılamayacak derecede abdestinizi tutamazsanız başka esneklikler (özür sahibi olma gibi) devreye girer. Sünnetleri ise sağlık durumunuz fark etmeksizin oturarak kılabilirsiniz.
Eğer namazla kastınız farz namazlar ise büyük bir hata ediyorsunuz. Sizden başka milyonlarca mü'min kadın/anne bebek büyüttüler o esnada tarlalarında çalıştılar. Evlerinin ve büyüklerinin hizmetlerini gördüler. Akşamları da ev halkının kazaklarını ördüler… Evet, bilhassa ilk çocuğunuz ise epeyce yorulacaksınız ama namazı geciktirmek yani o vakitte kılmamak düzeyinde hiçbir mazeretiniz olamaz. Belki dördüz filan büyütseniz bir anlam verebilirdik. Aynı şeyleri gusül için de söyleyebilirim. Bile bile siz yavrunuzun bereketini gideriyorsunuz ve ona zarar veriyorsunuz kendinizden önce. Lütfen bu yanlış düşüncenizi terk edin. Namaza sarılın ki vaktinize bereket gelsin, kalbiniz huzur dolsun, yavrunuz afiyet görsün.
Bir namazın vaktinin çıkmasına kalan vakit sadece farzı kılmaya yetecek kadar ise farzı kılmak, sünnetleri bırakmak gerekir. Rahat rahat sünnetler de kılınabilecekse sünnetleri kılmak evla olur. 45 dakika yeterli ve geniş bir vakittir, sünnetler öyle bir durumda kılınmalıdır. 15 dakika kadar kaldı ise sadece farz kılınmalıdır.
Aleykümselam. Başınızın dönmesi ve benzeri durumlarda namazı oturarak kılmanızda sakınca yoktur. Farzların dışındaki namazları ise hiçbir sakınca olmadan oturarak kılabilirsiniz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Mü'min vefat ettikten sonra ardından mü'min kardeşlerinin yaptığı dualar, istiğfarlar (Allah’tan onu affetmesini istemeleri), onun için verilen sadakalar, yapılan ibadetlerden ona sevap gitmesi için yapılan bağışlar biiznillah ona ulaşır; affına vesile olur, derecesini arttırır. Bunu özellikle de çocukları gibi yakınlarının yapması daha da kabule yakın olur. Yapmanız gereken en önemli işlerden birini yapıyorsunuz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Annene sahip çık. Bunu yaparken de onun bir harama bulaşmasına destek olma. Bunun için ne gerekiyorsa yapman gereken de odur.
a. Annelerin üzerimizdeki hakkının Allah’ın hakkından sonra geldiği bilmemiz gereken bir hakikattir. b. Annenin de isteklerinin hakkaniyet üzere olması gerekir. Zulüm ve batıl bir şeyi istemeye hakkı yoktur. c. Makul bir nedene dayanmadığı sürece bir insana kaynanayla görüşmeyeceği söylenmesi batıl bir istektir. Bu hususta annenize itaat etmeniz gerekmez. Görüşmenizi yapın ama onun gözüne batırmayın o görüşmeyi. Böylece onun gerilmesini de bir nebze önlemiş olursunuz.
Eşlerin çocuk yapmama konusunda anlaşmalarında bir sakınca olmaz, sakınca bu uygulamanın helal olmayacak bir yöntemle yapılmasında olur. Bizim eşlere tavsiyemiz ise şu olur: Fıtratı zorlamamaya bakın.
Kesinlikle öyle, sen yine Allah’ın sana emrettiği saygıyı göstereceksin. Annen, kendi insanlığında arıza gösterdi, onun hesabını Allah görecek. Sen ise kendi hesabın için varsın. Sen de annen gibi yaparsan yani üzerindeki insanlık görevini ihmal edersen sen de onun gibi olursun. Biz anne ve babalarımıza onlar hak ettiği için değil, Rabbimiz emrettiği için saygı duyuyoruz. Onların hak edip etmemesi onların üzerindeki bir sorumluluktur. Annene bir çocuğun göstermesi gereken saygıyı göster. Onun iyi olması için dua et. O kaybetti bari sen kaybetme!
Dinen bir insanın çocuğu olmayacağını bile bile evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Sonrasında pişman olup bir insanın huzurunu kaçırmaya karşı önceden çok iyi düşünmesi gerekir.