Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yedi aylık gebeyim zaman zaman karnımda şişkinlik ve sertlik oluyor. O vakitlerde namaz kılmakta çok zorlanıyorum. Secdede ve sonraki oturuşta bazen bacaklarımı açar vaziyette secdeye gidiyorum ve bacaklarım açık tahiyyat okuyorum. Bu namazıma bir sıkıntı verir mi? Bir de böyle zamanlarda her zaman olmamak üzere oturarak kılma iznim var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, yavrunuz mübarek olsun. Doktorunuza danışarak alacağınız cevaba uygun olarak rahat edeceğiniz gibi kılabilirsiniz.
Aleykümselam. Yine oturarak kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Bu durumlarda namazın sünnetlerini kılmayabilirsin. Bebeği de önüne koyup gözünün önünde tutarak sadece farzları kılarsın. Endişelenme, biiznillah kısa bir zamanda bu sıkıntı geçer. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin.
Namazın rükünlerinden herhangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (el-Bakara, 2/286), gücü aşan veya ağır meşakkat oluşturan durumlar için kolaylaştırma yoluna gidilmiştir. (el-Bakara, 2/185) Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabîye “Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere yatarak kıl.” (Buhârî, Taksîru’s-salât, 19 [1117]) buyurmuştur. Hamile kadınlar özellikle farz namazlarını aslî şekliyle kılmaya çalışmalıdır. Zira nafile namazların oturularak kılınması caiz olsa da farz namazların, geçerli bir mazeret olmadığı sürece oturarak kılınması caiz değildir. Ancak hamile bir kadının, namazı aslî şekliyle kılması, zorluk ve meşakkate sebep oluyor ya da bebek için risk oluşturuyorsa farz namazlarını da yere veya sandalyeye oturarak îmâ ile kılması caiz olur. ((Detay için bk. "Ayakta duramayan veya secde yapamayan kişi namazını nasıl kılar?" başlıklı Kurul Kararı – 2026/10)
Selamünaleyküm. Namazı aslına en yakın olarak nasıl kılabiliyorsanız o şekilde kılın. Endişelenmeniz gerekmez. Ellerinize secde şekli vermeniz de gerekmeyen bir iştir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan etsin. Namazı, iyileşmenize engel olmayacak şekilde nasıl kılabiliyorsanız öyle kılabilirsiniz. Buna yatarak kılmak da dâhildir.
farz konusundaki diğer fetvalar
Haramlardan uzaksan, farzları yerine getiriyorsan öyle bir tehlike yoktur. Özellikle riyadan ve ibadet üzerinden menfaat kırpmaktan da uzak durunuz. Bir de hayatı, geçirdiğiniz yirmi dokuz yıldan ibaret görmeyiniz. Önünüzde neler var bilemezsiniz.
Önemli olan namaz borcundan kurtulmaktır. İster namaz sayısı itibariyle kurtulun, isterseniz de gün sayısı itibariyle kurtulun. Vitir kazaya kalınca o da diğer namazlar gibi her vakitte kaza edilebilir ama normal vitir yatsı kılınınca kılınabilir. Onun vakti yatsı sonrasıdır.
Kesinlikle bu durumun farz namazlarla bir alakası yoktur. Bu, gece teheccüd namazına kalkanlarla alakalıdır.
Seferi durumda iken kısaltılmış olarak namazı kılan biri evine ulaştığında vakit çıkmamış ise o namazı yeniden kılması farz olmaz. Kılarsa müntehap bir iş yapmış olur.
Yayladaki eviniz size ait ise sizin yaylada bulunduğunuz süre ORALI gibi kabul edilir. Aile olarak orada bulunduğunuz sürece namazları tam olarak kılarsınız. Oraya giderken YOL ESNASINDA ise seferi sayılırsınız. Yaylada sizi ziyarete gelen birisi için ise bu geçerli değildir.
Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.