Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir hadiste "Sizden biri, namazda uyuklamaya başlayınca uykusu gidinceye kadar yatsın. Zira uykulu uykulu namaz kılan kimse, istiğfar etmek isterken kendi kendine küfreder." buyurulmuştur. Bu hadis nafile namazlar hakkında mı ele alınmalı yoksa farz namazlar için de geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Teheccüd namazı için uyuma şartı yoktur; fazileti vardır. Fazileti de gece olması dolayısıyladır. Sahur için kalktığınızda da teheccüd kılabilirsiniz. Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.
Namaza niyet, kişinin hangi namazı kıldığını bilerek namaza durmasıdır. Sizin zikrettiğiniz şekilde sesli yapılan niyet, niyetin esası değildir. Şöyle de diyebiliriz: Namaza durduğunuzdan itibaren herhangi bir an, hangi namazdasınız sorusuna hemen şu namaz diyebiliyorsak namaz ve niyet tamam demektir. Allah kabul etsin.
Her ikisini de yapmanız mümkündür ama uçakta koltukta oturarak namaz kılabilirsiniz. Uçak indiğinde namaz vakti geçecek ise koltukta otururken kılın.
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Uyuyanı namaza kaldırma konusunda uyanık olanların sorumluluğunu şu şekilde özetleyebiliriz: Uyuyan kimse cemaate gitmesi şart olmayanlardan biri ise mesela hasta veya kadın ise onun namaz kılınma vakti daralmaya başladığında yani uyanmazsa namazı kaçıracağı vakit girdiğinde uyandırılması farzdır. Bu uyandırmayı da onu gören kimse o yapmalıdır, onun üzerine farzdır. Cemaate gitmesi gerekenlerden biri uyuyorsa onun cemaate yetişecek şekilde uyandırılması Hanefi mezhebine göre yaşayanlar için müekked sünnettir. Namaz vakti çıktığı halde uyumaya devam eden biri yani o vakit üzerine kaza kalmış durumda olan birinin de uyandırılması gerekir. Çünkü namazın kazası da vakit geçirilmeden yapılmalıdır. Kendisine namaz farz olmayan küçüklerin uyandırılması ise müstehaptır. O anki duruma göre uyandırılır veya uyumasına devam etmesi sağlanır. Nafile namazı kaçırmasın diye uyuyanın uyandırılması farz değildir. Ağır uyku bozukluğu sorunu yaşayan ve uyandığında tekrar uyuması zor olan birisinin uyandırılması durumunda bu sorun yaşanacaksa uyandırılması gerekmez. O ağır hasta durumunda kabul edilir. Psikiyatrı türünden ağır hastaların durumu uyandırılmasında sakınca görüldüğünde uyandırılmayabilirler. Uyandırmakla ilgili sorumluluk, mükellef olan herkestedir. Baba ve anne öncelikli olabilir. O konumda büyük ve sorumlu kabul edilen kimse önce o sorumludur. Sonra da diğerleri.
Teheccüdü uyuduktan sonra uyanıp kılmak esas olandır. İmsaktan önce ne zaman kılınsa yine teheccüd olur inşaallah.
farz konusundaki diğer fetvalar
Önemli olan namaz borcundan kurtulmaktır. İster namaz sayısı itibariyle kurtulun, isterseniz de gün sayısı itibariyle kurtulun. Vitir kazaya kalınca o da diğer namazlar gibi her vakitte kaza edilebilir ama normal vitir yatsı kılınınca kılınabilir. Onun vakti yatsı sonrasıdır.
Haramlardan uzaksan, farzları yerine getiriyorsan öyle bir tehlike yoktur. Özellikle riyadan ve ibadet üzerinden menfaat kırpmaktan da uzak durunuz. Bir de hayatı, geçirdiğiniz yirmi dokuz yıldan ibaret görmeyiniz. Önünüzde neler var bilemezsiniz.
Seferi durumda iken kısaltılmış olarak namazı kılan biri evine ulaştığında vakit çıkmamış ise o namazı yeniden kılması farz olmaz. Kılarsa müntehap bir iş yapmış olur.
Yayladaki eviniz size ait ise sizin yaylada bulunduğunuz süre ORALI gibi kabul edilir. Aile olarak orada bulunduğunuz sürece namazları tam olarak kılarsınız. Oraya giderken YOL ESNASINDA ise seferi sayılırsınız. Yaylada sizi ziyarete gelen birisi için ise bu geçerli değildir.
Allah Teâlâ işininiz kolay kılsın, size de yavrunuza da afiyetler ihsan etsin. Hamilelik dönemi ve özellikle de sona yakın dönem bir zaruret dönemi olabilir. Belirttiğiniz şekilde hatta oturarak, olmazsa sandalyede veya yatakta namaz kılabilirsiniz. Çok zorlanırsanız sünnetleri kılmayabilirsiniz. Hiçbir şekilde sevabınızdan eksilme olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.
Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.