Fetva Meclisi
Soru
Öğlen vakti girince trende namazı seferi olarak kıldık ama sonradan baktık ki memlekete vardığımızda henüz vaktin çıkmasına yarım saat var. Bizim namazı Ankara’ya varınca tam kılmamız mı daha doğru olurdu bunu merak ettik.
Cevap
Benzer fetvalar
Caiz olmasına caiz olur ama o vakit çok geç. Bir saat kadar ertelemeniz yeterli olmalıdır. Özellikle de cemaati kaçırmamaya özen göstermelisiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Namazı hayatımızın esası olarak görmemiz şarttır. Prensip olarak namazı sorun etmeyen bir iş bulmaya çalışalım. Onu buluncaya kadar da namazı kılınması caiz olan her yerde kılabilir. Sadece farzlarını kılabiliyorsak o da olur. Tuvaletin, bir seccade serilecek kadar mekânı varsa orada namaz kılabilirsiniz. Ama namazı daha onurlu tutan iş bulun. Allah'a emanet olun.
Asla böyle bir mazeretle namaz bölünemez. Neticede dört rekâtlı bir namaz kılacaksın. Bilemedin beş dakikadır kılınması. İnsan, tuvalet ihtiyacı için bile o kadar süre bulabilir. Kendinizi ezik hissetmemeye çalışın.
Selamünaleyküm. Seferilikte vakit bulunsun veya bulunmasın namaz, seferilik şartlarına göre kılınır.
Selamünaleyküm. Konya’daki babanızın evinde sizin de bir odanız en azından varsa ve oraya gittiğinizde babanız yokken bile açıp girebiliyorsanız orada seferi olmazsınız. Sadece iki şehir arasında seferi olursunuz. Eşiniz de size bağlıdır zaten.
Daha önce kaza namazı olmamış biri isen önce kazaları kılarsın. Daha önce beş vakitten fazla kazaya kalmış namazın oldu ise serbestsin, kazaları da kılabilirsin, vakit namazını da.
farz konusundaki diğer fetvalar
Yayladaki eviniz size ait ise sizin yaylada bulunduğunuz süre ORALI gibi kabul edilir. Aile olarak orada bulunduğunuz sürece namazları tam olarak kılarsınız. Oraya giderken YOL ESNASINDA ise seferi sayılırsınız. Yaylada sizi ziyarete gelen birisi için ise bu geçerli değildir.
Kesinlikle bu durumun farz namazlarla bir alakası yoktur. Bu, gece teheccüd namazına kalkanlarla alakalıdır.
Önemli olan namaz borcundan kurtulmaktır. İster namaz sayısı itibariyle kurtulun, isterseniz de gün sayısı itibariyle kurtulun. Vitir kazaya kalınca o da diğer namazlar gibi her vakitte kaza edilebilir ama normal vitir yatsı kılınınca kılınabilir. Onun vakti yatsı sonrasıdır.
Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.
Haramlardan uzaksan, farzları yerine getiriyorsan öyle bir tehlike yoktur. Özellikle riyadan ve ibadet üzerinden menfaat kırpmaktan da uzak durunuz. Bir de hayatı, geçirdiğiniz yirmi dokuz yıldan ibaret görmeyiniz. Önünüzde neler var bilemezsiniz.
Allah Teâlâ işininiz kolay kılsın, size de yavrunuza da afiyetler ihsan etsin. Hamilelik dönemi ve özellikle de sona yakın dönem bir zaruret dönemi olabilir. Belirttiğiniz şekilde hatta oturarak, olmazsa sandalyede veya yatakta namaz kılabilirsiniz. Çok zorlanırsanız sünnetleri kılmayabilirsiniz. Hiçbir şekilde sevabınızdan eksilme olmaz. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.