İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim ufak bir bebeğim var. Evde yalnız olduğum için çoğu zaman namazım geçiyor kılamıyorum. Çok nadir guslü de geciktiriyorum onunla ilgilendiğim için. Bir günahı var mıdır?

Cevap

Eğer namazla kastınız farz namazlar ise büyük bir hata ediyorsunuz. Sizden başka milyonlarca mü'min kadın/anne bebek büyüttüler o esnada tarlalarında çalıştılar. Evlerinin ve büyüklerinin hizmetlerini gördüler. Akşamları da ev halkının kazaklarını ördüler… Evet, bilhassa ilk çocuğunuz ise epeyce yorulacaksınız ama namazı geciktirmek yani o vakitte kılmamak düzeyinde hiçbir mazeretiniz olamaz. Belki dördüz filan büyütseniz bir anlam verebilirdik. Aynı şeyleri gusül için de söyleyebilirim. Bile bile siz yavrunuzun bereketini gideriyorsunuz ve ona zarar veriyorsunuz kendinizden önce. Lütfen bu yanlış düşüncenizi terk edin. Namaza sarılın ki vaktinize bereket gelsin, kalbiniz huzur dolsun, yavrunuz afiyet görsün.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bunu abartmanıza gerek yoktur. Tam bir banyo yapmanız gerekmez. Hızlı bir duş da yeterlidir. Bütün bedeninizin ıslanmasını ölçü alarak girin banyoya. Normal bir banyo/gusül yirmi dakika ise yeterli olacak kadar gusül beş dakikayı geçmez. Ürkerek bakmanıza gerek yoktur. Bir başka husus da şudur: Bu istek sürekli değildir merak etmeyin. Bir süre sonra ikiniz de bu isteğinizde gevşeyeceksiniz, ara vereceksiniz.

Ben namaz kılmaya yeni başladım. Farz namazlarımla birlikte bu yaşa kadar kılmad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz, farzların en büyüğüdür. Ama aynı zamanda dinimiz insana merhamet eder. Ayakta kılamayana oturarak, oturamayana yatarak, hatta göz işaretiyle kılma ruhsatı verilmişse, bu bize bir şey anlatır: “Allah senden az da olsa kul olmanı istiyor, hiç kopmamanı istiyor.” Senin durumun, bu ruhsatların verildiği zorluk hâllerine çok yakın hatta içindedir. Serumla beslenmek, mide bulantısından hiçbir şey yiyememek, neredeyse baygınlık hâlinde yaşamak… Bunlar fıkhen de “mazeret” sayılabilecek şeylerdir. Fakat bu mazeret, namaz tamamen terk edilsin diye değil, namaz hafifletilmiş şekilde eda edilsin diye verilir. Bu durumda senin yapacağın şey kılamadığın namazları kaza etmektir. Tevbe edeceksin: “Bir daha böyle olursa bile seni bırakmam Ya Rabbi!” diye bir söz vereceksin. O namazları kaza ederken “Her biri sana olan sevgimin ispatı Ya Rabbi!” diyeceksin. O zaman kazaya kalmış bir yük değil, sevapla dolu bir yol olur. Günah noktasında içini kemiren şey şu olabilir: “Ben namazı kılamadım acaba namaz kılmayan biri gibi mi oldum?” Hayır, bu senin gibi pişmanlıkla dolu, kalbi Allah’a bağlı bir anne için geçerli değil. Allah Teâlâ kalpleri de bilir, niyetleri de. Namazı umursamayanla, “Kılamadım Rabbim affet!” diyen bir olur mu? Şunu unutma, Allah seni bırakmaz. Bu süreçten güçlenerek çıkacaksın. Hem anne olmanın sorumluluğu hem de kulluğun ağırlığı seni bir zirveye taşıyacak inşaAllah.

Hocam biliyorum, namazın bahanesi olmaz, gerektiğinde gözle bile kılınabileceğin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumlarda namazın sünnetlerini kılmayabilirsin. Bebeği de önüne koyup gözünün önünde tutarak sadece farzları kılarsın. Endişelenme, biiznillah kısa bir zamanda bu sıkıntı geçer. Allah Teâlâ size de yavrunuza da afiyetler versin.

Hocam bir aylık bebeğim var. Namaz vakitlerinde huysuz olduğu ve başında durmak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbim sağlık ve afiyetle evladınızı kucağınıza almanızı nasip eylesin. Hassasiyetiniz için ayrıca sizi tebrik ederim. Doğum sancıları doğum evrelerine göre kişiden kişiye değişmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken ilk husus, doğum başlama nişanesi olan doğum suyu veya doğumdan önce gelen kanama ile lohusalık başlamaz. Çocuğun yarısından fazlasının ya da tamamının dışarı çıkması ile lohusalık başlar. Dolayısıyla, namaz vakti girdiğinde doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, doğum gerçekleşmediği takdirde o namaz vakti ile sorumludur, kılması üzerine farzdır. Doğum gerçekleşmeden doğum suyu ya da kanaması gelen kadın, vakti giren namazı kılmak için abdest almalıdır. Çünkü gelen sıvılardan dolayı kadın özür sahibi olmuş olur. Doğum sancısı, çıldırtan, baygınlık seviyesinde de olabilir. Bu durumda kadın kendinde olmadığı takdirde onun namazı eda etmesi sağlıklı birinin namazı kılması gibi olmayacaktır. Namazı sonradan kaza etmesi bile söz konusu olabilir. Ancak bunun tıbben çok istisnai bir durum olduğu bildirilmektedir. Namazın böylesine bir konumda bile ihmalinin söz konusu olmaması sizi henüz hamileliğin başında iken tefekküre götürmelidir. Şimdiden doğum sancıları eşliğinde kılacağınız namazın huşusunun kim bilir nasıl da fazla olacağını hayal etmelisiniz. Sancının seviyesine göre namazın farzlarını yerine getirecek şekilde namaz eda edilmelidir. Güç yetirilebiliyorsa namaz tamamı ile güç yetirilemiyorsa sadece farzları ile kılınmalıdır. O anki takatiniz bunu belirleyecektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi istisnalar hariç tıbben de kadının böylesine hassas bir anda namazını eda etmesine engel bir durum söz konusu değildir.

Ben şu an hamileyim ve Allah izin verirse 4 ay sonra doğum var. Namazlarımı kılm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz vakitli olarak farz kılınmıştır. Namazı kendimize göre değil kendimizi namaza göre ayarlamaya çalışalım. Allah yardımcınız olsun. İşiniz zor. Zorlandığınız vardiyada saatinizi sabah namazına göre ayarlayıp istirahat edin. Kalkmaya çalışın. Kalkabilirseniz kılın. Kalkamazsanız kazasını kılarsınız. Fakat her hâlükârda sabah namazına kalkma mücadelenizin olması gerekir.

Hocam maalesef günümüzün getirdiği şartlardan dolayı vardiyalı çalışıyorum, baze
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. En mühim ibadetlerimizden birisi, yavrularımızı secde ehli olarak yetiştirebilmektir. Becerebilir ve onları secde ehli yapabilirsek bu demek olur ki, biz ölsek de mezarda iken onlar bizim için çalışıyor gibi olacaklar. Yalnız buna ulaşmak kolay değildir. Sabredeceğiz. Şeytan bıkacak biz bıkmayacağız. Dediğiniz gibi bir planlama yapmanız güzel olur. Şöyle düşünün: Aklında namaz zevki ve ağırlığı bulunsun ama ufak tefek kaçamakları da olsun. Namazı sevmiyor ama sizden ötürü de aksatmıyor ise bu iyi bir sonuç değildir. Babası ile aranızda bu hususta münakaşa olmamasına dikkat edin. Sabredin ve kazanın.

Hocam, benim 12 yaşında bir kızım var büluğ çağına girdi. Namaz kıldırmaya çabal

abdest konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Küçük çocuklar için böyle bir ruhsat vardır ama reşit insan için yoktur. Abdestsiz Mushaf tutulmaz, muhakkak tutulacak ise bir kılıfla tutulabilir, mesela eldivenle olabilir.

Hocam internette okuduğum bir yazınıza göre hafızlık yapan çocuklar Kur’an’ı abd
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onları mest değil de bir sargı yani alçıya alınmış bir ayak sargısı gibi görebilirsiniz. Ayağı örten kısmı, ayağın tamamı ise çorabı mest gibi kullanabiliriz. Ayağın belli bölümü açık ise o açık olan bölümü yıkar gerisini mesh edersiniz. Bir ayağınıza giyiyorsanız onu, ikisine de giyiyorsanız ikisini bu şekilde değerlendirin. Akşam evde rahat konumuna geçince çıkarırsınız ve ayağınızı yıkarsanız. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ size sabırlar versin.

Hocam ben de varis başladı ve doktorun tavsiyesi üzerine varis çorabı giyiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buna MEZİ denir. Mezi, gusül gerektirmez. Abdesti bozar, çamaşırı kirletir. Çamaşırınızda onun değdiği yeri yıkayıp temizleyin. Abdestinizi alın. Başka bir şey yok.

Hocam ben koşarken veya zıplarken pantolon sıkıştırması sonucu bir anlık zevk so
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, böyle bir hadis vardır ve bu hadis sahihtir. Hadisin emri de şöyledir: Pişmiş bir yemek yiyen abdest alsın. Bugünkü durumda ne anlamamız gerektiğine bakacak olursak durum şöyledir: Bu emir, sofraya oturup pişmiş yemek yiyenler için “hoş olma, güzel olma” niteliğinde bir emirdir. “Farz olma” niteliğinde bir emir değildir. Bunu ağzınızı ve ellerinizi yıkamalısınız şeklinde anlayan âlimler de olmuştur. Raşit halifeler dönemindeki uygulama bu özetlediğimiz şekildedir.

Sevgili hocam, ben bir hadis okudum. Hadiste ateşte pişen yemeğin ardından abdes
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sürekli gelen bir akıntı, özür sahibi olmayı gerektirir. İki namaz arası durmayacak kadar sürekli gelen akıntı için özürlü akıntısı deriz. Sıkıntıya gerek yoktur. Akıntıya rağmen abdest alıp namaz kılar. Her ezan vaktinde abdest alması yeterlidir.

Hocam idrar yolları enfeksiyonu olan veya ona benzer bir hastalık yaşayan ve ilt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Normal şehirlerde giyilen çorapların üzerine mesh olmaz. Ayakkabılara mesh edilebilmesi için ayakkabının mest gibi büyük olması yani mesh edilebilir nitelikte olması ve abdestli olarak giyilmiş olması şarttır. Mestlerin altında çorap olması veya olmaması sonucu değiştirmez.

Hocam kalın çorap üzerinden de mesh yapılabilir mi? Dağın ortasındayken ayağımız

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.