Fetva Meclisi
Soru
Hocam idrar yolları enfeksiyonu olan veya ona benzer bir hastalık yaşayan ve iltihaplı bir akıntı gelen kadın, abdest tutsun diye pamuk vb. kullanınca hastalığı daha kötü oluyor. Kullandığı pamuk vb. şeyler hastalıktan ötürü canını acıtıyorsa ne yapmalıdır? Pamuk kullanma hükmü bu durumda ne olur? Nasıl abdest almak gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının ön uzvundan beş türlü akıntı gelir. İdrar, âdet kanı, lohusalık kanı, istihâze (hastalık) kanı ve kan karışık olmayan beyaz ya da renksiz akıntı. Bunlardan ilk dördü için pamuk (tampon ya da kürsüf) bir şey ifade etmez: Meselâ hastalık kanı akıntısı bulunan bir kadın pamuk (tampon) kullanıp bu özür kanını bir süre kesmekle özürlü olmaktan çıkmaz. Beyaz ya da renksiz akıntıya gelince; bu hemen hemen bütün kadınlarda bulunan normal bir durumdur. “Akıntı” meselesi ile alakalı hükmü ayrıca şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli yani normal olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. Ancak bu husus başta da belirtildiği gibi normal olmayan akıntı için geçerlidir. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın bir bölümüne göre abdesti bozacağı bir bölümüne göre ise bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söylemektedir. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü daha fazla teyit etmektedir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymayanın kullanma zorunluğu yoktur. Dolayısıyla kürsüf kullanmak gibi bir zorunluluk yoktur. Tıp eğer bu uygulamanın zararlı olduğunu, daha riskli olduğunu söylüyorsa kürsüf yapılması hususunda hassas davranmak gerekir. Sağlıklı bir kadından gelen günlük akıntı abdesti bozmaz, dolayısıyla çamaşıra değdiğinde de necaset olmaz. Çünkü âlimlerin büyük bir bölümüne göre; sümük vb. gibi sayılmaktadır. Dolayısıyla pis sayılmamaktadır. Böyle bir durum sizde korku ve olumsuz bir etki bıraktıysa bir uzman psikologdan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Ancak bu durumun sizde yorgunluk sebebi olmasına, vesveseye götürmesine izin vermeyiniz. Allah’a emanet olunuz.
Sürekli kan akması sizin özürlü olmanız demektir. Özürlü olduğunuz sürece şöyle yapacaksınız: Her ezan vakti geldiğinde abdest alın. Başka bir abdest bozma durumu olmadıkça öbür ezan vaktine kadar KANAMA DEVAM ETSE DE abdestli sayılırsınız. Sakın bu nedenle namazı ihmal etmeyin. Geçmiş olsun.
Sızıntıyı engellemek için konan pamuk ve benzeri şeylerden dışarı sızma olmadıkça yani sıvı içeride kaldıkça abdeste mani yoktur. Yalnız, bu tür şeyleri sadece abdest açısından düşünmemek gerekir. Sağlık açısından da meseleye bakılmalıdır; doktorların zararlı gördüğü bir şeyi yapmamak gerekir.
Aleykümselam.Pamuk kullanıyorsanız böylece de kan dışarı çıkmıyorsa özürlü muamelesi yapmayın kendinize. Kanın pamukta görülmesi ise kanın çıkması değildir. O takdirde parmağını bantla kapatmış biri gibi olursunuz. Kan sürekli damlıyor veya sızıyorsa o zaman özürlü sayılırsınız. Geçmiş olsun.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetinizi iade buyursun. Âmîn. Fıkıh kitaplarımızda çok geniş bir yer tutacak şekilde yer alan bir konudur bu. SELESÜLBEVL/İDRAR AKINTISI olarak zikredilir. Bu da gösteriyor ki, insan için esik bir hastalıktır bu. Fıkıh kavramı olarak bunu, İNSANIN İSTEMİ DIŞINDA İDRARIN ÇIKMASI olarak tarif edebiliriz ve bu sadece idrar için değildir. Kan, mezi, meni, gaz kaçırma da bunun hükmüne dâhildir yani bunlarda da kontrol dışı çıkma olduğunda aynı hüküm geçerli sayılır. Buradaki durumu olağan dışı, sağlıklı olmama olarak görürüz ve bunu bir özür durumu kabul ederiz. Yalnız özür durumu sayılabilmesi için akıntının bir namaz vaktinden diğerine kadar sürekli denebilecek şekilde olması gerekir. Mesela, öğlen vaktinden ikindi vaktine kadar rahat bir tuvalet, abdest ve namazı eda edecek vakit kadar akıntının tamamen kesilmemesi durumu özür durumudur. Hanefi fukahası bunu bu şekilde değerlendirmiştir. İdrar damlaması olarak isimlendirilebilecek hastalık için de hüküm böyledir. Bu hastalığı şöyle tanımlayabiliriz: İdrar boşalmasından sonra beklese de damlacıklar bir nevi akıntı gibi devam ediyor kesilmiyor. Yalnız birkaç dakika beklemekle veya müdahale ile kesilen damlacıklar için bu hüküm geçerli olmaz. Bu özrü yaşayan Müslüman için şöyle bir kolaylık vardır: Her ezan vaktinde bir kere abdest alır ve bir dahaki namaz vaktine kadar bu akıntı nedeniyle abdesti bozulmaz. Başka bir nedenle abdesti bozulursa abdestini yeniler. Buna ÖZÜR SAHİBİ denir.
Özür sahibi insan, bir namaz vaktinden öbürüne kadar abdest alıp namaz kılacak kadar yaklaşık olarak yarım saat sorunsuz bir vakit bulamayışına yani kanama veya akıntısının o kadar da durmamasına verilen isimdir. Sizinki de böyle ise özür sahibi gibi davranabilirsiniz.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Normal şehirlerde giyilen çorapların üzerine mesh olmaz. Ayakkabılara mesh edilebilmesi için ayakkabının mest gibi büyük olması yani mesh edilebilir nitelikte olması ve abdestli olarak giyilmiş olması şarttır. Mestlerin altında çorap olması veya olmaması sonucu değiştirmez.
Suyun sizin için sakıncalı olduğu doktor tarafından söylenmiş veya siz bunu kendiniz tespit etmiş iseniz sudan uzak kalabilirsiniz. Ellerinizi yıkamazsınız. İnce bir eldiven giyerek diğer organlarınızı yıkarsınız. Abdestinizde de sakınca olmaz. Böyle yapın.
Bir namaz vakti geçme tehlikesi yoksa erteleyebilir. O durumda namazı geçirmektir sakıncalı olan. Eğer namaz vakti geçecekse “iş yok, güç yok namaz var” diyeceğiz.
Belirttiğiniz bölgeyi bir poşete geçirerek koruyup guslettirmeniz mümkündür.
Buna MEZİ denir. Mezi, gusül gerektirmez. Abdesti bozar, çamaşırı kirletir. Çamaşırınızda onun değdiği yeri yıkayıp temizleyin. Abdestinizi alın. Başka bir şey yok.
Evet, sizin anlattığınız bu görüntü boşanmayı makul duruma getiriyor ama sizin de duygusal bir karar verip vermediğinizi iyi bellemeniz gerekir. Muhakkak bir hakem ile karar verin. Şeytan iş bitikten sonra sizi pişman ettirebilir. İyi düşünün ve bir kere karar verin.