Fetva Meclisi
Soru
Hocam sürekli idrar sızıntısı hastalığı yaşıyorum. Yaşım kırkı geçtiği halde çocuk gibi hissediyorum kendimi. Benim durumumla alakalı ne söyleyebilirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin bahsettiğiniz durum ‘özür’ durumudur. Hanefi mezhebine göre: Akıntının abdesti bozup bozmaması açısından durumun değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle, koku, kaşıntı ve yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin olarak gelen, rengi yumurta akı şeklinde olan akıntı abdesti bozmaz. Çamaşıra ya da pet gibi malzemelere bulaştığında kirletmiş sayılmaz; necis değildir. Ancak böyle bir durumda takvaya uygun olan, abdesti yenilemektir. Bu renk dışında, akıntının sarı ya da yeşil gibi renklerde olması ise enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu tür akıntı necis sayılır ve abdesti bozar. Bir bayandan sürekli akıntı geliyorsa ve bu durum süreklilik arz ediyorsa, özür hükmü ortaya çıkar. Özür hâlinde ise her namaz vakti için abdest almak gerekir; çamaşırı değiştirmeye gerek yoktur. Gelen akıntının özür sayılabilmesi için, bir namaz vakti boyunca devam etmesi gerekir. Örnek verecek olursak; öğle ezanı okunduktan sonra ikindi ezanına kadar, abdest alıp namaz kılacak kadar bir süre akıntı durmuyorsa, ikindi vaktinin girmesiyle kişinin özür hâli başlamış olur. Bu durum ortadan kalkana kadar, kişi her vakit girdiğinde abdestini yeniler ve o vakit içinde ibadetlerini yerine getirir. Bu durumda, özür sebebi olan akıntının gelmesi abdesti bozmaz. Ancak abdestin bozulması başka bir sebeple (örneğin yellenme gibi) gerçekleşirse yeniden abdest almak gerekir. Kişi, o vakit içerisinde başka bir sebeple abdesti bozulmadığı sürece akıntı gelse bile ibadetlerine devam edebilir. Vakit çıktığında ise yeniden abdest alması gerekir. Örneğin abdesti aldıktan sonra, aynı vakit içinde farz namazı kıldıktan sonra abdesti gerektiren diğer ibadetleri yapmak için tekrar abdest almak gerekmez. Burada dikkat edilmesi gereken husus, vaktin çıkmasıyla abdestin bozulmasıdır. Hanefi mezhebi içerisinde rutin gelen akıntının abdesti bozmayacağı ile ilgili görüşler de vardır. Ancak bu ruhsat olarak kabul edilir. Çok zor ve abdest alınamayacak durumlarda bu görüşle de amel edilebilir.
Kızım, Allah Teâlâ sana afiyetler versin, derdine çare ihsan etsin. Geçmiş olsun. Bu durumda senin sıkıntı hissetmene gerek yoktur. Sana fıkıh ilminde ÖZÜR SAHİBİ denir. Sen özür sahibisin. Şöyle yapacaksın: Her ezan okunduğunda abdest alacaksın. Bir dahaki ezana kadar başka bir nedenle abdestin bozulmadıkça idrar kaçırsan da sen abdestli sayılırsın. Kılabildiğin kadar namaz kıl ve bütün ibadetleri yap. Şimdiki modern imkânlarla idrar sızmasını önlemek mümkün oluyor. O imkânlardan biri ile kendini koru. İnsanlara bir zararın olmaz. Hiçbir şekilde de vebale girmezsin biiznillah. Namazları cem etmene gerek yoktur, etmen de doğru olmaz. Tekrar geçmiş olsun.
Sürekli bir akıntı, gaz veya benzeri bir durum varsa ve bu durumu kontrol etmeniz mümkün değilse, "özür sahibi" sayılırsınız. Özür sahibi olan kişiler için özel hükümler geçerlidir. Özür sahibi olma şartları: Abdest aldıktan sonra, namaz vakti boyunca sizi rahatsız eden durum (örneğin, akıntı, gaz vb.) sürekli olarak devam ediyor ve engellenemiyorsa. Her namaz vakti en az bir kez tekrar ediyorsa her namaz vakti için bir abdest alırsınız. Bir namaz vakti içinde abdesti bozan durum (gaz, akıntı vb.) olsa dahi aldığınız abdestle o vaktin farzını ve nafilelerini kılabilirsiniz. Bu, özür sahipleri için kolaylaştırıcı bir hükümdür. Örneğin: Öğle vakti için abdest aldınız ve namaz kıldınız. O esnada midenizde hareketlenme veya kaçak bir durum oluştuysa, abdestiniz bozulmuş sayılmaz ve namazınızı devam ettirebilirsiniz. Ancak yeni vakit geldiğinde tekrar abdest almanız gerekir. Bu tür rahatsızlıklar, vesvese (aşırı şüphe) oluşturabilir. Eğer abdestinizi aldıktan sonra gerçekten kaçak olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi aşırı zorlamamalısınız. Vesvese ile hareket etmek hem sizi yorabilir hem de ibadetten soğutabilir. Özetle her vakit abdest alarak namaz kılmanız doğru bir uygulamadır.
İdrar konusunu ciddi tutmamız şarttır. Kabir azabına bile neden olacak bir konunun hafife alınması doğru olmaz. Ancak ciddiye almakla vesvese konusu yapmak arasında da bir denge çizgisi tutturmalıyız. Hedefimiz, bilerek tek bir damlanın bile çamaşırımıza damlamamasını sağlamaktır. Bunun için, tuvalette iken elle sıvazlayarak son damlamanın da kesildiğine kani olup öyle çıkılmalıdır. (Eğer iki namaz arasında kesilmeyecek kadar damlama gözle izlenecek şekilde devam ediyorsa zaten özürlü durumuna düşüldüğü için yeni bir durum söz konusu olacaktır.) Namaz kılmadan önce veya namaz esnasında bir damlama görülürse abdestin yeniden alınması gerekmektedir. Bu konuda vesveseye düşecek durumda olanlar, pamuk ve benzeri bir şey tıkamayı deneyebilirler. Ama bunun tıbben sakıncalı olması da muhtemeldir. Tıp kadar vesveseye kapı açması bakımından da doğru olmayabilir. İleri yaşlarda olmayanlar için idrar sızması çok yaygın bir durum değildir. Mesele ciddi tutulduğu sürece biiznillah bir sakınca olmayacaktır. Özellikle bu tür konuları, dinin bütünü gibi telakki eden anlayış neticede vesveseye götürmektedir. Dikkatli olalım. Allah'a emanet olun.
İstibra (idrar yolunu temizleme), erkeklerin idrar sonrası idrar yolunda kalabilecek damlacıkları gidermek için yaptığı bir temizliktir. Bu, dinimizde bir temizlik ve taharet kuralıdır. 🔸İstibradan sonra, şüpheye düşüp sürekli kontrol etmek şart değildir. Bir süre bekleyip (örneğin 1-2 dakika) istibra yaparak temizlenmek yeterlidir. Aşırı kontrol ve vesveseye düşmek, kolaylık sağlamak yerine zorluğa neden olur. 🔸İstibra yapmış ve abdest aldıktan sonra namaza başlamışsanız, idrar kaçtığını ancak fark ettiğinizde sorumlu olursunuz. 🔸İdrar kaçtığını fark etmediyseniz idrar kaçmış olsa bile abdestiniz ve namazınız geçerlidir. Şüphe üzerine hareket edilmez. 🔸İdrar kaçtığından emin olursanız abdest bozulmuş olur. Ancak bu durum sürekli tekrar ediyorsa, "özür sahibi" hükümlerine uyabilirsiniz. https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman Özetle, istibra sonrası namaza durup tekrar kontrol yapmanıza gerek yoktur. Eğer kaçmışsa ama fark etmeden kılmışsanız, namazınız geçerlidir. Bu konuda şüphe ve vesveseyi dikkate almayın.
Selamünaleyküm. Sürekli gelen akıntı, özür durumu demektir. Özür durumunda da her namaz vakti için bir abdest almak yeterlidir. Bunun dışındaki akıntı abdesti bozar. Buradaki sürekliliğin ölçüsü, iki namaz vakti arasındaki süre kadardır. Bu da yaklaşık olarak iki saattir.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Allah’a hamd olsun, teknoloji bir yandan insanın işini kolaylaştırırken bir yandan da dinimize ve dindarlığımıza hizmette kullanılabiliyor. Her ne kadar bu hususta çok geri kaldığımız söylenebilirse de şükürler olsun dikkat eden bir mü'min için bu aletlerden güzel hizmet alınabiliyor. Elbette cep telefonu içinde Mushaf yüklü olsa da bir Mushaf değildir ama mü'min mukaddesatına ne kadar hürmet ederse o kadar Rabbinin rızasını kazanır. Cep telefonunda Kur'an yüklü iken abdestli tutulup tutulmayacağı konusunda şunları söyleyebiliriz: - Cep telefonunu içinde ayetlerin de bulunduğu bir tefsire, dini kitaplara benzetebiliriz. Çünkü telefonun hafızasında Kur'an’dan başka pek çok şey daha vardır. Bu da dini kitaplara abdestsiz tutulabileceği fetvasına göre hareket etmemizi sağlar. Cep telefonunun içinde Kur'an ayetlerinin bulunması telefon cihazının kılıf gibi olmasını ortaya çıkarır. Bu durumda da abdestsiz tutulabilir. Cep telefonunun ekranında Kur'an okunabilecek şekilde hafızasındaki Mushaf açık iken abdestsiz tutulmamalı görüşü öne çıkarılabilir ki ihtiyat bakımından bu evla olandır. Yine de abdestsiz tutulamayacağını kati görüş olarak belirtemeyiz. Cep telefonu ile tuvalete girilmesi konusunda ise şunu tespit edebiliriz: Telefonun ekranı açık ve Mushaf görülüyorsa bunu caiz olamaz, saygısızlık bakımından en azından mekruh olur. Telefon kapalı iken ise cihazla tuvalete girilmesinin özellikle de güvenlik sorunu olan yerlerde sakıncası olmayacağını umarız. Kur'an ayetlerinden alarm veya zil sesi yapmanın caiz olmayacağını kati bir şekilde söyleyebiliriz. Cep telefonunu önüne koyup ona bakarak namazda zammısure okumak özellikle de farz namazlarda mekruhtur. Telefon veya benzeri bir cihazdan Kur'an okuruz ama ona okutup sevap beklememiz isabetli olmaz. Yine de telefon cihazından Kur'an dinlerken Kur'an dinleme edeplerine riayet edilmelidir.
İbadetler hayatımız ve ahiretimiz denebilecek bir ciddiyetle eda edilmelidir. Mezhepler tarihi süreçte gelişmiş fikir akımları değildir. Dinimizi anlama yolunda ortaya çıkmış yoğun içtihatların ve gayretlerin sonucudur mezhepler. İnsanların mezhepleri zevklerine alet etmeleri ve umursamaları umarız esasında dine karşı bir bakış gevşekliği değildir. Bu tür uygulamaları yapanları bir kereliğine ikaz etmek ve asla tartışmamak gerekir. Tartışmak onları daha inatçı ve daha kör takılış noktasına sürükler. Allah yardımcımız olsun.
Abdest alman ve kirlenen yeri temizlemen yeterlidir. O belirttiğin sıvı katı, yumurta sıvısı gibi olduğu zaman gusül gerekir.
Bu konuda daha önce yazdığımız bir cevabı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/kanalizasyon-sularinin-aritilarak-kullanilmasi-caiz-midir
Allah Teâlâ afiyetinizi size ihsan etsin. Her namaz vakti abdest almanız yapmanız gereken iştir. Bunun dışında zaten kullandığınız torbanın sizi kirletmesine dikkat ediyorsunuzdur. Özellikle torbayı boşaltmanız veya değiştirmeniz gerekmez. O sizde iken ve muhtemel akıntı devam ederken namazınızı kılın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Bunu meni geldi kabul etmek zorundayız. İdrar sıkıştırdığı için meni gecikmiş olmaktadır. Gusletmek durumundasınız. Oruçlu idiyseniz orucunuzu kaza edin.