Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim yaşım on dört, bazen öylece otururken veya bir şeyle uğraşırken birden cinsel organım sertleşiyor, artık bacağıma mı sürtülüyor anlamıyorum. Sıkıntıya kapılıp acaba bir şey geldi mi diye lavaboya gidiyorum. Küçük abdestimi yaparken beraberinde yapışkan bir sıvı geliyor acaba mezi mi meni mi yoksa vedi mi diye düşünüyorum. Gusül almam lazım mı bilmiyorum. Kafam allak bullak oluyor, buna bir açıklık getirirseniz mutlu olurum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Koyu renkteki sıvı MEZİdir. Mezi gusül gerektirmez. Abdest almanız ve kirlettiği yeri temizlemeniz yeterlidir.
Selamünaleyküm. Hemen evlenme sürecine girin. Başka türlü ayakta kalamazsınız. Gelen sıvı da MEZİdir. Mezi gusül gerektirmez. Kirlenen yeri temizleyin, abdest alıp namaz kılın.
Bu yaptığınızda bir sakınca yoktur. Gusül de bundan dolayı gerekmez.
Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası olup olmadığını tekrar düşününüz meni sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derecede sizi takıntı, vesvese durumuna götürüyorsa bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Daha geniş düşünmeli ve buna takılıp kalmamalısınız. Şeytan vesvesesiyle sizi ezmemelidir. Bu değerlendirmeniz isabetli değildir, sizi vesveseye götürebilir. Herhangi bir fıkhi hüküm de değildir. Çünkü sizin abdestli olmanız doğumun şartlarından değildir. Ayrıca Müslüman bir hanımefendi kirli değildir dolayısıyla çocuğunuzda böyle bir şeyin devamcısı değildir. Ki dinimizde kimse kimsenin günahını yüklenmez, bedel ödemez fıkıh bilmek hassasiyeti bize bunu öğretir. Çocuğun imanını etkilemesi gibi bir durum zan etmek olur. Dinimiz de zan üzere hareket etmeyen kuralları ve çizgileri net olan bir dindir elhamdülillah. Allah size ve ailenize afiyetler versin.
Bir kadından meni gelmedikçe ilişki dışındaki durumlar için gusül gerekmez. Meni ise kadından hemen gelmez. Kadının menisi daha sarımsı ve incedir. Pis kokar. Mezi ise meniden daha sıvı ve cinsel hareketlenmeden sonra gelen sıvıdır. Belirtmiş olduğunuz özellikler mezi tarifine daha çok uymaktadır. Gelen sıvının kesinlikle meni olduğunu düşünüyorsanız bu kadar sık gelemeyeceği için bir uzman üroloğa danışmalısınız. O, gelen sıvının mezi olduğunu söylerse bir sıkıntı yoktur mezinin dışarı çıkmasıyla sadece abdest bozulur gusül almanız gerekmez.
Selamünaleyküm. Şehvetli konular ve ortamlarda gelen sıvı ise mezi veya meni olabilir. Büyük ihtimalle mezidir ki, mezi guslü gerektirmez. Abdest almanız ve kirlenen yeri yıkamanız yeterli olur.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Bunu meni geldi kabul etmek zorundayız. İdrar sıkıştırdığı için meni gecikmiş olmaktadır. Gusletmek durumundasınız. Oruçlu idiyseniz orucunuzu kaza edin.
İbadetler hayatımız ve ahiretimiz denebilecek bir ciddiyetle eda edilmelidir. Mezhepler tarihi süreçte gelişmiş fikir akımları değildir. Dinimizi anlama yolunda ortaya çıkmış yoğun içtihatların ve gayretlerin sonucudur mezhepler. İnsanların mezhepleri zevklerine alet etmeleri ve umursamaları umarız esasında dine karşı bir bakış gevşekliği değildir. Bu tür uygulamaları yapanları bir kereliğine ikaz etmek ve asla tartışmamak gerekir. Tartışmak onları daha inatçı ve daha kör takılış noktasına sürükler. Allah yardımcımız olsun.
İmam kardeşimizin sözü biraz müphem kalmış, o şekilde amel etmenize gerek yoktur. Şöyle yapın: Açıkça akan bir sıvı görmedikçe AKMADIĞINI/AKMAYACAĞINI kabul edin. Namazı kılın. Asla bu konuda tereddüt etmeyin. Bundan sonra böyle yapın ve taviz vermeyin. Geçmiş olsun.
Sorunuzu şöyle anladık: Aybaşınız bittiği hâlde siz gusletmeyerek orucu erteleyeceksiniz. Eğer böyle ise kastınız sakın bunu yapmayın. Gusletmeyerek namazları ertelemiş olursunuz. Bu da en büyük günahlardan biri olarak sizi ezer maazallah. Bitince hemen gusledin, namazları kılın, orucunuzu tutun. Sakın ibadetlerle böyle planlar mantıklar üzerinden iş yapmayın.
Şeytan huzurunuzu bozmak ve eşinizle aranızı soğutmak için bunu yapıyor. Abdestli yatın ve asla bu rüyalarla ilgilenmeyin. Kimseye anlatmayın. Bir zaman sonra kurtulursunuz.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyetinizi iade buyursun. Âmîn. Fıkıh kitaplarımızda çok geniş bir yer tutacak şekilde yer alan bir konudur bu. SELESÜLBEVL/İDRAR AKINTISI olarak zikredilir. Bu da gösteriyor ki, insan için esik bir hastalıktır bu. Fıkıh kavramı olarak bunu, İNSANIN İSTEMİ DIŞINDA İDRARIN ÇIKMASI olarak tarif edebiliriz ve bu sadece idrar için değildir. Kan, mezi, meni, gaz kaçırma da bunun hükmüne dâhildir yani bunlarda da kontrol dışı çıkma olduğunda aynı hüküm geçerli sayılır. Buradaki durumu olağan dışı, sağlıklı olmama olarak görürüz ve bunu bir özür durumu kabul ederiz. Yalnız özür durumu sayılabilmesi için akıntının bir namaz vaktinden diğerine kadar sürekli denebilecek şekilde olması gerekir. Mesela, öğlen vaktinden ikindi vaktine kadar rahat bir tuvalet, abdest ve namazı eda edecek vakit kadar akıntının tamamen kesilmemesi durumu özür durumudur. Hanefi fukahası bunu bu şekilde değerlendirmiştir. İdrar damlaması olarak isimlendirilebilecek hastalık için de hüküm böyledir. Bu hastalığı şöyle tanımlayabiliriz: İdrar boşalmasından sonra beklese de damlacıklar bir nevi akıntı gibi devam ediyor kesilmiyor. Yalnız birkaç dakika beklemekle veya müdahale ile kesilen damlacıklar için bu hüküm geçerli olmaz. Bu özrü yaşayan Müslüman için şöyle bir kolaylık vardır: Her ezan vaktinde bir kere abdest alır ve bir dahaki namaz vaktine kadar bu akıntı nedeniyle abdesti bozulmaz. Başka bir nedenle abdesti bozulursa abdestini yeniler. Buna ÖZÜR SAHİBİ denir.