İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, rüyada cinsel rahatlama yaşadıktan sonra lavaboya gittiğimde gördüğüm sıvıyı mezi zannettim ve gusül almadım. Tüm gün ibadetlerime bu şekilde devam ettim. Ancak akşamına acil olarak doğuma alındım. Şimdi ise şüpheye düştüm acaba gördüğüm sıvı meni miydi? Eğer meni ise gusül gerektiren bir durumdu ve ben gusülsüz olarak doğum yapmış oldum. Bu durumda çocuğumu abdestsiz olarak doğurmuş olmamın dini bir hükmü var mıdır? Şayet gerçekten gusülsüz isem bu çocuğumun temizliği ya da dini durumu üzerinde bir etki oluşturur mu? Benim bu konuda bir kusurum olduysa bunun vebali çocuğumun hayatını etkiler mi?

Cevap

Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmeler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası olup olmadığını tekrar düşününüz meni sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derecede sizi takıntı, vesvese durumuna götürüyorsa bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Daha geniş düşünmeli ve buna takılıp kalmamalısınız. Şeytan vesvesesiyle sizi ezmemelidir. Bu değerlendirmeniz isabetli değildir, sizi vesveseye götürebilir. Herhangi bir fıkhi hüküm de değildir. Çünkü sizin abdestli olmanız doğumun şartlarından değildir. Ayrıca Müslüman bir hanımefendi kirli değildir dolayısıyla çocuğunuzda böyle bir şeyin devamcısı değildir. Ki dinimizde kimse kimsenin günahını yüklenmez, bedel ödemez fıkıh bilmek hassasiyeti bize bunu öğretir. Çocuğun imanını etkilemesi gibi bir durum zan etmek olur. Dinimiz de zan üzere hareket etmeyen kuralları ve çizgileri net olan bir dindir elhamdülillah. Allah size ve ailenize afiyetler versin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keşke yaşınızı ve iş durumunuzu yazsa idiniz; durumunuzun tahlili için yararlı olurdu. Buna rağmen aşağıdaki durumu kendinize uyarlayabilirsiniz: a- Guslü gerektiren iki şeydir. Biri, kişinin eşiyle cinsel ilişki kurmasıdır. İkincisi de cinsel organdan MENİ gelmesidir. b- Cinsel organdan bir MENİ bir de MEZİ gelir. Genelde meni, cinsel duyguların kabardığı veya elle sürtme, sürtünme ve aşırı tefekkür durumlarında gelir. Bunun dışında, bel soğukluğu, yük kaldırma veya karşı cinsi düşünme gibi durumlarda ise gelen sıvının adı MEZİ ya da VEDİ'dir. Ama meni değildir. c- Meni ile Mezi arasındaki farkı şu şekilde tespit edebiliriz: Meni katıdır, kokuludur, kuruduğunda tabaka oluşturur. Mezi ise ona göre daha sıvımsıdır, idrardan biraz daha koyudur. Genelde idrar sonrasında gelir. Fışkırmaz, sızıntı olarak gelir. d- MEZİ guslü gerektirmez. Meziden sonra abdest almak ve kirlenen yeri temizlemek yeterlidir. Siz, büyük ihtimalle meziye meni muamelesi yapıyorsunuz. e- Eğer işiniz, bulunduğunuz konum, karşı cinsle temas durumunu oluşturuyorsa kendinize o ortamdan uzak kalmayı sağlamalısınız. Böyle bir durum yoksa bir doktora görünmenizde yarar vardır. Evhama neden olmadan kendinizi düzeltmelisiniz. Allah'a emanet olun.

Hocam, belki de günde 2-3 defa gusül alıyorum. Böyle olunca da gün çekilmez oluy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Erkek veya kadında gusül, ya cinsel organların birleşmesi ile ya da MENİ çıkması ile gerekir. Meni dışındakilerden ötürü gusül gerekmez. Kadınlardan da meni gelebilir. Meni gelmesi durumunda da cinsel ilişki ile olmasa da bu gelmede gusül şarttır. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünmelerden veya elleşmelerden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır.

Muhterem hocam. Hz.Aişe’nin ensar kadınlarını, hayalarının dinlerini öğrenmeleri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Akıntı çeşitlerinden gusül gerektiren yalnızca menidir. Mezi ise gusül gerektirmez. Mezi geldiğini düşündüğünüzde abdest almanız ve meziyi temizlemeniz gerekir. Sonrasında ibadetlerinize devam edebilirsiniz. Ancak kadından gelen günlük akıntı ile meziyi birbirinden ayırmanız önemlidir. Günlük akıntı, bir kadının hayatında sürekli görülebilen bir durumdur. Mezi ise şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen ince bir sıvıdır; rengi genellikle koyuya yakın, akışkan bir yapıdadır. Eğer gelen akıntının mezi olduğundan emin olursanız, o durumda temizlenip abdest almanız gerekir. Bu konuda vesveseye kapılmamak için meziyi diğer akıntılardan ayırt etmek önemlidir. Bu şekilde ise abdest alıp namazınızı kılabilirsiniz.

Hocam bir hanımefendi evlilik görüşmesi yapmaya başlıyor ve birkaç ay sonra sonr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle şu husustan başlayalım: Akıntı; -Koku, kaşıntı, yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin halinde gelen sıvıdır. Bu beyaz akıntı necis değildir. -Çamaşıra bulaştığında kirletmiş olmaz dolayısıyla namaz kılınabilir. Ancak meni; -Cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır, -çıkarken lezzet verir, -oldukça pis kokar, -kuruduğunda tabaka oluşturur, hamur kurusu gibi olur, -çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. Mezi ise; -Şehevi düşünceler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelendir genellikle. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır. -Mezi ince bir sıvıdır. -Meniden daha ince bir sıvıdır. -Koyu/katı idrara benzer. Bu hususlara bakınca meni ile mezi ve diğer akıntı oldukça fark edilir bir şekilde fark vardır. Genç bir kızın buna meni diyebilmesi için bu farkları bariz şekilde fark etmesi gerekir. Daha doğrusu her akıntıya meni diyebilmesi çok zordur, daha çok evli hanımdan gelebilecek bir durumdur. Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır, zihne veya gözünüzün önüne gelen cinsel düşünce akabinde bu kadar kolay bir şekilde meni gelmez. Akıntıdır daha da ihtimali ileriye taşıyacak olsak bu mezi olabilir. Bu dahi aradaki farklarına bakınca akıntı ile karıştırmış olabilirsiniz. Akıntı bir kadının günlük hayatında sürekli gelen bir durumdur. Vesveseye kapılıp akıntı ile meziyi de karıştırmış olabilirsiniz. Muhtemelen bu konuda vesveseye kapılıp bu durumu abartmış olabilirsiniz. Her geleni meni diye yorumlamak hem yanlış hem de sizin için sıkıntılı olur, kendinize dini zorlaştırmış olursunuz. Genç kızlarda MENİ dediğimiz akıntının gelmesi normal durumlarda bu kadar kolay olmamalıdır. Gusül gerektiren MENİ’dir. Bunun dışında MEZİ gelebilir, mezi de gusül gerektirmez. Abdest alıp namazınızı kılabilirsiniz. Aman dikkat edin her gelen akıntı için vesveseye kapılıp gusül abdesti şüphesine düşmemelisiniz. “Saçlarımı yıkarken su ulaşıp ulaşmaması konusunda sıkıntı yaşıyorum.” diye bahsetmişsiniz. Saç diplerinde kuru yer kalmayıncaya kadar ıslatmanız yeterli bu olduktan sonra hala tereddüt ediyorsanız şeytana kapı aralamayın. “Abdestim oldu” diyerek çıkınız. Tereddütle başlanılan iş daha sonra namaz ibadetinize de yansıyacak ve sizi Allah korusun namazdan alıkoymaya bile gidecektir. Bu hususta oldukça hassas, vesveseye kapılmamak için dikkatli olmalısınız. Diğer bir açıdan hangi alanla meşgulseniz o alanla ilgili meşguliyetinizi artırmanız faydalı olacaktır. Yahut sizin fıtratınıza uygun gelen bir hobi edinmeniz hem gelişim açısından faydalıdır hem de sizin kendinizdeki yeterliliği ve üretimi görmeniz size enerji olacaktır. Zihninizi meşgul eden işleriniz, hedefleriniz kendinize daha yoğunlaşmanız sizi vesveseden de uzak tutması adına faydalı olabilir Allah'ın izniyle. Rabbim yardımcınız olsun...

Hocam, bekâr bir genç kızım ve meniyi ayırt etmekte zorlanıyorum. Birkaç gündür
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Akan her sıvı” şeklindeki bilgi, eski ulemanın kitaplarında zikredilen bir meseledir. Mesele ile alakalı hükmü şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın büyük bir bölümüne göre abdesti bozar. Bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söyleyen de vardır. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü teyit etmektedir. Buna göre ihtiyaten abdestini yenileyen bir hanım daha iyi olanı yapmış olur. Böyle yapmayana da yanlış yaptığını söylemeyebiliriz. Gusül gerekmesi için bayanın cinsel organına erkeğin cinsel organı değmesi gerekir. Doktorun muayenesi bu kuralı işletmez, gusül de gerekmez.

Hocam ben bekâr bir kızım. Kadınların özel durumlarıyla alakalı olarak biliyoruz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meni, kadından diğer sıvılar gibi hemen gelmez. Cinsel ilişki esnasında veya hemen sonrasında gelebilir. Meninin tanınması için şu ölçülere dikkat edilebilir: 1- Meni çıkarken lezzet verir. Çıktıktan kısa bir süre sonra da bitkinlik bırakır. Bu durum kadın ve erkekte aynıdır. 2- Meni pis kokar. Kurumaya başladıktan sonra yumurta çürüğü gibi kokar. 3- Kadının menisi daha sarımsı ve daha incedir. Erkek menisi kuruyunca ovularak dökülebilirken kadın menisi ince olduğu için kuruduğunda idrar gibi kalabilir. Bunun dışında kadınlardan gelen kan dışındaki sıvıların tamamı meni değildir ve guslü gerektirmez. Şehevi düşünceler veya şehvetin hareketlenmesinden sonra gelen genellikle MEZİDİR. Mezi ise gusül gerektirmez. Necistir, temizlenir ve abdest alınır.

Hocam kadın menisinin nasıl anlaşılacağı konusunda net bilgiye sahip olmadığım i

abdest konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Düzensiz kanamanız için öncelikle bir doktora başvurup farklı bir sağlık sorunu olup olmadığını öğrenmelisiniz. Son âdetiniz bittikten sonraki temizlik günleriniz 15 gün olduysa gelen kanama adet sayılır. Adet sayılan kanamanız 10 günden fazla devam ederse, 10 gün, 24 saat hesabıyla dolduktan sonra gusül alır, özür hükmüne uyarsınız. Yani her vakit için ezan okunduğunda tekrar abdest alarak namazlarınızı kılmanız gerekir. 10 gün dolduktan sonra adet sayılmadığınız için Ramazan orucunu tutmanız gerekir. 15 gün geçtikten sonra tekrar kanama gelirse adet sayılacağınız için Ramazan orucunu tutmamanız gerekir.

Hocam, benim düzensiz âdet sorunum var. Bir fetvanızda, 10 güne kadar süren kana
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kadının ön uzvundan beş türlü akıntı gelir. İdrar, âdet kanı, lohusalık kanı, istihâze (hastalık) kanı ve kan karışık olmayan beyaz ya da renksiz akıntı. Bunlardan ilk dördü için pamuk (tampon ya da kürsüf) bir şey ifade etmez: Meselâ hastalık kanı akıntısı bulunan bir kadın pamuk (tampon) kullanıp bu özür kanını bir süre kesmekle özürlü olmaktan çıkmaz. Beyaz ya da renksiz akıntıya gelince; bu hemen hemen bütün kadınlarda bulunan normal bir durumdur. “Akıntı” meselesi ile alakalı hükmü ayrıca şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli yani normal olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. Ancak bu husus başta da belirtildiği gibi normal olmayan akıntı için geçerlidir. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın bir bölümüne göre abdesti bozacağı bir bölümüne göre ise bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söylemektedir. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü daha fazla teyit etmektedir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymayanın kullanma zorunluğu yoktur. Dolayısıyla kürsüf kullanmak gibi bir zorunluluk yoktur. Tıp eğer bu uygulamanın zararlı olduğunu, daha riskli olduğunu söylüyorsa kürsüf yapılması hususunda hassas davranmak gerekir. Sağlıklı bir kadından gelen günlük akıntı abdesti bozmaz, dolayısıyla çamaşıra değdiğinde de necaset olmaz. Çünkü âlimlerin büyük bir bölümüne göre; sümük vb. gibi sayılmaktadır. Dolayısıyla pis sayılmamaktadır. Böyle bir durum sizde korku ve olumsuz bir etki bıraktıysa bir uzman psikologdan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Ancak bu durumun sizde yorgunluk sebebi olmasına, vesveseye götürmesine izin vermeyiniz. Allah’a emanet olunuz.

Hocam, kürsüf kullanamayan bir kadın ne yapmalı? Kullanamama sebebi hastalık değ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1. Husus: Başı mesh etmek: Mesh etmek, ıslatmak değildir. Islak elin mekâna değdirilmesi mesh etmektir. Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Peygamberimiz aleyhisselam sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. Dolayısıyla başınızın herhangi bölgesinin en az dörtte birine temas etmesi yeterlidir. 2. Husus: Ayağa mest giymek: Mest, ayakları bilekleriyle beraber örten belli nitelikteki ayak giysilerine verilen isimdir. Mestler üzerine meshin caiz olabilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: a) Ayaklar yıkanarak alınan bir abdestten sonra giyilmiş olması, b) Ayağa giyilmiş olarak normal bir yürüyüşle yaklaşık 5 km. veya daha fazla yürünecek kadar dayanıklı olması, c) Mestlerin, ayağa giyildikten sonra bağsız olarak durabilecek kadar sağlam ve kalın olması, d) Suyu emerek hemen ayağa geçirmemesi gerekir. Dolayısıyla kadın çorabı bu şartlara uymamaktadır. Adı mest denebilecek şartlar yerine geldiği takdirde her yaşta kadın mest kullanarak gününü idame ettirebilir. Allah’a emanet olunuz.

Hocam, abdest alırken başı mesh ederken ellerimizi saçın altına sokup arka kısmı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, ben yaklaşık iki aydır düzenli olarak namaza başladım. Ancak bu süreçte a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir konuda bir uzmana gidilmesi teşhis için çok önemli ki siz giderek durumunuzu netleştirmişsiniz. Eğer doktora gitmeniz çok uzun zaman olduysa ilk olarak güncel sağlık durumunuzu netleştirmek için tekrardan uzmana görünmenizde fayda olabilir. Aynı zamanda kullanmanız gereken ilaç yerine durumunuza göre farklı bir ilaç verilmesi gerekebilir. İkinci olarak da birçok ilacın yan etkisi var şüphesiz ama insana sağladığı katkıdan dolayı etkisine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz ki kullanmadığımızda günlük rutinimizi yapamayacak duruma gelebiliriz. Bu da kulluğumuzu yerine getirmemize engel olur Allah muhafaza ki sizin de belirttiğiniz gibi bu durum ibadetlerinize de engel olabilecek duruma gelebilmekte. Bu sebeple doktorun tavsiye ettiği ne ise ona göre hareket etmek tavsiye edilmekte, yan etkisinin zamanla zarar verecek duruma getirmesi durumunu da yine doktora sorulmasında fayda olacaktır. Eğer zararı varsa da zarara engel olacak başka tavsiyeler de bulunma ihtimali olabilmekte. Uzmana danışarak hareket etmeniz, sizin vesvese yapmamanızı da sağlayacaktır biiznillah. İlaç kullanmamaya devam edecekseniz de tıbben sağlık sorununuzun varlığı sizi özür sahibi yapar ve abdestinizi buna göre her vakit almanız gerekecektir. Bunun ölçüsü de iki namaz arası zaman kadar sıkıntının devam etmesidir. Özür sahibi olan, ezan okununca abdest alır ve namazını kılar. O arada özrü devam etse bile abdesti bozulmaz. Bu durum, öbür ezan vaktine kadar devam eder. Öbür ezan okundu mu abdest bozulmuş olur, yeniden abdest alınır. Aynı zamanda özür sahibi ile ilgili ayrıntılı fetvayı link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman

Hocam, çocukluğumdan beri idrar ve gaz tutamama konusunda sıkıntılar yaşıyorum.

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.