Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben yaklaşık iki aydır düzenli olarak namaza başladım. Ancak bu süreçte abdest, namaz ve taharet konusunda çok fazla vesvese yaşıyorum. Abdest alırken kolumu ya da başka bölgelerimi sürekli ovalıyorum çünkü tam ulaşamadım ya da yıkayamadım hissine kapılıyorum. Aynı şekilde namaza başlarken niyeti tekrar ediyorum ya da kıraat sırasında yanlış söyledim zannedip başa dönüyorum. Taharet alırken de çok oyalanıyorum, bazen üstüm başım necaset oldu mu diye gereğinden fazla düşünüyorum. Bunlardan kurtulmaya çalışıyorum, bazen 1-2 gün iyi gidiyor ama sonra fark etmeden yine vesveseye geri dönüyorum. Bu durum beni hem ruhen çok yoruyor hem de bazen sinir krizi geçiriyorum yapamadığımı düşündüğüm için. Çevremdekiler de abdest ve namazı fazla irdelediğim için bana garip bakıyor, bu da beni daha da kötü hissettiriyor. Çok araştırdım, çok dua ettim ama hala içinden çıkamıyorum. Size hep sormak istedim, şimdi size ulaşabildim. Allah’ın izniyle bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim. Gerçekten içinden çıkamadım.
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Selamünaleyküm. Tekrarlamak yok, abdesti de guslü de, namazı da. Tekrarlamak yok. Bu konuda sizin tedaviniz de mümkün değil başka türlü. Bir yıl hiçbir şeyi tekrarlamak yok. Bırak abdestsiz gibi olsun. Karışma. Abdestsiz kılmak var. Tekrar yok!
Şeytan seni namazdan alıkoymak için bunu üretiyor. Koku duymadıkça veya sesi kulağına gelmedikçe yellenmeyi yok kabul et. Namazdan asla çıkma. Bir iki ay böyle davranırsan kurtulursun biiznillah.
Bu konuda zihninizdeki karışıklıklar sizi daha evhamlı hale getirmemesi için mutlaka psikolojik tedavi görmelisiniz. Bundan utanmayım. Farz edin ki dişinizin ağrısı için doktora gittiniz. Ayrıca bu daha önemlidir. Aksi takdirde huzur bulmanız gereken ibadetler size işkence haline gelir. Kendinize acıyın. Bu süreçte açık/sesli ve koku duymadığınız sürece abdestli olarak davranın. Kendinizi tekrar tekrar kontrol ederek vesveseye düşmeyin. Önemli olan kalp niyetidir. Sözlü niyetinize itibar yoktur. Abdest almaya yönelmeniz bir niyettir. Ayrıca abdestte niyet etmek şart değildir. Sildiğinizde peçetedeki kirlilik arka taraftaki necasetin eseriyse az veya çok olması fark etmeksizin temizlenmesi gerekir. Yalnız sizde vesvese olduğundan öyleymiş gibi görme durumunuz var. Buna göre karar verin. Allah yardımcınız olsun. Hocamızın, "Şeytanın Salıncağı" dersini dinlemenizi tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Her şeye rağmen namazı ihmal etmeyin. Sizin durumunuz bir özür hâlidir; normal şartlarda caiz olmayan şeyler sizin için caizdir. Yılmayın, üzül meyin. Sabrederek geçirin bu günlari. Tıbben tavsiye edilenlere muhakkak uyun. Allah Teâlâ afiyetinizi iade buyursun. Dualar ederiz size.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir konuda bir uzmana gidilmesi teşhis için çok önemli ki siz giderek durumunuzu netleştirmişsiniz. Eğer doktora gitmeniz çok uzun zaman olduysa ilk olarak güncel sağlık durumunuzu netleştirmek için tekrardan uzmana görünmenizde fayda olabilir. Aynı zamanda kullanmanız gereken ilaç yerine durumunuza göre farklı bir ilaç verilmesi gerekebilir. İkinci olarak da birçok ilacın yan etkisi var şüphesiz ama insana sağladığı katkıdan dolayı etkisine rağmen kullanmak zorunda kalıyoruz ki kullanmadığımızda günlük rutinimizi yapamayacak duruma gelebiliriz. Bu da kulluğumuzu yerine getirmemize engel olur Allah muhafaza ki sizin de belirttiğiniz gibi bu durum ibadetlerinize de engel olabilecek duruma gelebilmekte. Bu sebeple doktorun tavsiye ettiği ne ise ona göre hareket etmek tavsiye edilmekte, yan etkisinin zamanla zarar verecek duruma getirmesi durumunu da yine doktora sorulmasında fayda olacaktır. Eğer zararı varsa da zarara engel olacak başka tavsiyeler de bulunma ihtimali olabilmekte. Uzmana danışarak hareket etmeniz, sizin vesvese yapmamanızı da sağlayacaktır biiznillah. İlaç kullanmamaya devam edecekseniz de tıbben sağlık sorununuzun varlığı sizi özür sahibi yapar ve abdestinizi buna göre her vakit almanız gerekecektir. Bunun ölçüsü de iki namaz arası zaman kadar sıkıntının devam etmesidir. Özür sahibi olan, ezan okununca abdest alır ve namazını kılar. O arada özrü devam etse bile abdesti bozulmaz. Bu durum, öbür ezan vaktine kadar devam eder. Öbür ezan okundu mu abdest bozulmuş olur, yeniden abdest alınır. Aynı zamanda özür sahibi ile ilgili ayrıntılı fetvayı link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/ozur-sahibi-musluman
1. Husus: Başı mesh etmek: Mesh etmek, ıslatmak değildir. Islak elin mekâna değdirilmesi mesh etmektir. Başın mesh edilmiş olması için ıslaklığın başın en az dörtte birine temas etmesi şarttır. Ancak kadınlar abdest alırken başörtülerini çıkartmadan, ellerini başörtülerinin altına sokarak başlarını mesh edebilirler. Peygamberimiz aleyhisselam sarığını çıkarmadan, altından elini sokarak başını mesh etmiştir. Dolayısıyla başınızın herhangi bölgesinin en az dörtte birine temas etmesi yeterlidir. 2. Husus: Ayağa mest giymek: Mest, ayakları bilekleriyle beraber örten belli nitelikteki ayak giysilerine verilen isimdir. Mestler üzerine meshin caiz olabilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: a) Ayaklar yıkanarak alınan bir abdestten sonra giyilmiş olması, b) Ayağa giyilmiş olarak normal bir yürüyüşle yaklaşık 5 km. veya daha fazla yürünecek kadar dayanıklı olması, c) Mestlerin, ayağa giyildikten sonra bağsız olarak durabilecek kadar sağlam ve kalın olması, d) Suyu emerek hemen ayağa geçirmemesi gerekir. Dolayısıyla kadın çorabı bu şartlara uymamaktadır. Adı mest denebilecek şartlar yerine geldiği takdirde her yaşta kadın mest kullanarak gününü idame ettirebilir. Allah’a emanet olunuz.
Âdet döneminde giyilen kıyafetler gusül abdestine zarar vermez. Kişinin âdet dönemi bitip gusül abdesti aldığında âdet döneminde giydiği kıyafetleri temizse tekrar yıkamasına gerek olmaz. Kıyafette kan lekesi varsa bu durum gusül abdestine zarar vermez. Fakat bedenimizde veya elbisemizde el içi kadar bir yer kanla kirlendi ise namaz kılabilmek için orayı temizlemek gerekmektedir.
Kadının ön uzvundan beş türlü akıntı gelir. İdrar, âdet kanı, lohusalık kanı, istihâze (hastalık) kanı ve kan karışık olmayan beyaz ya da renksiz akıntı. Bunlardan ilk dördü için pamuk (tampon ya da kürsüf) bir şey ifade etmez: Meselâ hastalık kanı akıntısı bulunan bir kadın pamuk (tampon) kullanıp bu özür kanını bir süre kesmekle özürlü olmaktan çıkmaz. Beyaz ya da renksiz akıntıya gelince; bu hemen hemen bütün kadınlarda bulunan normal bir durumdur. “Akıntı” meselesi ile alakalı hükmü ayrıca şöyle özetleyebiliriz: a- Bir kadından sürekli akıntı geliyorsa bu akıntı süreklilik durumunda özür hükmünü ortaya çıkarır. Özürlü de her namaz vaktinde abdest alır, çamaşırını da değiştirmez. b- Sürekli yani normal olmayan akıntı ise mesaneden geliyorsa her halükârda abdesti bozar ve akıntı çamaşıra değdiğinde necaset olduğu için çamaşırın değiştirilmesi gerekir. Pet ve benzeri bir şey kullanılıp onun atılması ile de temizlik sağlanır. Ancak bu husus başta da belirtildiği gibi normal olmayan akıntı için geçerlidir. İdrar yollarından değil de rahimden gelen ve bir çeşit rutubet olan sıvı, fukahanın bir bölümüne göre abdesti bozacağı bir bölümüne göre ise bozmayacağını ve sümük gibi sayılacağını söylemektedir. Tıbbın verdiği bilgiler de bu ikinci görüşü daha fazla teyit etmektedir. Böyle bir şeye ihtiyaç duymayanın kullanma zorunluğu yoktur. Dolayısıyla kürsüf kullanmak gibi bir zorunluluk yoktur. Tıp eğer bu uygulamanın zararlı olduğunu, daha riskli olduğunu söylüyorsa kürsüf yapılması hususunda hassas davranmak gerekir. Sağlıklı bir kadından gelen günlük akıntı abdesti bozmaz, dolayısıyla çamaşıra değdiğinde de necaset olmaz. Çünkü âlimlerin büyük bir bölümüne göre; sümük vb. gibi sayılmaktadır. Dolayısıyla pis sayılmamaktadır. Böyle bir durum sizde korku ve olumsuz bir etki bıraktıysa bir uzman psikologdan yardım istemeniz faydalı olacaktır. Ancak bu durumun sizde yorgunluk sebebi olmasına, vesveseye götürmesine izin vermeyiniz. Allah’a emanet olunuz.
Düzensiz kanamanız için öncelikle bir doktora başvurup farklı bir sağlık sorunu olup olmadığını öğrenmelisiniz. Son âdetiniz bittikten sonraki temizlik günleriniz 15 gün olduysa gelen kanama adet sayılır. Adet sayılan kanamanız 10 günden fazla devam ederse, 10 gün, 24 saat hesabıyla dolduktan sonra gusül alır, özür hükmüne uyarsınız. Yani her vakit için ezan okunduğunda tekrar abdest alarak namazlarınızı kılmanız gerekir. 10 gün dolduktan sonra adet sayılmadığınız için Ramazan orucunu tutmanız gerekir. 15 gün geçtikten sonra tekrar kanama gelirse adet sayılacağınız için Ramazan orucunu tutmamanız gerekir.
Gusülde ve abdest alırken ayağın su birikintisinde kalan kısmı tekrar yıkanmalıdır. Fakat bu yıkama işlemi abdest alırken kullanılan su ile yapılmaması gerekmektedir.