Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben altı aydır namaz kılmaya başladım. Bu son zamanlarda ise abdest ve namazla ilgili sorun yaşıyorum. Abdest alırken eğilip kalktıkça abdestim bozuldu diye düşünüp baştan abdest alıyorum. Namaz kılarken ise yellenme hissediyorum ve namazı bozup yeniden abdest alıyorum. Bazen de tekbir getirmedim diye şüpheye düşüyorum. Oysa önceleri huzurla namaz kılıyordum. Bu son zamanlar ne olduysa abdest ve namazla ilgili vesvese oluyor ve kabul olmayacağından korkuyorum. Namaz kılmaya Kur’an öğrenmeye ve İslam’ı iyi yaşamaya gayret ve mücadele ediyorum. Hocam ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeytan, ibadetlerde insanı vesvese ile meşgul ederek huzursuz etmeye çalışır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz namazda bir şey hissederse ve bu durumdan dolayı abdestinin bozulup bozulmadığına dair bir şüpheye düşerse, ses duymadıkça ya da koku almadıkça namazdan çıkmasın." (Müslim, Hayz, 98) Eğer kesin olarak yellenme olmadığından emin değilseniz ve bu sadece bir hisse dayanıyorsa abdestiniz bozulmuş sayılmaz. Kendinizi sürekli kontrol etmek yerine, bu hadise dayanarak daha rahat davranabilirsiniz. Abdest ve namaz, Allah’a olan bağlılığınızı ve kulluğunuzu ifade eder. Vesveselerle uğraşıp yorulmak yerine, ibadetlerinizi daha huzurlu yapmaya odaklanın. Allah sizin niyetinizi ve samimiyetinizi bilir. Abdestin ya da namazın bir eziyet değil, bir huzur kaynağı olması gerektiğini hatırlayın. Bu vesvese ve stresten dolayı hayatınızda ciddi bir huzursuzluk hissediyorsanız psikolojik destek almak da faydalı olabilir. Vesvese, bazen obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi bir durumun belirtisi olabilir. Bir uzman yardımıyla bu durumu daha kolay yönetebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Üzerine üzerine gittiğin için daha fazla rahatsız oluyorsun. Bunları düşünüyor olsan bile dert etme. Abdestini hayal üzerinden bozuldu olarak kabul etme. İbadetine önem ver. Yaptığın ibadeti de kendin değerlendirme. En az bir yıl bu tür muhasebelerden uzak dur. Yanlış görsen bile ilgilenme kendinle ve düşüncenle.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Selamünaleyküm. Tekrarlamak yok, abdesti de guslü de, namazı da. Tekrarlamak yok. Bu konuda sizin tedaviniz de mümkün değil başka türlü. Bir yıl hiçbir şeyi tekrarlamak yok. Bırak abdestsiz gibi olsun. Karışma. Abdestsiz kılmak var. Tekrar yok!
Rabbim seni ferahlığa çıkarsın. Satır aralarında yüreğin yanıyor, gözlerin doluyor. Bu halinle Allah’a sığınıyorsun, bunu hissediyorum. Şimdi sana bu zor ama çok önemli mesele hakkında net, sade, gönlünü rahatlatacak ve inşallah seni vesveseden kurtaracak bir cevap vereceğim. Senin yaşadığın şey vesvesedir. Senin anlattıkların; iman, temizlik, abdest, namaz ve nikâh gibi çok hassas konularda oluşan yoğun, tekrarlayıcı, kişiyi sürekli şüphede ve korkuda bırakan düşünce ve davranışlardır. Bu, İslam tarihinde de bilinmiş bir durumdur. Efendimiz ﷺ zamanında bile bu tür şikayetlerle gelen sahabiler olmuştur. Hatta Allah Resûlü ﷺ şöyle buyurmuştur: “Şeytan sizden birinin yanına gelir ve: Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı? der. Nihayet Allah’ı kim yarattı? sorusuna kadar gelir. Artık böyle bir vesvese ile karşılaşan kişi Allah’a sığınsın ve bu düşünceyi terk etsin.” (Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 11) Yani senin yaşadığın hal yeni bir şey değil ve bunun ismi vesvesedir. Vesvese; şeytanın aldatma oyunudur. Şeytan sana din kisvesiyle yaklaşıyor. “Sen çok dikkatli olmalısın, ya abdestsizsen, ya yanlış söyledinse, ya imanın zedelendiyse?” diyerek sana dindarlık kisvesiyle vesvese veriyor. Fakat aslında seni ibadetlerden soğutmak, dinden uzaklaştırmak, hatta ruhsal olarak çökertmek istiyor. Ne yazık ki senin gibi samimi ve duyarlı insanlar daha çok etkileniyor. Fıkıhta bir kaide vardır: "Yakîn, şüpheyle ortadan kalkmaz." (el-Kavâidü’l-Fıkhiyye) Yani bir şeyi yaptığından emin isen sonra şüphe gelse bile o ibadet geçerlidir. Örneğin: Abdest aldığından eminsen, sonra yellenme şüphesi gelse abdestin bozulmaz. Namazda iftitah tekbirini aldığından eminsen sonra “dedim mi?” diye düşünsen, namazın geçerlidir. Niyet ettin mi, ettin. Niyetin içeriği bozuldu mu diye uğraşma. Çünkü niyet kalbin amelidir, dilin değil. Kameti eksik getirdim mi? Şüphe varsa, önemli değil, kaldığın yerden devam et. Vesveseye uyarak yeniden başlamak seni ibadetten uzaklaştırır. Bu da şeytanın tam da istediği şeydir. Nikâh sözleri: Yalnız başınayken şüpheyle bozulmaz. Nikâh bozulması çok ciddi bir meseledir. Bir insan yalnız başına içinden geçirdiği ya da kendi kendine mırıldandığı belirsiz sözlerle nikâhı bozulmaz. Nikâhın bozulması için açık, kesin ve net bir boşama sözü gerekir. Seninki gibi şüpheli düşünceler, vesveseler nikâha zarar vermez. Ayrıca “ağzımdan çıktı mı, çıkmadı mı bilmiyorum” diyorsan, bu da kesinlik ifade etmediğinden dolayı nikâh bozulmaz. Tedavi, sabır, dua ve gerekirse psikolojik desteğe ihtiyacın var. Sen çok güzel bir gayretin içindesin. Her gün vesvese ile boğuştuğun hâlde namazlarını terk etmiyor, duanı bırakmıyor, Rabbine sığınıyorsun. Allah seni asla yalnız bırakmaz. Yeter ki şu üç adımı ihmal etme: Şeytana cevap verme. Şüphe geldi mi, hemen başka işe yönel, konuyu değiştir. Bu düşüncelerle mücadeleye girme, çünkü onları ciddiye aldıkça büyürler. b. Kalbinden geçenleri imanına zarar verir diye düşünme. Kalpten istemeden geçen şeylerden Allah mesul tutmaz. c. Eğer günlük hayatın çok zorlaştıysa, bir psikiyatrist ya da terapistten yardım al. Bu bir iman zayıflığı değil, bir zihin yorgunluğudur. Unutma kendine iyi bakmak da kulluğun bir parçasıdır. Senin yaşadığın hiçbir şey seni dinden çıkarmaz, imanına da zarar vermez. Yeter ki vesveseyi ciddiye alma, peşinden gitme. Allah seni vesveseden kurtarsın, kalbine sekînet indirsin. Her şey yoluna girecek. Bu şekilde inanman ve dua etmen yeterli…
Görmediğiniz ve bilmediğiniz konularda öyleymiş gibi refleks göstermeyin. Buna göre abdestinizin bozulduğunu kesin bilmiyorsanız abdestinizin olduğu şeklinde hareket edin. Kesin bilmediğiniz abdest bozulmasında abdestiniz bozulmamıştır. Kesin bilmediğiniz necaset bulaşmasında necaset bulaşmamıştır. Özellikle bu sürecinizde hayal/vehimleri bir kenara itin. Aksi takdirde bunu aşamazsınız. Allah şifalar versin. https://fetvameclisi.com/fetva/305-esyada-necaset-suphesi-degil-temizlik-esastir
abdest konusundaki diğer fetvalar
Önce aradaki namazı düşün. Hemen namaza göre bir gusül planı yamalısın. Oruç açısından bir acele durum yoktur.
Durumunuzu muhakkak bir psikologla değerlendirin. Meni değmiş bir kıyafeti tekrar giymenizin de gusle zararı yoktur.
Su değmesi sakıncalı olan bölümü yıkamayabilirsiniz. Yıkayamadığınız yeri başınızı mesh eder gibi mesh edebilirsiniz. O da zarar veriyorsa yapmazsınız. Geçmiş olsun.
Namaz gibi abdestsiz yapılması mümkün olmayan ibadetler için abdest al, yakın zamanda al ki sorun oluşmasın. Bir de doktora görün ve sende gaz yapacak bir sorun var mı onu tespit etmeye çalışsın. Gerekiyorsa tedavi olursun. Belki su ile temasın gaza yol açma nedeni olabilir.
“Kız arkadaş” deyimi riskli bir alanı gösteriyor. Mü'min genç, evleneceği bir kızla ölçülü bir şekilde görüşebilir ama kız arkadaş deyimi mü'min insana ait deyim değildir. Oruçtan önce mü'min kimliğini düşünmelisin evet, zevk suyu dediğin mezi orucu bozmaz sadece abdesti bozar ama senin oruçtan önce ahlâkın bozulursa zarar edersin.
Ciddi bir tevbe et. Tevbeni hayatın, ruhun, havan ve suyun gibi bil. Tevbeni koru. O zamanki namazlarını kaza et. Tekrar böyle bir hatadan koru kendini. Gerisini de Allah’ın rahmetine bırak.