Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kaç gün önce size yazmıştım. Sürekli 4-5 seferde abdest aldığımı abdeste ve namaza başlarken yellenme oluyormuş gibi dübürümde kımıldamalar olduğunu, sizde bana verdiğiniz cevapta bir abdest alıp namazı kılmamı söylemişsiniz. Hocam öyle yapmaya başladım fakat içimde bir korku var. Acaba namazım kabul oldu mu olmadı mı? Kalkıp tekrar abdest alıp namazı tekrarlamak içimden geliyor fakat bu seferde sizi dinlememiş olacağım. Hocam şunu merak ediyorum gerçekte şüphelendiğin kımıldamalarda yellenme olmuşsa abdestimin ve namazımın akıbeti ne olur. Özürlü sayılır mıyım? Benim durumum hastalık seviyesinde bunu biliyorum ama diğer tarafta bir vakit namazımın boşa gitmesini veya abdestsiz namaz kılmış olabileceğim hissi beni bitiriyor. Hocam benim bu vesvese ile baş edebilmem için bu sorunun cevabını bilmem gerekiyor. Bu durumda ben özür sahibiyim yani her abdest ve namazda oluyor kesinlikle şaşmıyor hayatımı zehir ediyor. Gerçekten yellenme olmuşsa bile abdestimi tekrar almadan namaza devam edeyim mi yoksa bırakayım mı? Bana eğer gerçekten yellenmişseniz abdesti tekrar alman gerekir diyorsanız ben zaten bundan dolayı bu hale geldim. Bütün kılımdamalarda abdesti tekrarladım ve gittikçe kötüye gitti. Her vakit için muhakkak taharetleniyorum ve abdest alıyorum. Size telefonla dernek vasıtasıyla ulaşmaya çalıştım ama bayram sonrasına kadar gelmeyeceğinizi söylediler. Hocam benim durumum gerçekten vahim. Hocam zamanınız olmaya bilir fakat eğer yellenme olmuşsa bile namaza devam edip etmeme konusunda ve özür ile ilgili bana yazarsanız çok sevinirim. Çünkü bundan dolayı camiye gidemiyorum teravih namazı kılamıyorum. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Şeytan, ibadetlerde insanı vesvese ile meşgul ederek huzursuz etmeye çalışır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz namazda bir şey hissederse ve bu durumdan dolayı abdestinin bozulup bozulmadığına dair bir şüpheye düşerse, ses duymadıkça ya da koku almadıkça namazdan çıkmasın." (Müslim, Hayz, 98) Eğer kesin olarak yellenme olmadığından emin değilseniz ve bu sadece bir hisse dayanıyorsa abdestiniz bozulmuş sayılmaz. Kendinizi sürekli kontrol etmek yerine, bu hadise dayanarak daha rahat davranabilirsiniz. Abdest ve namaz, Allah’a olan bağlılığınızı ve kulluğunuzu ifade eder. Vesveselerle uğraşıp yorulmak yerine, ibadetlerinizi daha huzurlu yapmaya odaklanın. Allah sizin niyetinizi ve samimiyetinizi bilir. Abdestin ya da namazın bir eziyet değil, bir huzur kaynağı olması gerektiğini hatırlayın. Bu vesvese ve stresten dolayı hayatınızda ciddi bir huzursuzluk hissediyorsanız psikolojik destek almak da faydalı olabilir. Vesvese, bazen obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi bir durumun belirtisi olabilir. Bir uzman yardımıyla bu durumu daha kolay yönetebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Tekrarlamak yok, abdesti de guslü de, namazı da. Tekrarlamak yok. Bu konuda sizin tedaviniz de mümkün değil başka türlü. Bir yıl hiçbir şeyi tekrarlamak yok. Bırak abdestsiz gibi olsun. Karışma. Abdestsiz kılmak var. Tekrar yok!
Selamünaleyküm. Özür sahibi olduktan sonra ara sıra kısa süreler için özürlü olmanıza neden olan durumun kesilmesi özürlü abdesti sahibi olmanızı engellemez. Her namaz vakti için abdest almanız yeterlidir. Vaktin başında abdest alın, başka bir nedenle abdestiniz bozulmadıkça abdestli sayılırsınız.
Şeytan seni namazdan alıkoymak için bunu üretiyor. Koku duymadıkça veya sesi kulağına gelmedikçe yellenmeyi yok kabul et. Namazdan asla çıkma. Bir iki ay böyle davranırsan kurtulursun biiznillah.
Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna bir yıl devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Tekrarlamak yok. Bu konuda başka türlü tedaviniz de mümkün değildir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir namaz vaktinden diğerine kadar defalarca yelleniyorsanız bu bir özürdür. Her namaz vakti abdest alırsınız ve aradaki yellenmeler abdestinizi bozmaz, özürlü muamelesi görürsünüz. Böyle değilse yani iki saat aralıksız denecek bir durum yoksa tedavi olursunuz, sabredersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yasak olmamakla beraber nur kelimesinden isim üretilmesi uygun değildir.
Selamünaleyküm. Cuma namazına erken gidip, Cuma vakarını taşımak kastediliyor. Saat değil erkencilik ve ilgi söz konusudur. Kur'an ile alakalı hadiste ise hem Kur'an okumak/okutmak hem de amel etmek söz konusudur. Birini diğerinden ayırmak mümkün olmaz.
Selamünaleyküm. Devleti veya firmayı zarara sokacak bir şey yapmadığınız sürece sakıncası yoktur.
Selamünaleyküm. Acilen doktora görünmelisiniz. Doktorun tedavi önerisini de ciddiyetle uygulamalısınız. Aman ilerlemeden yaşınız doktoru ihmal etmeyin. Sonucu da bize yazın. Ondan sonra biz size cevap verelim.
Selamünaleyküm. O aileden kimse sizin babanız anneniz değildir, kendi anne babanızı bilin, söyleyin, onlarla ilgilenin. Nikâh meselesinde ise bilinmişliğinizi etkileyecek bir durum söz konusu ise yani o bilgi nedeniyle şahitler sizi tanımayacaklarsa bu bir sorundur. Böyle değilse nikâh açısından sorun yoktur.
Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, fitne bu ümmetin en ağır düşmanıdır. Ashabı kiram bile fitne karşısında tam anlamıyla zorlandılar. Fitne, iyinin ve kötünün iç içe girdiği, iyinin kötüden ayrıt edilmesinin zorlaştığı ortam demektir. Allah’a niyazımız odur ki, bizi fitneye düşürmeden ruhumuzu alsın. Dikkat ederseniz, örneğini verdiğiniz durum sadece o örnekle sınırlı değildir. Filistin başta olmak üzere hemen her yerde benzerini görebilir ve kahrolabilirsiniz eseften. Yaşadığımız dönem, böyle bir imtihanı gerektirmiştir. Sabır ve sebatla yolumuza devam etmeye mecburuz. Burada bir noktayı iyi anlamamız gerekir: Biz, dinimiz her şeyin üstündedir, dinimiz için varız türünden iddialarda bulunuyoruz. Uygulamaya geldiğinde ne kadar bunu gerçekleştiriyoruz? Dikkat ederseniz, herkes bunu iddia ediyor ama iş pratiğe gelince onun meselesinin de din olduğunu, dolayısıyla bir taviz vermesinin gerekmediğini adeta o kazanırsa din kazanacak, kaybederse din kaybedecek demeye getirdiğini görürsünüz. Burada da afet başlıyor aslında. Ne kadar nefislerimizi hesaba çekebiliyoruz? Ne kadar biz dinimiz için varız da dinimiz bizim için var değildir, sorusunu değerlendirebiliyoruz? Böyle bir kaos ortamında kim konuşursa konuşsun, kimin menfaatine uygun düşüyorsa sözleri sadece onun tarafından rağbet bulacaktır. Böyle olmamalı idik, böyle emredilmedik biz. Ciddi bir şekilde DİNİMİZ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR VE BİZİM YAPTIĞIMIZ HER ŞEY MUHAKKAK DİN DEMEK DEĞİLDİR şuurunu yerleştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde yüzme bilip dereye gelince her şeyi unutarak boğulma ile karşılaşacağız demektir. Sabrederek, sebat ederek, Kur'an ve Sünnet'e sarılarak geçirmemiz gereken bir dönemi yaşıyoruz. Bu kardeşinizin kanaati, Kur'an ve Sünnet ölçülerine sadakat açısından ipin ucunun bir nebze kaçtığı eklindedir. Seviye düşmüştür, menfaatlere göre şekillenmiştir. Her oturuş kalkışımızı cihat olarak isimlendirmenin hata olduğunu zannediyoruz. Allah yardımcımız olsun. Dua eder, duanızı bekleriz.