Fetva Meclisi
Soru
Öncelikle Selamünaleyküm. Ailem beni çok küçükken çocuk esirgeme kurumuna verdi. Oradan da çocuğu olmayan bir çift beni evlat edinerek nüfuslarına geçirdiler. Ben yıllarca bunu herkesten gizleyerek onlar öz ailemmiş gibi yaşadım fakat yakın zamanda bunun yanlış olduğunu öğrendim. Artık bu durumu herkese anlatmam mı gerekiyor? Onların soy ismini taşıyorum bir mahsuru var mı yoksa gerçek ailemin soyadını almam mı gerekiyor? Ayrıca ben imam nikâhı yaptırdım ve nikâh esnasında hoca, babamın adını sorduğunda şimdiki üvey babamın ismini söyledim, nikâhım geçerli olur mu? Yoksa hanımımla zina etmiş mi sayılırım? Cevaplarsanız çok sevinirim
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Buna imam nikâhı olarak isim vermeyin; nikâh nasılsa öyle nikâh yapacaksa sakıncası yoktur. Gizli saklı olmayan bir nikâh ile evlenebilir.
Aleykümselam. Bir memur olarak bu tür kararları verirken daha dikkatli olun. O kişi sizi resmen sıkıştırabilirdi. Daha narin ifadeler kullanın. Mesela 'böyle bir nikâh ortamında hiç bulunmadım' gibi bir ifade kullanın. Netice olarak, az bile yapmışsınız. Allah razı olsun.
Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.
Selamünaleyküm. Şu anda nikâhınızın var olduğu anlaşılmaktadır. Geçmişteki hata için siz ve eşiniz çok istiğfar etmelisiniz. Başka yapacağınız bir şey yoktur.
Selamünaleyküm. Gizli nikâh olmaz. Nikâh alenidir. Eşinden izin alması da gerekmez ama gizlenmiş nikâh nikâh değildir.
Selamünaleyküm. Sizin nişanlınızın oraya gelmenizi, babanıza verilmiş nikâh kıydırma vekâleti olarak görmüş olabilir. Babanız da evet deyince nikâh akdedilmiş saymıştır ki, böylesi mümkündür. Siz orada itiraz etse idiniz sorun olurdu.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, fitne bu ümmetin en ağır düşmanıdır. Ashabı kiram bile fitne karşısında tam anlamıyla zorlandılar. Fitne, iyinin ve kötünün iç içe girdiği, iyinin kötüden ayrıt edilmesinin zorlaştığı ortam demektir. Allah’a niyazımız odur ki, bizi fitneye düşürmeden ruhumuzu alsın. Dikkat ederseniz, örneğini verdiğiniz durum sadece o örnekle sınırlı değildir. Filistin başta olmak üzere hemen her yerde benzerini görebilir ve kahrolabilirsiniz eseften. Yaşadığımız dönem, böyle bir imtihanı gerektirmiştir. Sabır ve sebatla yolumuza devam etmeye mecburuz. Burada bir noktayı iyi anlamamız gerekir: Biz, dinimiz her şeyin üstündedir, dinimiz için varız türünden iddialarda bulunuyoruz. Uygulamaya geldiğinde ne kadar bunu gerçekleştiriyoruz? Dikkat ederseniz, herkes bunu iddia ediyor ama iş pratiğe gelince onun meselesinin de din olduğunu, dolayısıyla bir taviz vermesinin gerekmediğini adeta o kazanırsa din kazanacak, kaybederse din kaybedecek demeye getirdiğini görürsünüz. Burada da afet başlıyor aslında. Ne kadar nefislerimizi hesaba çekebiliyoruz? Ne kadar biz dinimiz için varız da dinimiz bizim için var değildir, sorusunu değerlendirebiliyoruz? Böyle bir kaos ortamında kim konuşursa konuşsun, kimin menfaatine uygun düşüyorsa sözleri sadece onun tarafından rağbet bulacaktır. Böyle olmamalı idik, böyle emredilmedik biz. Ciddi bir şekilde DİNİMİZ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR VE BİZİM YAPTIĞIMIZ HER ŞEY MUHAKKAK DİN DEMEK DEĞİLDİR şuurunu yerleştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde yüzme bilip dereye gelince her şeyi unutarak boğulma ile karşılaşacağız demektir. Sabrederek, sebat ederek, Kur'an ve Sünnet'e sarılarak geçirmemiz gereken bir dönemi yaşıyoruz. Bu kardeşinizin kanaati, Kur'an ve Sünnet ölçülerine sadakat açısından ipin ucunun bir nebze kaçtığı eklindedir. Seviye düşmüştür, menfaatlere göre şekillenmiştir. Her oturuş kalkışımızı cihat olarak isimlendirmenin hata olduğunu zannediyoruz. Allah yardımcımız olsun. Dua eder, duanızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Selamünaleyküm. Cuma namazına erken gidip, Cuma vakarını taşımak kastediliyor. Saat değil erkencilik ve ilgi söz konusudur. Kur'an ile alakalı hadiste ise hem Kur'an okumak/okutmak hem de amel etmek söz konusudur. Birini diğerinden ayırmak mümkün olmaz.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun tekrar abdest almayacaksınız! Tekrar abdest almak yok!
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
Selamünaleyküm. Yasak olmamakla beraber nur kelimesinden isim üretilmesi uygun değildir.