Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben imam hatip lisesi mezunu bir üniversite öğrencisiyim. Lisedeyken tefsir derslerimizde hocamız sürekli Müslüman olmayan insanları İslam’ın doğru din olduğuna ve Kur'an’ın Allah tarafından indiğine nasıl ikna edebileceğimizi öğretmek istiyordu ve bunu yaparken de sürekli bize sorular soruyordu. Mesela " Bir insanı Kur'anı hz. Muhammed (sav) tarafından yazılmadığına nasıl ikna edersiniz?" gibisinden benim önceden hiç aklıma gelmeyen soruları cevaplamamızı istiyordu. Biz de cevaplayamıyorduk ve hocamız da bunların cevabını tam veremeden lise bitti. Şimdi de meal okurken ister istemez hep inanmayan bir insanın gözüyle bakıp onu nasıl ikna edebileceğimi düşünüyorum ama tam bir cevap bulamıyorum. Bu düşünceler beni çok rahatsız ediyor. Neler yapabilirim? İslam’dan bir şüphem yok ama böyle ister istemez düşünmekten mükellef olur muyum
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kur'an oku, onu sev, onunla amel et... Gerisi ayrıntı.
Selamünaleyküm. İHL'sini okumanız mümkünse onu okuyun. Açıktan okursanız da rahat rahat bitirirsiniz. Kendinizi basit ve küçük görmeyin. Allah Teâlâ herkesi bir kabiliyet ile yaratmıştır. Sizin kabiliyetinizi de henüz keşfetmedi iseniz de er geç belli olacaktır. Sabırlı olun. Size dualar ederiz.
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
Selamünaleyküm. Bilerek ve inatla bir hata yapmayın. Öğreteni bulunca önüne diz çökmeye hazır olun. İkaz edilince geri dönüş yapmayı bilin. Gerisine aldırmayın; şeytan sizi meşgul etmeye çalışıyor.
Aleykümselam. Hocam,Allah Teâlâ niyetinizi ve amelinizi rızasına muvafık kılsın. Umduğunuzdan güzeline kavuştursun sizi. Hayırlı amellerde muvaffak olmanız için dualar ederim.Mesele herhangi bir ilmihal veya tefsir meselesi değildir. Mesele bakış meselesidir. Nesillerimizi yetiştirenler, büyük bir hata ederek insanlara dinimizi camiye sıkıştırılmış bir din olarak öğrettiler. Netice de böyle oldu. Yeni bir bakışla dinimizi, ilk nesil gibi anlayıp uygulamaya yönelmemiz gerekiyor. Bu hususta da size yani Peygamber aleyhisselama vekil olan imamlara ve Kur'an muallimlerine çok iş düşüyor. Farklı bir ilmihal veya tefsir okumuyorum. Sizin de kitaplığınızda bulunan Buharî'yi, Riyazussalihin'i, Fikri Yavuz İlmihali'ni okuyorum. Ama okurken dikkatli ve gayeli okuyorum. Ümmetime acilen gerekli şeyleri bulmaya çalışıyorum. Vakit doldurmak gibi bir derdim olmuyor. Aksine işim hep vaktimden çok oluyor.
Selamünaleyküm. Kabiliyetinizin bulunduğu bir ilim dalında ilerleyecek şekilde çalışmanız gereklidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, fitne bu ümmetin en ağır düşmanıdır. Ashabı kiram bile fitne karşısında tam anlamıyla zorlandılar. Fitne, iyinin ve kötünün iç içe girdiği, iyinin kötüden ayrıt edilmesinin zorlaştığı ortam demektir. Allah’a niyazımız odur ki, bizi fitneye düşürmeden ruhumuzu alsın. Dikkat ederseniz, örneğini verdiğiniz durum sadece o örnekle sınırlı değildir. Filistin başta olmak üzere hemen her yerde benzerini görebilir ve kahrolabilirsiniz eseften. Yaşadığımız dönem, böyle bir imtihanı gerektirmiştir. Sabır ve sebatla yolumuza devam etmeye mecburuz. Burada bir noktayı iyi anlamamız gerekir: Biz, dinimiz her şeyin üstündedir, dinimiz için varız türünden iddialarda bulunuyoruz. Uygulamaya geldiğinde ne kadar bunu gerçekleştiriyoruz? Dikkat ederseniz, herkes bunu iddia ediyor ama iş pratiğe gelince onun meselesinin de din olduğunu, dolayısıyla bir taviz vermesinin gerekmediğini adeta o kazanırsa din kazanacak, kaybederse din kaybedecek demeye getirdiğini görürsünüz. Burada da afet başlıyor aslında. Ne kadar nefislerimizi hesaba çekebiliyoruz? Ne kadar biz dinimiz için varız da dinimiz bizim için var değildir, sorusunu değerlendirebiliyoruz? Böyle bir kaos ortamında kim konuşursa konuşsun, kimin menfaatine uygun düşüyorsa sözleri sadece onun tarafından rağbet bulacaktır. Böyle olmamalı idik, böyle emredilmedik biz. Ciddi bir şekilde DİNİMİZ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR VE BİZİM YAPTIĞIMIZ HER ŞEY MUHAKKAK DİN DEMEK DEĞİLDİR şuurunu yerleştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde yüzme bilip dereye gelince her şeyi unutarak boğulma ile karşılaşacağız demektir. Sabrederek, sebat ederek, Kur'an ve Sünnet'e sarılarak geçirmemiz gereken bir dönemi yaşıyoruz. Bu kardeşinizin kanaati, Kur'an ve Sünnet ölçülerine sadakat açısından ipin ucunun bir nebze kaçtığı eklindedir. Seviye düşmüştür, menfaatlere göre şekillenmiştir. Her oturuş kalkışımızı cihat olarak isimlendirmenin hata olduğunu zannediyoruz. Allah yardımcımız olsun. Dua eder, duanızı bekleriz.
Selamünaleyküm. Dükkânla alakası olduğunu düşünmeyin. Siz, helal yiyin helal yaşayın. Allah yardımcınız olsun. Size afiyetler ihsan etsin.
Selamünaleyküm. O aileden kimse sizin babanız anneniz değildir, kendi anne babanızı bilin, söyleyin, onlarla ilgilenin. Nikâh meselesinde ise bilinmişliğinizi etkileyecek bir durum söz konusu ise yani o bilgi nedeniyle şahitler sizi tanımayacaklarsa bu bir sorundur. Böyle değilse nikâh açısından sorun yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir evlilik yapma. Sevemediğinle evlenme.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.