Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Vakıf malı ile ilgili bir sorum olacaktı. 26 yaşında kas erimesi diye bir hastalığı olan biriyim aynı hastalıktan benden 4 yaş büyük olan abimde de var. Babam da 2 sence önce kısmi felç geçirdi eskisinden iyi olsa da dışarıya tek başına çıkamıyor. Ortanca abim de evleneli 4 5 sene kadar oldu onların da çocuğu olmuyor bize dedemgilden bir dükkân kalmıştı. Dükkânın bulunduğu yer genellikle vakıf malı acaba başımızdaki bu hastalıkların bu dükkânla bir bağlantısı olabilir mi diye soracaktım. kusura bakmayın düzgün soramamış olabilirim. Bir de bu sorumun nedeni şeytanın vesvesesinden kurtulmak yani hastalığı verende şifasını verecek olanda rabbim kas erimesi hastalığı da kısaca bahsetmek gerekirse kaslarımız yavaş yavaş eriyor ve şuan tedavisi mümkün değil.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Bu, onun sağlık durumuna göre değişecek bir hükümdür. Tıbben mesela yüzde ellinin üzerinde bir özürlü durumuna geçiyorsa o günlerinde mesul olmaz. Değilse mesuliyeti vardır ama siz her durumda ona hasta gibi muamele yapın ve ecir kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Malları iki kısma ayırın: Sizin de ortak olduğunuz veya babanızın size devrettiği mallar ve babanızın sadece kendisine ait olan mallar. İkinci kısım mallar, herkese ortak bölüştürülür. Birinci kısımdakiler de sizde kalır. Babanız bu durumu yani onları size devrettiğini de sağlığında kızlara söylesin ki ardından sorun olmasın.
Selamünaleyküm. İnsanlar, hastalanan hanımını veya kocanı sokağa atmayı kerih görürler, makul olan da o kerih görmedir. Hasta oldu diye atmak doğru değildir. Ağabeyinizin bir hanıma da ihtiyacı vardır. Normal olan ikinci bir hanımla evlenmesidir. Başka türlü haramdan korunamayabilir.
Aleykümselam. Acilen doktora gitmelisiniz, tedaviniz eksik kalmış sizin.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
Selamünaleyküm. Nasihat edin, dua edin ama içlerine girmeyin. Herkes kendi vebalini düşünsün.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir evlilik yapma. Sevemediğinle evlenme.
Selamünaleyküm. Bir süreliğine meal okumayın, ilmihal ve benzeri kitapları inceleyin. Bu durum sizde hastalığa dönüşebilir, dikkatli olun. Kur'an'ın kendisini okuyun. Bu tür meseleleri incelemeyin.
Selamünaleyküm. Ailenizin büyüklerinden birini sana danışmanlık yapmak üzere ayarla. O devreye girsin. Onun kararına göre de hareket et, rahat edersin.
Selamünaleyküm. Bu, tedavi gerektiren bir durumdur. Yapılmasında sakınca yoktur. Gusülle de ilgisi yoktur.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
Selamünaleyküm. Kuralların belirlediğine uymak gerekir.