Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim 23 yaşında bir abim var ve psikolojik bir rahatsızlık yaşıyor, şizofrene benzer bir hastalık fakat o değil. Dışarıdan bakıldığı zaman gayet sağlıklı, aklı başında gibi duruyor fakat biz ailesi olarak hasta olduğundan çok eminiz ve bu durum ataklar halinde yaşanıyor yani her zamn hasta değil. Doktor ilaçlarını kullanması gerektiğini söylüyor fakat o bunu yapmamakta direniyor. Bu hastalık dönemlerinde dinimizin yasakladığı şeyleri yapıyor ve onunla bu dönemde konuşulmuyor, aşırı sinirli oluyor. Kimi zaman çok ileri de gidebiliyor. Hepimizi çok üzecek davranışlarda bulunuyor. Anlayacağınız çok zor zamanlar yaşıyoruz, nasıl davranmamız gerektiği bilmiyoruz. Merak ettiğim şey; şu bu dönemde yaşadıklarından sorumlu olur mu? Ve biz ailesi olarak ona nasıl davranmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi Allah'tan gelen bir hastalığın sahibi olarak görmelisiniz. Bu da tedavi için gereken ne ise onu yapmaya mecbur etmelidir sizi. Kendinizi gizlemeniz gerekmez. Sizin hastalığınızdan tedavi gören arkadaşlarım oldu. Doktor tedavisini ihmal etmemelisiniz. Sizinle evlenmek için gelenlere de tedavi sürecinizi konuşarak evlenmeniz doğru olandır. Sizi o halinizle kabul eden biri olursa evlenin. Evlilik size doktorunuz tarafından yasaklanmadı ise onu geciktirmeyin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Sadece bu saydıklarınızdan ötürü onun, evlenilmesi sakıncalı olması doğru değildir. Fakat bunların bulunmadığı kimselerle evlenenler bile sıkıntıdan kurtulmuyorlar. Siz doktorsunuz; mesleğinizden bir örnek vereyim size: Neden hastalarınıza, 'ailende şeker hastası var mı?' diye soru yöneltiyorsunuz? Çünkü bu bilgi, sizin hastalığın teşhisinde size ipucu verecektir. Bunu da öyle kabul edin. Dinen hiçbir sakınca yoktur, aklınıza ise siz bakacaksınız. Sizle tanıştıktan sonraki gelişmeleri ise ilacın etkisi ile aniden oluşan düzelme gibi görebilirsin. Bence daha makul düşünün.
Selamünaleyküm. Daha da kötü olsa bile o, sizin babanızdır; katlanacaksınız, dayanacaksınız, sabrecek ve kazanacaksınız. Onu atamazsınız, kovamazsınız. Annenizle veya onun kardeşleri ile olan tartışmalarına da katılmayın. Siz, ondan yana olun ve herkesin hakkını bilin. Camide namaz ne için kılıyorsanız, namazın karşılığını kimden bekliyorsanız, babanızla da O'nun için ilgilenin ve O'ndan karşılığını bekleyin. Bu sizin cihadınızdır. Sabredin, yorulmayın, bıkmayın, erkenci olmayın. Her türlü beşeri isteğini dayanılabilirlik oranında yerine getirin. Zulüm olanını yapmayın, onu yapmazken de nazik olun.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Babanızın daha fazla batmaması için, onunla bu hususları tartışmayın. Elinizden gelirse yardımcı olun rahatlasın. İnşaallah babanız hasta olduğu için böyle yapıyordur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Beraber ya da çok yakın bir ortamda kalacaksanız muhtemel bir sorun var demektir, evlenmeniz sorun eksenli olur. Değilse sıkıntı etmenize gerek olmaz inşaallah. Bir büyüğünüzle de istişare edin, geleceği sıkıntı gösteren bir evlilik yapmayın.
Aleykümselam. Bilerek ve dikkat etmeyerek yanlış yapan vebale girer. Bunun dışında hata etme korkusuyla dinimize hizmetten geri kalamayız.
Aleykümselam.Bayanların da bayanlara karşı bir avreti vardır. Ortam bayan ortamıdır diye mesela kilot ile havuza girilmesi caiz değildir. Bayanın diz kapağı ile göbeği arası KADINA KARŞI DA AVERİTTİR. Buna riayet edilmesi gerekmektedir. Bir de havuzda bayanın üzerindeki kıyafet ıslanınca vücut şeklini teşhir ediyorsa bu da avreti teşhirdir. Bunlara dikkat ediliyorsa bayanların hamam ya da havuzlara girmelerinde sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Cami için kurban derisi toplanamayacağı görüşü bir fıkıh ilkesine dayanmamaktadır. Ya da babanızın zikrettiği ama sizin hatırlamadığınız bir ayrıntı vardır, onu bilmiyoruz.
Selamünaleyküm.Siz özür sahibi sayılırsınız. Öyle yapmayın. Bir kere yıkayın sonra da namaz vakti gelince abdestinizi alın ve namaz kılın. Öbür namaz vakti gelince yeniden abdest alıp namaz kılarsınız. Çamaşırınızı da her an değiştirmenize gerek yoktur. Diğer durum için de doktora görünmeyi düşünün. Bir akıntı gelmedikçe sürtünmeden ötürü gusül gerekmez.
Bir namazı bitiremeyecek kadar gaz sıkıntınız oluyorsa siz özür sahibisiniz.Hiçbir mezhebe geçmeden her namaz vaktinde abdestinizi alın ve namazlarınızı kılın. Sıkıntıya düşmenize gerek yoktur, geçmiş olsun.