Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Bende çocukluğumdan beri var olan kasılma, gevşeyememe, boğulma hissi gibi aşırı derecede rahatsızlık veren bir hastalık var. Elhamdülillah ibadetlerimi aksatmıyorum, elimden geldiği kadar Allah’a kulluk etmeye çalışıyorum. Ama bir türlü rahatlayamıyorum. İlaç kullandığım zaman daha rahat oluyorum ama antidepresan ilaçlar insanı çok duyarsızlaştırıyor bu nedenle ilaç kullanmak istemiyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. 31 yaşındayım ve hastalığım yüzünden evlenmedim. Çıkan kısmetleri görüşme bile gerçekleşmeden geri çevirdim. Bu halde başkasına hayrım olabileceğini düşünmüyorum. Kalabalık ortamlarda hastalık daha da şiddetleniyor bu yüzden eve misafir gelmesini bile istemiyorum. Hocam sorum şu; acaba nerede hata yapıyor olabilirim? Normal şartlarda mü'minde böyle hastalıkların olmaması gerekiyor sanırım. İlaç kullanmam şart gibi gözüküyor ama bu ilaçları kullandığımda çok hassas olan duygularım, en vahşet görüntülere bile bakacak kadar duyarsız hale geliyor. Şu anda bir kısmet daha var onu da mı geri çevireyim bilemiyorum. Yaşım çok ilerledi. Nasıl bir yol izlemeliyim? Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Durum sizin anlattığınız gibi ise ondan boşanmayı istemenizde dinen bir sakınca yoktur. Durumu duygusallıkla değerlendirip değerlendirmediğinizi ise bilemeyiz. Durum böyle ise en zararsız bir şekilde ayrılın. Öce sizi boşamasını söyleyin. Boşamazsa hukuki yollara baş vurabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sadece bu saydıklarınızdan ötürü onun, evlenilmesi sakıncalı olması doğru değildir. Fakat bunların bulunmadığı kimselerle evlenenler bile sıkıntıdan kurtulmuyorlar. Siz doktorsunuz; mesleğinizden bir örnek vereyim size: Neden hastalarınıza, 'ailende şeker hastası var mı?' diye soru yöneltiyorsunuz? Çünkü bu bilgi, sizin hastalığın teşhisinde size ipucu verecektir. Bunu da öyle kabul edin. Dinen hiçbir sakınca yoktur, aklınıza ise siz bakacaksınız. Sizle tanıştıktan sonraki gelişmeleri ise ilacın etkisi ile aniden oluşan düzelme gibi görebilirsin. Bence daha makul düşünün.
Aleykümselam.Bu, onun sağlık durumuna göre değişecek bir hükümdür. Tıbben mesela yüzde ellinin üzerinde bir özürlü durumuna geçiyorsa o günlerinde mesul olmaz. Değilse mesuliyeti vardır ama siz her durumda ona hasta gibi muamele yapın ve ecir kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcın olsun. Bir kere bu durumu kendin için ölümcül düzeyde kahreden bir yaratılış olarak görme. Harama düşmedikçe böyle olman bir ayıp değil, senin hatan değil. İçin rahat olsun. Evlilikle ilgili kararı tedavi gördüğün doktor ve psikoloğa bırak. Sen evleneyim veya evlenmeyeyim deme. Evlilik yollarını sürekli açık tut. İlk evlilik fırsatını gerekiyorsa beklentilerini de düşürerek değerlendirmeye çalış. Bu durumu muhakkak bir veya iki farklı doktorla değerlendir. Doktorların sana tavsiye edeceği yemek, giyim dâhil ne varsa onlara uy. Psikolojik tedavini önemse, psikologlar seni anlamaya en yakın arkadaşların durumundadır. Psikologlar gezmeni, spor yapmanı, yazmanı veya benzeri bir faaliyeti tavsiye ediyorlarsa o faaliyeti yap. İbadetlerini farz olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayır. Farz olanları hiçbir şekilde erteleme, nafile yani farz olmayanları ise zorlandığın zamanlarda erteleyebilirsin. Senin için dua ederim. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Ailevi tarz ve sizin yapınızdan kaynaklanan bu durum için iki şeye önem vereceğiz. Birincisi, kendinizi bu hususta yıpratmanıza gerek yoktur. Böyle oldu, düzelecek deyin. İkinci olarak da düzelmeyi zamana yayın. Bir yıl içinde olmaz düzelme, olsa da daha beteri olabilir. Arkadaş çevrenizi geniş tutun. Ahlâklı arkadaşlarla ilişkiniz çoğalsın. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.1- Namaz, Allah'ın emirlerinden biridir. Onu yapan imanının gereğini yapmış olur. Sigara ise menhiyattandır. Bütün insanlığın zararında ittifak ettiği bir afettir. Onu tüketen birinin namaz kılmasında bir engel yoktur. Keşke secde edenler onu imha etmeyi kökten becerebilseler! Ne yazık ki, namaz ve sigarayı bir arada tutmaya karşı elimiz kolumuz bağlıdır. Sigara içen biri ile alakalı hüküm ne olursa olsun, imandan çıkaran bir netice yoktur. Böyle olunca da onunla evlenilmez asla diyemeyiz. Din olarak hüküm budur ama aklı olan biri sigara içenle evlenmez. Eşini hastanelerde taşımak için evlenen biri durumuna düşme riskini unutmamalıdır eş adayı. 2- İyiyi aramak zorundayız. Sabredip iyiye talip olalım. Eğer iyiyi ararken harama düşme riskimiz belirirse taviz verebiliriz. İyiden normale, normalden az zararlıya şeklinde inmemiz mümkündür. Zira haram düşmek en büyük tehlikedir. Ona düşmektense beklentimizden taviz veririz.3- Kadın elbisesinin erkeğe götürülmesinde erkek, kadına dair ayrıntılara vakıf olmayacaksa ve kadının üzerinde bir ölçüm yapmayacaksa sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Diyanet İşleri'nin meyli bu yöndedir. Başka bir alternatif de olmadığını düşünüyorum. Öğretmen olarak sizin işiniz zaten kolaydır.
Selamünaleyküm. Sigaranın gusülle alakası yoktur.
Selamünaleyküm. Canlı hayvan veya insan figürlerinin heykel şeklinde yapılması caiz değildir. Sadece kız çocukları için bebek oyuncak üzerinde bir ruhsat bulunabilir. Bunun dışındakiler caiz değildir.
Selamünaleyküm. Hile ve yalan, Müslüman için mubah sınırlarının dışındadır. İmam veya başkası hile ile iş yapamaz. Umrenin umre olmasında sakınca yoktur ama iş mubah değildir.
Selamünaleyküm. Bununla, 'ölenin arkasından yemek verilir mi' demeyi kastettiğinizi zannederek cevap veriyoruz: Dinimizde, ölüye faydalı olması için yakınlarının yemek yedirmesi diye bir sevap çeşidi yoktur.