Fetva Meclisi
Soru
Ben 3 yıllık evliyim ve eşim biz nişanlıyken panikatak hastalığına yakalanmış. Hastalığın ilk 3 senesinde yeşil reçeteyle satılan antidepresan ilaçlar kullandı ve ben sonradan öğreniyorum ki günde 8-10 tane içtiği zamanlar çok olmuş. Şu an hala tedaviye devam ediyor ve ilaç kullanıyor. Evlendiğimiz günden beri bana aşırı bir ilgisizliği var. Ben onunla ilgilenirsem sevgiyle yaklaşırsam belki düzelir diye ona yaklaştıkça 'uf sıkıldım maymun yavrusu gibisin biraz uzak dur' gibi tepkiler aldım. Yine belki hayata tutunur diye benim ısrarlarımla bir çocuk sahibi olduk. Bu sürede değişen hiçbir şey olmadı. Beni evde kadın olarak değil de köşe kırlenti gibi gördü. Ayda bir kez kendisi için yanıma yaklaştı sadece o da nadiren. Ve en kötüsü benden kaçarken internet geçmişinden öğreniyorum ki porno sitelerine giriyormuş. Bu durum inanılmaz derecede onurumu kırdı. Anladım ki bu durumda; sorunu benimle. Defalarca konuştum, ikaz ettim, ailesiyle paylaştım, yardım istedim ama değişen bir şey olmadı. Son uyarımda eğer düzelmezse onu terk edeceğimi söyledim. Aynı sorunlar devam ettiği taktirde ne yapmalıyım? Evde yaşayan iki yabancı gibiyiz. Artık benim psikolojim de altüst oldu, her gün kendi kendime ağlıyorum çaresizce. Böyle durumlarda danışman aile tavsiye ettiğinizi biliyorum ama danışabileceğim öyle bir aile yok. Ne yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi Allah'tan gelen bir hastalığın sahibi olarak görmelisiniz. Bu da tedavi için gereken ne ise onu yapmaya mecbur etmelidir sizi. Kendinizi gizlemeniz gerekmez. Sizin hastalığınızdan tedavi gören arkadaşlarım oldu. Doktor tedavisini ihmal etmemelisiniz. Sizinle evlenmek için gelenlere de tedavi sürecinizi konuşarak evlenmeniz doğru olandır. Sizi o halinizle kabul eden biri olursa evlenin. Evlilik size doktorunuz tarafından yasaklanmadı ise onu geciktirmeyin. Geçmiş olsun.
Hastalığı için tedavi sürecini işletirse ve ciddi bir şekilde takip ederse geri dönün. Çocuk konusuna dikkat edin. Üç dört ay düzelme gayreti görürseniz durum iyiye gidiyor demektir, sabredip bekleyin. Bu arada da gizlemeden her şeyi açık seçik konuşun. Tedaviyi beraber yürütün. Bir zaman sonra tedaviyi aksatır veya bildiğini okumaya devam ederse ayrılmayı istemen inşaallah vebal olmaz.
Selamünaleyküm. Sizin anlattıklarınızın tam bu şekilde olduğunu var sayıyorum ama böyle olma ihtimali düşüktür. Çünkü bir erkeğe böyle yapılması mümkün değildir. Sizin anlattıklarınızı doğru kabul ederek cevap veriyorum. Kimseye sormaya hakkı yoktur. Evlilik yatak odası içindir. Bir yıl içinde sağlık sorunu gibi makul bir neden yoksa erkek veya kadının en az yüz kere doyurucu nitelikte bir cinsel ilişki kurmaları zaruridir. Bunu ihmal eden erkek veya kadın suçludur. Evlilik budur. Sizin bunca zaman sabretmeniz de hatadır. Önce bu durumu onun anne babasına bildirin. Hayâ etmeniz gerekmez. Sağlığınız ve dininizle tehdit altındasınız. Sonra da ona, Allah'ın helal kıldığı imkânları kullanmaya yöneleceğinizi hissettirin. Kadınları en iyi kadınların terbiye edeceğini eşiniz bilir.Ondan sonra da ailesinin de bilgisi dahilinde Allah'ın size tandığı hakları kullanabilirsiniz.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.
Selamünaleyküm. Siz, kendi dilinizle zulmü itiraf ediyorsunuz yani zalimsiniz. Eşinizin sizin zulmünüzden kaçması hakkıdır. Siz de aklınızı başınıza alın. Allah'tan korkun. İş hilesinden vaz geçin. Ahiretinizi harap etmeyin.
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Çocukların annede kalması annenin hakkıdır. Anne şu veya bu nedenle bu haktan vazgeçerse baba veya başka birine intikal eder. Anne, belli nedenlerle çocukları almak istemeyebilir. Bunu özellikle haklı bir nedene dayandırması durumunda vebali olmaz.
Selamünaleyküm. Boşamak asla hoş değildir. Çaresiz kalınca boşayan da günaha girmez.
Aleykümselam. Böyle bir nikâh yapan haram işlemektedir. Bu haram da ağır haramlardan biridir. Haram işleyen biri dinden çıkmış olmaz. Dinden çıkmadıkça da bir erkek, karısının nikâhı ondan düşmez. Bu durumda sizin, kadınlık gayreti ile eşinizin bir haramı irtikâp etmesi arasında hangisinin daha ağırlıklı etkisi altında olduğunuzu iyi kestirmeniz gerekir ki, özel nefretinizle dini heyecanınızı karıştırmış olmayasınız. Eğer bu konuda kalbiniz mutmain ise yani o haramı hafif gördüğü için bunu yaptığınızdan emin iseniz, öyle bir erkeğin karısı olmamayı istemenizde sakınca yoktur. Ne var ki aradaki bu çizgiyi yani iki durum arasındaki farkı iyi tespit etmelisiniz. Sabırla ve teenni ile hareket edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Verdiğiniz bilgiler kadarı ile bir boşanma görünmüyor ama bu dereceye inmiş bir ailede bugün değilse yarın gerçekleşir boşanma. Kendinize gelip nikâhı daha ciddi görmelisiniz ve Allah’tan korkmalısınız.
Selamünaleyküm. Müzik caiz değildir. Müziğin ibadet gibi kabullenilmesi ise olsa olsa bir kıyamet alameti olabilir. Adına ne denirse densin, düzeyi ne olursa olsun MÜZİĞİN HİÇ BİR ÇEŞİDİ İBADET OLARAK İCRA EDİLEMEZ! Müzik denebilecek bir şeyi ibadet maksadı ile yapmak iman açısından ağır bir tehlikedir. Müzik için denebilecek en mülayım söz, belli bir bölümünün belli maksatlarla haram olmayabileceğidir. O da ne kadar söylenebilir ne kadar söylenemez bir içtihat meselesidir, iyi araştırılması gerekir.
Aleykümselam. Bu yeminleşme, yersiz bir istek olmuş. Bundan sonra da geri dönmeniz hiç uygun değildir. Acilen boşanıp kendinizi yeni bir evliliğe ayarlamanızı tavsiye ederim. Allah'tan hayır dileyin, sabırlı olun. Bunu başınıza gelmiş bir afet olarak görün. Geçmiş olsun.