Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam; 36 yaşında bir erkeğim. Ben eşimle 11 yıldır evliyim. İlk günden beri bana soğuk davranıyor. Onunla birlikte olmak istediğimi söylediğim zaman dilimleri içinde yanıma gelmiyor. Sürekli peşinden koşup onu ilşkiye ikna etmeye çalışıyorum, ilişkiye girdiğimiz zaman da lutfeder mahiyette (affınıza sığınarak söylüyorum lutfen, bana iyilik eder gibi benim zorumla mecburiyetten ilişkiye giriyor. Son iki aydır ise (ben çok istekli olmama rağmen) aramızda bir ilşki gerçekleşmedi. Daha önce bu nedenle 6 ay kadar ayrı kaldık. Hamileydi çocuğumuz olunca vicdanım elvermedi. Kendiside bir daha olmayacağına, ne zaman istersem yanıma geleceğine söz verdi. Geri döndüm. Yine aynı şeyi yaptı. Yapma dayanamıyorum. Yine boşarım seni haberin olsun dedim. Yine söz verdi yine aynı şeyi yaptı. 11 yılım böyle geçti. Bu olay bende ( yalnızca cinsellikten uzak kalma değil istenmeme duygusu da) psikolojik bunalım yarattı. Tedavi olmaya çalıştım ama pek başarılı olmadı. Üç çocuğum var, onlara kıyamıyorum. Ama bu hayata da dayanamıyorum. Ayrıca eşim kendisinin bir suçu olmadığını bunu ilahiyatçılara sorduğunu söylüyor. Ben bulabildiğim tüm kaynakları okumaya çalıştım ama sizin görüşlerinizi de öğrenmek istiyorum. Allah'a emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Tam bir imtihana tutulmuşsunuz, Allah yardımcınız olsun. Eşinizin derdini bilmedikçe net bir şey söylememiz mümkün olmaz. Ancak büyük ihtimalle geçici bir sıkıntıya benziyor. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya, çok da üzerine gitmemeye, soruşturmamaya çalışın. Ev dışında beraberlik pozisyonları oluşturun. Sorun sadece kadın sorunu olmaz. Hayattan genel bir soğukluk da olabilir. Neticede bir kadına dayanması da mümkündür. Sabredin, tatlı konuşun. Bu konuyu sürekli irdeleyip durmayın, derinleşmesine sebep olursunuz. Dualar edin, Kur'an okuyup kendinizi rahatlatın. Konuyu bilen sayısının fazlalığı çözümü zorlaştıracaktır, ona göre derdinizi yaymaya önem verin. Allah kalbinizi rahatlatsın.
Bacım, yazınızda “hiç ilişki olmadı” dediğiniz halde bir çocuğunuz olduğunu söylüyorsunuz. Demek ki, kullandığınız “hiç” sözcüğü yetersiz anlamındadır. Netice olarak size şunu söyleyebilirim: Bir kadının haftada bir kere en azından ilişki istemesi dinen hakkıdır. Bunu sağlayamayan eşi ile nikâh bağını bitirmeyi talep etmesi de günah değildir. Yalnız ne kadar objektif olduğunuz konusunda ikinci adil ve makul bir kişinin kararını dinlemenizi size tavsiye ederim. Tek başınıza karar vermeniz durumunda ileride üzülebilirsiniz. Ayrıca konuyu son defa ciddi bir şekilde eşinizle görüşüp tedavi olmasını istedikten sonra yasal yollara başvurun. Tek başınıza vereceğiniz karar sizi ezebilir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Süre ne kadar uzarsa uzan 'boşanma' kelimesini kullanmamaya çalışın. Evet, mevcut durum üzücü ve ucunda boşanma aşaması görülen bir durumdur ama siz böyle bir beklenti içinde olamayın; şeytanın işini kolaylaştırmayın. Biraz daha sabırlı olun. Yavrunuzla meşguliyeti artırın. Eşinizin ilgisini çekeceğiniz işler yapmaya çalışın. Bir kere soğukluk hissettiği için o da yanaşmaya cesaret edemiyordur. Siz de haklı olarak üzerine gittiğiniz için şeytan onu biraz daha itiyordur. Direk yatak odasını konuşmadan, yandan konularla girin meseleye. Bir süreliğine beraber geziye çıksanız, bir ay kadar başka yerde yaşasanız ihtimal açılabilir. Bir de size yanaşma belirtileri gösterdiğinde 'gördün mü, sana demiyor mu idim?' şeklinde sorgulama sakın yapmayın. Bir daha geri gelmeyecek şekilde itmiş olursunuz onu. Çok dua edin, çok.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.
Bu noktadan sonra tamiri zor bir arıza üzerinde duruyorsunuz. Aile meclisinizi toplayın. Onların da istişaresini önemseyerek karar vereceğiniz bir iş yapın. Bu sözleri kullanan kadını daha fazla delirtmemenizi tavsiye ederiz size.
Erkeğin, evlenmeden önceki hayatından kalma bir hastalık olarak bu devam ediyor olabilir. Nedeni siz olmadıktan sonra vebaliniz olmayacaktır bundan. Bunu bir tür hastalık kabul edebilirsiniz. Zamanla düzelmesi mümkündür ve düzelir de. Yalnız, yapmanız gereken şey şudur: BU DURUMU HİÇ GÜNDEM YAPMADAN aranızdaki muhabbeti artırın. Sizsiz bir hayat onun için olmayacakmışa inansın. Bunu yapabilirseniz tedavisine yardım etmiş olursunuz. Böyle yapmaz da onunla bunu tartışırsanız yara derinleşir ve gitgide başka bir konu üzerinden aileniz sarsılır. Şeytan için bu, bulunmaz bir fırsattır, unutmayasınız. Bu arada sizin cinsel ihtiyacınızı tatmin için de onu zorlamadan dolaylı olarak işinizi çözmeye çalışın. Onu bir bilene danışmaya ikna edebilseniz çözüm daha çabuk olabilirdi ama böyle bir teklif sizi itmesine neden olabilir, dikkatli olun. Özet olarak, olmamış gibi davranmanızı doğrudur, unutmayın, ihmal etmeyin ama irdelediğinizi hissettirmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. En azından bir keffaret tutsun. Çok da tevbe etsin.
Eşlerin birbirlerinin cinsel organlarını tatmin için elleerini kullanmaları caizdir.
Selamünaleyküm. Kadın için hangi hüküm varsa erkek için de hüküm aynıdır. Bu konuda erkek kadın eşittir.
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Selamünaleyküm. En azından bir keffaret tutsun. Çok da tevbe etsin.
Selamünaleyküm. Buradaki kasıt fiili zinadır.