Fetva Meclisi
Soru
Kıymetli hocam ben altı yıllık evliyim. Eşimle hiç cinsel birlikteliğimiz olmadı. Sorun eşimden kaynaklı. Bir iki kere doktora gitti, ilaç kullandı ama durumunda hiçbir düzelme olmadı. Bu sorunun üstüne gitmiyor ve hiçbir çaba sarf etmiyor. Ben böyleyim, beni böyle kabul et havasında takılıyor. Böyle olmasına rağmen Allah diledi ve bize bir kız evlat bahşetti. Ben artık bu konudan dolayı çok fazla üzülüyor ve yıpranıyorum. En kötüsü de bana karşı hisleri olduğuna inandığım birine karşı bir yakınlık duyuyorum. Yani öyle ki o kişi bana eşinden ayrıl gel evlenelim dese kabul edeceğim. Fakat kesinlikle o şahısla hiçbir görüşmemiz olmadı. Aklımdan bir türlü çıkaramıyorum. Boşlukta mıyım bilmiyorum. Ne olur bana bir nasihat edin. Size o kadar güveniyorum ki hiçbir Allah’ın kuluna anlatamadığım bu derdimi size açıyorum ve sizden bir çare dileniyorum. Böyle hislere kapıldığım için kendimden utanmaya başladım ama elimde değil. Ben eşimden ayrılmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Karıkoca olamamakla' kastettiğiniz şey, cinsel ilişkide bulunamamak ise durum şudur: a- Erkek ve kadının evlilikte en önemli haklarından biri belki de en önemli hakkı cinsel ilişkidir. Nikâh öncelikle bunu helalleştirmek için vardır zaten. Bu hakkı kullanmamak, ya da kullanılmasına mani olmak iki taraftan birinin diğerine zulmetmesidir. Eğer eşlerden birinin böyle bir hakkı kullanmamasına, kullandırtmamasına diğerinin itirazı yoksa böyle bir durumun nikâha zararı yoktur. Bu da şu demektir: Aradan yıllar bile geçse cinsel ilişki yapılmadığı/yapılamadığı için nikâh zarar görmez. Öyle veya böyle nikâh devam ediyordur. b- Böyle bir durumda eşlerden birinin ayrılmayı talep etmesi kesinlikle günah değildir. Zira evlilik bunun içindir. Eşlerden biri 'cinsel ilişki yoksa ben ayrılırım senden' demekle günaha girmez. Belki bir süre verip o süre zarfında sabretmesi beklenir. O süre de asla beş yıl olamaz. En fazla bir yıl beklenebilir. Bu bir yıl da tıbben yapılacak bir tedavi sürecini beklemek için olabilir. c- Sizin ve eşinizin yaptığı hatadır. Bu duruma razı iseniz, birbirinizin aleyhinde iş yapmayın. Geçin evinize hayatınızı yaşayın, halinize şükredin. Razı olmayan ise ayrılmayı talep etsin. Erkek boşasın. Boşamadığı takdirde kadın boşanmanın diğer mubah yöntemlerinden birini kullansın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sizin anlattıklarınızın tam bu şekilde olduğunu var sayıyorum ama böyle olma ihtimali düşüktür. Çünkü bir erkeğe böyle yapılması mümkün değildir. Sizin anlattıklarınızı doğru kabul ederek cevap veriyorum. Kimseye sormaya hakkı yoktur. Evlilik yatak odası içindir. Bir yıl içinde sağlık sorunu gibi makul bir neden yoksa erkek veya kadının en az yüz kere doyurucu nitelikte bir cinsel ilişki kurmaları zaruridir. Bunu ihmal eden erkek veya kadın suçludur. Evlilik budur. Sizin bunca zaman sabretmeniz de hatadır. Önce bu durumu onun anne babasına bildirin. Hayâ etmeniz gerekmez. Sağlığınız ve dininizle tehdit altındasınız. Sonra da ona, Allah'ın helal kıldığı imkânları kullanmaya yöneleceğinizi hissettirin. Kadınları en iyi kadınların terbiye edeceğini eşiniz bilir.Ondan sonra da ailesinin de bilgisi dahilinde Allah'ın size tandığı hakları kullanabilirsiniz.
Sizin eşinizden erkek olarak sizin cinsel ihtiyacınızı karşılamasını talep etmeniz hakkınızdır. Bu hakkınızı karşılamıyorsa sizin üzerine gitmeniz de hakkınızdır. Eşiniz büyük ihtimalle tedavi olmalıdır. Onu tedaviye zorlayacak bir süreç işletin. Yuvanızı dağıtabilecek bir yanlışa girmeden ve bu durumu etrafınıza teşhir etmeden çözüm üretmeye çalışın. En sonunda mesela iki yıl sonra artık sorun çözülemez gibi duruyorsa ve siz de harama düşme riski görüyorsanız eşinizden ayrılmayı talep etmenizde bir sakınca yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Anlattığınız şey, kâğıt üzerinde iyi bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Tiyatro! Nikâh dediğiniz şey olabilir ama siz kendinizi helake sürüklüyorsunuz; evinize dönün. Tevbe istiğfar edin!
Evvela geçmişimizdeki günahları anlatmamız İslami olarak bir hatadır. Bu hatayı bir daha tekrar etmemeye çalışın. Bunu kurcalayanlara da cevap vermeyin. Bununla beraber geçmişte yaşanan olayı geçmişte bırakıp ondan ders alarak bir daha yapmamak üzere Allah'a dönün ve O'ndan bağışlanma dileyin. Ve onun bağışlayıcılığını düşünerek kendinizi rahatlatın. Cinsellikle alakalı konuyu bir uzmandan yardım alarak sebeplerini öğrenmeye ve bu sorunu çözmeye çalışın. Çünkü bu sorun sağlam evliliği bile çürütebilir. Bu konuya özen gösterin. Eşinizin size gösterdiği sevgiyi görmeye çalışın. Ona bu konuda minnettarlığınızı hissettirmeye çalışın. Bununla beraber burada neden bir sevgi hissetmediğinizi de tespit etmeye çalışın. Bu tespite binaen de sorunun çözümüne dair bir harita çıkarıp bir an evvel harekete geçin. Aranızdaki soğukluğu, kırgınlığı, soru işaretlerini eşinizle yumuşak bir dille konuşmaya çalışın. Birbirinizi yenmeye değil sorunların özünü anlayıp onlara çözüm bulmaya çalışın. Eğer bunu kendi başınıza yapamıyorsanız bu konuda bir uzmandan bir destek almayı da deneyebilirsiniz. Ve sabırlı olun. Her şey bir anda olmaz. Zaman lazım, çaba lazım, sabır lazım. Bolca dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Önce aklını başına almalısın. İkinci olarak da, Allah seni bir afetten erkenden kurtardığı için şükretmelisin. Üçüncü olarak da böyle bir akılsızlığı tekrar etmemelisin. Anne babandan habersiz hiçbir erkekle arkadaş olmamalısın. Sana konuşulan cici sözleri ambalajlı zehir kabul etmelisin.
Fotoğraf üzerinden muhabbet yürütmenin mahsuru olabilir. Fotoğrafı uzak tutmayı tercih edin.
Birini sevmekle günaha girilmiş olmaz. Sevgiyi harama düşme nedeni haline getirmekle günaha girilir. Allah'ın haramlarından bir haram işlenmediği ve insan onuru ezilmediği sürece sevmek veya aşk bir hata değildir. Elbette sevmeyi şahsiyeti yıpratma olarak anlamak doğru olmaz, bunu bilmeliyiz.
Bunun anlamı şudur: Evlenmeyi istiyorsun ama bedenin ve ruhun ona hazır değil. Ya da vakti gelmediği hâlde sen evlenmeyi merak ediyorsun. Kederlenecek bir durum yoktur. Vakti gelince bugün beğenmediğine âşık bile olursun. Yıkılıp kalma, hayatı yaşamaya devam et. Hayat evlenmekle sınırlı değildir.
Normal şartlarda kadının erkeğe bakması haram değildir. Bu bakış, sıradan olmayı aşıp mesela aşkı ve cinsel hissiyatı etkileyecek boyutta olduğunda ise fitneye dönüştüğü için sakıncalı hâle gelir.
AŞKIM sözü “çok sevdiğim” anlamında söyleniyorsa ki bunun için genelde söylenir, bundan bir sakınca çıkmaz. Hayır, ileride evleneceğim kişi anlamında söyleniyorsa bu abes ve yakışıksız bir sözdür. Özel bir kasıtla söylenmiyorsa yine de sakıncası olmaz.