Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlilik kaderdir ama bunun için çaba da sarf etmeliyiz diye biliyorum. Ben iş olarak çok güzel bir konumda çalışıyorum ama etrafımda hiç kız yok. Ben ne yapmalıyım hocam? Ailem birkaç kız gösterdi onlarla görüştüm etkilendim ama sevip âşık olamıyorum. Duayı hiç bırakmıyorum ama korkuyorum. Ben de yuvamı kurup çocuklarımla vakit geçirmek istiyorum. Bana yol gösterir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir erkeğin veya kadının önüne konan eş adayını sevmesi mecburi değildir. Sizdeki bu hava ile evlilik kurulmaz. Şimdiden ve yol yakın iken bırakmalısınız. Aile beğendi diye evlilik yapılmaz.
Evlenmek, senin hayatını kökten değiştirecek büyük bir karardır. Fedakârlık güzeldir ama akıllıca ve sınırları belirli olduğunda… Senin de hakkın mutlu olmak, korunmak ve değer görmek. Bu hakkı gözeten bir evlilik olacaksa, Allah mübarek etsin. Ama olmayacaksa, sabretmen kayıp değil, rahmet olur. Doğru adımlar atabilmek için kalbinin sesine kulak verecek kimselerle değil de şu hayatın gerçeklerini dikkate alan ve senin iyiliğini düşünen kimselerle istişare et. Kalbin karışıksa ve istişareler netlik vermiyorsa, istihâre en sağlam yol. "Ya Rabbi, bu kul senin rızana uygun mu? Hayrımı oradaysa kalbimi oraya ısındır, değilse uzaklaştır." diye dua et. Kalbinin eğilimi, yolunu aydınlatır.
Şu hayatta kimin her istediği, istediği gibi olmaktadır? Biz, yazılan kaderimizi yaşıyoruz, kendi kaderimizi yazma imkânımız yoktur. Sizin evlenmeniz olduğu gibi kaderinizdir. Size iki şeyi hatırlatmak isterim: Birincisi “evlenemiyorum” diyebilmeniz için beklemeniz gereken süreyi nasıl belirlediniz? Evlenmenin yaşı mesela yirmi olarak son mudur? Zihninizdeki olguları bedeniniz ve hayatınız için son kanun olarak mı görüyorsunuz? İkinci olarak da şunu düşünmenizi tavsiye ederim size: Evlenmek mutluluğun garantisi midir? Milyonlarca genç kadın “dul” vasfı ile hayat sürdürüyorlar. Allah sizi, “dul” kalmanız anlamına gelebilecek evliliklerden korumuş olamaz mı? Hayata daha geniş açıdan bakmaya çalışalım. Yapabildiğimizi yapıp tedbir alalım ama olmayana esef etmeyelim. Allah yardımcınız olsun.
Koca bir hayatı bir insanın peşinde bitiremezsin, kendine gel. Sevgi de bir sınırda kalmalıdır. Bitmiş kişilik sahibi bir insan olarak öyle bir insanla evlensen ne olacak? Kendine gel, basiretli davran. Akıllı ol. Hayat, bir insanın sevgisi ile bitirilebilecek kadar basit değildir. Filmlere bakma sen.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Henüz vakti gelmediği için bulamıyorsun. Böyle umutsuz olmayacaksın. Her şeyin bir vakti vardır, sen çatlasan da vakti gelmeden olmaz o. Aramana devam et. Asla umutsuz olma. Seni yaratan kaderini de yazdı ama sen vaktini bilmiyorsun.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Birini sevmekle günaha girilmiş olmaz. Sevgiyi harama düşme nedeni haline getirmekle günaha girilir. Allah'ın haramlarından bir haram işlenmediği ve insan onuru ezilmediği sürece sevmek veya aşk bir hata değildir. Elbette sevmeyi şahsiyeti yıpratma olarak anlamak doğru olmaz, bunu bilmeliyiz.
Normal şartlarda kadının erkeğe bakması haram değildir. Bu bakış, sıradan olmayı aşıp mesela aşkı ve cinsel hissiyatı etkileyecek boyutta olduğunda ise fitneye dönüştüğü için sakıncalı hâle gelir.
Bacım, yazınızda “hiç ilişki olmadı” dediğiniz halde bir çocuğunuz olduğunu söylüyorsunuz. Demek ki, kullandığınız “hiç” sözcüğü yetersiz anlamındadır. Netice olarak size şunu söyleyebilirim: Bir kadının haftada bir kere en azından ilişki istemesi dinen hakkıdır. Bunu sağlayamayan eşi ile nikâh bağını bitirmeyi talep etmesi de günah değildir. Yalnız ne kadar objektif olduğunuz konusunda ikinci adil ve makul bir kişinin kararını dinlemenizi size tavsiye ederim. Tek başınıza karar vermeniz durumunda ileride üzülebilirsiniz. Ayrıca konuyu son defa ciddi bir şekilde eşinizle görüşüp tedavi olmasını istedikten sonra yasal yollara başvurun. Tek başınıza vereceğiniz karar sizi ezebilir. Allah yardımcınız olsun.
Önce aklını başına almalısın. İkinci olarak da, Allah seni bir afetten erkenden kurtardığı için şükretmelisin. Üçüncü olarak da böyle bir akılsızlığı tekrar etmemelisin. Anne babandan habersiz hiçbir erkekle arkadaş olmamalısın. Sana konuşulan cici sözleri ambalajlı zehir kabul etmelisin.
Fotoğraf üzerinden muhabbet yürütmenin mahsuru olabilir. Fotoğrafı uzak tutmayı tercih edin.
Tevbe kâğıt üzerinde olmaz. Tevbe hayatı kökten değiştirmek, o hatadan kimyasal dönüşüm gibi sıyrılmak demektir. Öyle bir tevbe ise yok bir zararı elbette. Ama o tevbe “…cek cak” tevbesi olmayacak.