Fetva Meclisi
Soru
Yaklaşık 2 yıldır evliyim. Eşimle beraber sohbetlerinizden çok istifade etmekteyiz, Allah tüm hizmetlerinizden razı olsun. Hamdolsun genel olarak mutlu bir evliliğimiz, Allah bağışlarsa bir de oğlumuz var. Fakat son birkaç aydır eşimle bir problemimiz var; hem fiziksel olarak hem de davranış olarak kendime çok dikkat etmeme rağmen eşim cinsel olarak benden soğumuş durumda. Sevgi ya da muhabbet açısından bir sorunumuz yok, eşim de hep benden memnun olduğunu dile getirip hamd eder. Ama son zamanlarda benimle birlikte olmayı talep etmiyor, ben talep ettiğimde ise yorgunluk vs. gerekçeler ile reddediyor. Daha önce böyle bir problemimiz yoktu. Birkaç ay önce tesadüfen kendi kendini tatmin ettiğini fark ettim. İlk fark ettiğimde kendimi suçlayıp çok üzüldüm, çok ağladım ve kendisiyle konuşup bu duruma çok üzüldüğümü, kendimi suçladığımı ve bu durumu düzeltmek için ne yapmam gerekiyorsa yapacağımı söyledim. Fakat, eşim benimle ilgili hiçbir sorununun olmadığını, bu durumun kendisiyle alakalı bir problem olduğunu söyledi ve bir daha tekrarlanmayacağına dair söz verdi. Ben de konuyu uzatmadım. Sorunun düzelmesi için biraz zaman verdim. Bu olay hiç yaşanmamış gibi davrandım. Fakat aylar geçmesine rağmen bu sorun bir türlü düzelmedi. Ben güzelce giyinip, süslenip onun gelmesini bekliyorum, eşim yorgunum, rahatsızım vs. deyip beni reddediyor. Fakat benim fark etmediğimi sanıp kendi kendini tatmin ediyor, namaz vakti girince de bir bahaneyle duşa girip sonra namaz kılıyor. Böyle olunca çok üzülüyorum, her seferinde umudum kırılıyor ama yine de sorunu daha da kötü hale getirmemek, eşimin gururunu kırmamak için hiç fark etmemiş gibi davranıyorum. Bir süre ister istemez yüzüm asılıyor ama sonra normale dönmek için kendimi zorluyorum, gizli gizli ağlıyorum. Bu problemin ailemize zarar vermeden çözülmesi için çok dua ediyorum fakat sorunun çözülmesi için nasıl davranmam, ne yapmam gerektiği hakkında bir fikrim yok. Şu anda aramızda bunun dışında bir problem, bir soğukluk yok ama bu şekilde devam ederse daha kötü problemlere sebebiyet vermesinden endişe ediyorum. Bir yerde de kendi sabrımın tükenmesinden korkuyorum. Hocam bu durum normal midir yoksa ben mi abartıyorum? Sorunun çözülmesi için nasıl davranmam, ne yapmam gerekir? Bir yol gösterebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin iki büyük hatanız var. Birinci hatanız, o saydığınız şeylerdir. İkinci hatanız da, şimdi şeytanın sizi onlarla meşgul etmesine izin vermenizdir. Zannederim siz, ikinci hatayı sürdürmekle ağırı daha ağır duruma getiriyorsunuz. Size şunu tavsiye ederiz: a- Müthiş bir tevbe ile o geçmişe tevbe edin. Bu tevbeniz adeta yeniden doğmak gibi olsun. b- Ebediyyen o hatalara bir daha dönmeyin. Tevbe de budur zaten. c- Eşiniz dahil kimseye o geçmişten bahsetmeyin! Hatta kendinize bile bahsetmeyin. Kendinize bile! d- Kendinizi ibadete verin, namaza sarılın. Kur'an okuyun. Zikirler yapın. e- Tevbenizi koruduğunuz sürece eskinin sizi ezmeyeceğini göreceksiniz. Böyle bir tevbe yapmazsanız, yapamazsanız o zaman siz halinizden memnunsunuz da sahte gözyaşı akıtıyorsunuz demektir.
Anlattığınız şey, kâğıt üzerinde iyi bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Tiyatro! Nikâh dediğiniz şey olabilir ama siz kendinizi helake sürüklüyorsunuz; evinize dönün. Tevbe istiğfar edin!
Selamünaleyküm. Sizin anlattıklarınızın tam bu şekilde olduğunu var sayıyorum ama böyle olma ihtimali düşüktür. Çünkü bir erkeğe böyle yapılması mümkün değildir. Sizin anlattıklarınızı doğru kabul ederek cevap veriyorum. Kimseye sormaya hakkı yoktur. Evlilik yatak odası içindir. Bir yıl içinde sağlık sorunu gibi makul bir neden yoksa erkek veya kadının en az yüz kere doyurucu nitelikte bir cinsel ilişki kurmaları zaruridir. Bunu ihmal eden erkek veya kadın suçludur. Evlilik budur. Sizin bunca zaman sabretmeniz de hatadır. Önce bu durumu onun anne babasına bildirin. Hayâ etmeniz gerekmez. Sağlığınız ve dininizle tehdit altındasınız. Sonra da ona, Allah'ın helal kıldığı imkânları kullanmaya yöneleceğinizi hissettirin. Kadınları en iyi kadınların terbiye edeceğini eşiniz bilir.Ondan sonra da ailesinin de bilgisi dahilinde Allah'ın size tandığı hakları kullanabilirsiniz.
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.
Evvela kendiniz için sosyal bir çevre oluşturmaya çalışın. Salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla düzenli olarak vakit geçirip etkinlikler yapın. Psikoloğunuzu aksatmayın. Daha çok verim alabileceğiniz bir psikolog araştırın gerekirse. Sevdiğiniz meşguliyetlerin sayısını ve onlara ayırdığınız zamanı, sorumluluklarınızı aksatmayacak ve sizi yıpratmayacak şekilde arttırın. Ve kabullenin. Geçmişi kabullenin. Annenizi kabullenin. Onun fıtratını kabullenin. Konuşma şeklini, şikâyetlenme şeklini kabullenin. Eşinizi kabullenin. Ailenizi kabullenin. Bu kabullenme bir barışma şeklinde olsun. Onlarla barışın. Onların fıtratıyla barışın. Geçmişinizle barışın. İçinde bulunduğunuz şartlarla barışın. Şartlarınızı, kendinizi ve çevrenizi iyiye doğru dönüştürme imkânı olduğu zaman da bunu güzellikle yapmanız gerekir. Allah'a tevekkül edin. Allah'a bolca dua edin. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Aybaşı veya lohusalık kanının nasıl bittiğine dair karar bayanın özel durumuna göre belirlenebilir. Beyaz sıvı ile beraber bitti kabul ederiz. Gusletmeden önce normal duruma geçilmiş kabul etmeyiz. Bittikten sonra gusül ile normale geçilir.
Bir kere, bu süre 'en son' noktayı gösterir. Siz daha öncesinden de temizlenmiş olabilirsiniz. O zaman da bir sorun kalmaz. Onun için takvaya uygun olan altmış günü beklemesi olacaktır elbette.
Selamunaleyküm. Nikah açısından bunun bir sakıncası yoktur. Size söylenen doğru değildir. Sizin özeliniz açısından ne kadar gerçekçi bir karar verdiğinizi iyi düşünmelisiniz.
Hayır, öyle bir günah yoktur. Çocuğa kötü örnek olma, zihnini bulandırma açısından sıkıntı vardır. Çocuk bu açıdan güvende denebilecek durumda ise bir sakıncası yoktur.
Aleykümselam. İkinci eş tavsiyemizi neye göre belirlediğinizi merak ettik. Yürüyen bir aile ortamında sıkıntıdan ötürü 'ikinci eş tavsiyesi' ispat edilmesi gereken bir iddia olur. Buna dikkat ediniz. Sorunuzdaki kadın istediği hâlde eşi yanaşmazsa şeklindeki sıkıntıda kadın açısından bu durum mesela yıl boyu sürmesi durumunda bir boşanma talebi nedeni olabilir. Duygusallıktan ve bunu diğer sorunların maskesi yapmaktan kaçınarak karar verilebilir.