Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam. Fetvalarınızı okuyorum, özellikle eşler arası ilişkileri. Hep kadın, erkeğini reddederse diye sorular ve cevaplar var, tavsiyelerinizden biri de, ikinci eş, oluyor. Benim sorum şu, kadın istemesine rağmen kocası tarafından reddediliyorsa kadın ne yapacak?
Cevap
Benzer fetvalar
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Selamünaleyküm. Siz, bu meseleye kendi açınızdan bakın sadece. Sizin için uygun ise kabul edin değilse reddedin. Siz kendi hakkınız ve arzunuzdan sorumlusunuz. O kişinin sizin hakkınızı verip veremeyeceğini soruşturun. Susarak da tavır göstermeyin. İçinizi rahat ettirmeyen bir teklife yok deyin.
Böyle bir “reddetme” dini ve ahlaki olamaz. Bunun yerine “mesafe koyma, seviye belirleme” getirin. Bir mümin öbür mümine “anne babanı reddet” diyemez.
Evlilerin, cinsel birlikteliklerinin haftalık sayısı, yaşlarına, bünyelerine, zamana, zemine, sağlık ve psikolojik durumlarına göre değişebilir. Dolayısıyla herkes için aynı standardı belirlemeye kalkmak herkese aynı numara ayakkabı vermek gibidir. Kadın, sebepsiz ve tamamen eşiyle cinsel birlikteliği reddederse günahkâr olur. Ama yorgunluk, psikolojik durum, ağrı, stres gibi mazeretlerle geri çevirmesi günah değildir. Bu noktada iletişim ve karşılıklı anlayış esastır. Eşler bu konuda konuşmalı, anlayış ve sevgiyle orta yolu bulmalıdır. Kadın, kocasını tamamen reddetmiyor, sadece “bu kadar sık” kaldıramadığını söylüyorsa bu, meşru bir savunmadır. Erkek de sabretmeyi ve eşinin halini gözetmeyi öğrenmelidir. Eşinden beklediği ilgiyi baskıyla değil, sevgiyle kazanmalıdır. Şehvetini kontrol etmek de bir kulluk sınavıdır. Kadın, kocasını yatağıyla terbiye etmeye/cezalandırmaya kalkarsa bu da caiz değildir, hesabını verir. Allah evliliğinizi bereketli kılsın. Merhametin hâkim olduğu evlilikler ahiret için yuvaya dönüşür.
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Selamünaleyküm. Size en yakın müftülüğe giderek yüz yüze görüşüp fetva almalısınız.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Selamunaleyküm. Nikah açısından bunun bir sakıncası yoktur. Size söylenen doğru değildir. Sizin özeliniz açısından ne kadar gerçekçi bir karar verdiğinizi iyi düşünmelisiniz.
Selamünaleyküm. Lohusalığın müddeti en fazla kırk gündür. Kırk günü geçen kanamada bakılır; eğer Hanım'ın sair vakitlerde hayız takvimi düzenli ise bu kırk günden sonraki kanama da bu takvimdeki hayız günlerine denk geliyorsa (kırk günden sonra gelen bu kanama) hayız sayılır. Bu ise nadir rastlanan bir durumdur. Umumen takvim karışıklığı sebebiyle gelen kan istihaze sayılır. İstihaze halindeki iken kadın için her vakit abdest alma dışında bir farklılık yoktur yani kan bitince özür de biter, abdestle ibadetlerine devam eder. Özürlü durumda tıbben sakıncası yoksa eşi ile ilişkisinde sakınca yoktur.
Erkeğin, evlenmeden önceki hayatından kalma bir hastalık olarak bu devam ediyor olabilir. Nedeni siz olmadıktan sonra vebaliniz olmayacaktır bundan. Bunu bir tür hastalık kabul edebilirsiniz. Zamanla düzelmesi mümkündür ve düzelir de. Yalnız, yapmanız gereken şey şudur: BU DURUMU HİÇ GÜNDEM YAPMADAN aranızdaki muhabbeti artırın. Sizsiz bir hayat onun için olmayacakmışa inansın. Bunu yapabilirseniz tedavisine yardım etmiş olursunuz. Böyle yapmaz da onunla bunu tartışırsanız yara derinleşir ve gitgide başka bir konu üzerinden aileniz sarsılır. Şeytan için bu, bulunmaz bir fırsattır, unutmayasınız. Bu arada sizin cinsel ihtiyacınızı tatmin için de onu zorlamadan dolaylı olarak işinizi çözmeye çalışın. Onu bir bilene danışmaya ikna edebilseniz çözüm daha çabuk olabilirdi ama böyle bir teklif sizi itmesine neden olabilir, dikkatli olun. Özet olarak, olmamış gibi davranmanızı doğrudur, unutmayın, ihmal etmeyin ama irdelediğinizi hissettirmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.
Aybaşı veya lohusalık kanının nasıl bittiğine dair karar bayanın özel durumuna göre belirlenebilir. Beyaz sıvı ile beraber bitti kabul ederiz. Gusletmeden önce normal duruma geçilmiş kabul etmeyiz. Bittikten sonra gusül ile normale geçilir.
Selamünaleyküm. 'Karıkoca olamamakla' kastettiğiniz şey, cinsel ilişkide bulunamamak ise durum şudur: a- Erkek ve kadının evlilikte en önemli haklarından biri belki de en önemli hakkı cinsel ilişkidir. Nikâh öncelikle bunu helalleştirmek için vardır zaten. Bu hakkı kullanmamak, ya da kullanılmasına mani olmak iki taraftan birinin diğerine zulmetmesidir. Eğer eşlerden birinin böyle bir hakkı kullanmamasına, kullandırtmamasına diğerinin itirazı yoksa böyle bir durumun nikâha zararı yoktur. Bu da şu demektir: Aradan yıllar bile geçse cinsel ilişki yapılmadığı/yapılamadığı için nikâh zarar görmez. Öyle veya böyle nikâh devam ediyordur. b- Böyle bir durumda eşlerden birinin ayrılmayı talep etmesi kesinlikle günah değildir. Zira evlilik bunun içindir. Eşlerden biri 'cinsel ilişki yoksa ben ayrılırım senden' demekle günaha girmez. Belki bir süre verip o süre zarfında sabretmesi beklenir. O süre de asla beş yıl olamaz. En fazla bir yıl beklenebilir. Bu bir yıl da tıbben yapılacak bir tedavi sürecini beklemek için olabilir. c- Sizin ve eşinizin yaptığı hatadır. Bu duruma razı iseniz, birbirinizin aleyhinde iş yapmayın. Geçin evinize hayatınızı yaşayın, halinize şükredin. Razı olmayan ise ayrılmayı talep etsin. Erkek boşasın. Boşamadığı takdirde kadın boşanmanın diğer mubah yöntemlerinden birini kullansın. Allah yardımcınız olsun.
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.