Fetva Meclisi
Soru
Lohusalık dönemi, doğumdan sonra gelen kanın gün sayısı kadardır anladığım kadarıyla. Yani kan, 5 gün gelmişse, 6. gün lohusalık bitmiş oluyor değil mi? Bu bitim süresi ‘ilişkiye girilebilir’ mi demek oluyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Lohusalığın en fazla müddeti olan kırk gün bittikten sonra on beş gün temizlik dönemi geçmeden gelen kanama devamlı kanama hükmündedir. Lohusalığınız bittikten sonra hamileliğinizin öncesinde en son ne kadar temizlik müddetiniz olduğunu hesaplayıp o kadar gün beklemeniz gerekmektedir. Misal; daha önceki temizlik müddetiniz yirmi iki gün ise lohusalığınız bittikten sonra gelen kanın hayız sayılabilmesi için en az yirmi iki gün geçmesi gerekmektedir. Yirmi iki gün geçtikten sonra hâlâ daha kanamanız devam ediyorsa bu durumda artık hayızsınız diyebiliriz. Ancak lohusalık bittikten bir hafta sonra gelen kan sizin için istihaze yani özür kanıdır. Her hâlükârda doktora gözükmenizi ve durumunuzu onunla da istişare etmenizi tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Lohusalığın kırk gün sürmesi şart değildir. Daha önce de bitebilir. Normal temizlenme denebilecek bir temizlenme oldu ise ondan sonra bir temizlik döneminin en az on beş gün sürmesi gerekmekte idi. On beş günden önceki kirlenmeleri özür kabul edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Lohusalık, lohusalık kanı bitinceye kadardır. Kan bitmezse KIRK GÜN sondur. Kırkıncı gün bitince kan bitti kabul edilir. Ondan sonra kanama olursa özür durumuna geçilir. Bundan sonra gusülle beraber cima da serbesttir.
Organları oluşmamış düşükten sonra gelen kanama lohusalık değildir. Gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Ancak hamilelik öncesinde tam bir temizlik müddeti geçirildiyse sonrasında gebelik olduysa ve şu an gelen kanama tamamen adet kanamasına benziyorsa (özellikleri bakımından) adet de kabul edebilir. Bu durumu doktoruna da sorabilir adet midir değil midir diye. Ama lohusalık olarak kabul edilemez.
Selamünaleyküm. Düşük veya kürtajda, İNSAN ŞEKLİ ALMIŞ BİR CENİN, çıkmasından sonra akan kanı lohusalık kanı yapar. Bu da yaklaşık kırk günden sonraki dönem içindir. Bu durum oluşmadan ortaya çıkan düşük veya kürtaj gibi durumlarda gelen kan özür kanıdır, lohusalık kanı değildir. Sizin durumunuz, insan şekline benzer bir cenin oluşmadığı yönünde olduğuna göre kanamanız lohusalık kanaması değildir. Özürlü kabul edilebilirsiniz. Kendinizi de başka çocuğu olmayacak gibi irdelemeye inandırmayın. Sabredin, ayakta kalın, anneliğe adaylığa devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Lohusalığın müddeti en fazla kırk gündür. Kırk günü geçen kanamada bakılır; eğer Hanım'ın sair vakitlerde hayız takvimi düzenli ise bu kırk günden sonraki kanama da bu takvimdeki hayız günlerine denk geliyorsa (kırk günden sonra gelen bu kanama) hayız sayılır. Bu ise nadir rastlanan bir durumdur. Umumen takvim karışıklığı sebebiyle gelen kan istihaze sayılır. İstihaze halindeki iken kadın için her vakit abdest alma dışında bir farklılık yoktur yani kan bitince özür de biter, abdestle ibadetlerine devam eder. Özürlü durumda tıbben sakıncası yoksa eşi ile ilişkisinde sakınca yoktur.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Erkeğin, evlenmeden önceki hayatından kalma bir hastalık olarak bu devam ediyor olabilir. Nedeni siz olmadıktan sonra vebaliniz olmayacaktır bundan. Bunu bir tür hastalık kabul edebilirsiniz. Zamanla düzelmesi mümkündür ve düzelir de. Yalnız, yapmanız gereken şey şudur: BU DURUMU HİÇ GÜNDEM YAPMADAN aranızdaki muhabbeti artırın. Sizsiz bir hayat onun için olmayacakmışa inansın. Bunu yapabilirseniz tedavisine yardım etmiş olursunuz. Böyle yapmaz da onunla bunu tartışırsanız yara derinleşir ve gitgide başka bir konu üzerinden aileniz sarsılır. Şeytan için bu, bulunmaz bir fırsattır, unutmayasınız. Bu arada sizin cinsel ihtiyacınızı tatmin için de onu zorlamadan dolaylı olarak işinizi çözmeye çalışın. Onu bir bilene danışmaya ikna edebilseniz çözüm daha çabuk olabilirdi ama böyle bir teklif sizi itmesine neden olabilir, dikkatli olun. Özet olarak, olmamış gibi davranmanızı doğrudur, unutmayın, ihmal etmeyin ama irdelediğinizi hissettirmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.
Bir kere, bu süre 'en son' noktayı gösterir. Siz daha öncesinden de temizlenmiş olabilirsiniz. O zaman da bir sorun kalmaz. Onun için takvaya uygun olan altmış günü beklemesi olacaktır elbette.
Hayır, öyle bir günah yoktur. Çocuğa kötü örnek olma, zihnini bulandırma açısından sıkıntı vardır. Çocuk bu açıdan güvende denebilecek durumda ise bir sakıncası yoktur.
Selamunaleyküm. Nikah açısından bunun bir sakıncası yoktur. Size söylenen doğru değildir. Sizin özeliniz açısından ne kadar gerçekçi bir karar verdiğinizi iyi düşünmelisiniz.
Bu ifadeden dini açıdan üç şey çıkabilir. Bu talak olur, zıhar olur, yemin olur. Talak olması için ona niyet etmeniz gerekir. Niyetiniz öyle olmadığına göre talak değildir. Zıhar şartları da oluşmuyor. Bir yemin durumu söz konusu olabilir. Bu durumda da sizin yemin keffareti yapmanız kalbinizin rahatlaması açısından iyi olur. İnşaallah aile huzurununu kıymetini ve sabrın gerekliliğini anlamanız bakımından sizin için iyi bir ders olmuştur.