Fetva Meclisi
Soru
Hocam, yaklaşık 4 ay önce eşimle bir tartışma esnasında haklılığımı ispatlayamadım. Bu nedenle tartışmayı kesmek için, ‘4 aya kadar senin yanına gelmeyeceğim, seni kendime haram ettim’ dedim. Ancak aradan 2 ay geçtikten sonra affınıza sığınarak nefsimize yenildik. Ne yapmam gerekir, bilgi verebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu meselede eşinizin niyeti önemlidir; eşiniz sizi boşamaya niyet etti ise siz bir talakla boşanmış olursunuz. Eşiniz zıhâr niyet etti ise zıhâr keffareti verir. Hiçbir şey niyet etmedi ise yemin keffareti yaparak meseleden çıkılmış olur inşaallah. Dolayısıyla meseleyi eşinizin niyeti çözecektir.
Öncelikle, bu olayı kendinize iyi bir ders yapmanızı tavsiye ederim. Asla unutmayacağınız bir ders olsun. Şeytana uyup kendi mutluluğunuzu heder etmeyin. Diyanetten verdikleri cevapla hareket edebilirsiniz. Ama birinci boşama hakkınız kesinlikle gitmiş durumdadır. Artık daha riskli bir evliliğiniz olacak haberiniz olsun. Allah'a emanet olun.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Kızım, böyle bir tartışma konusunda senin tek taraflı olarak haklı olsan bile görüş talep etmen sıkıntılıdır. Eşinin de bulunduğu bir ortamda her ikinizi dinleyecek birine gitmelisiniz. Mesela bir aile danışmanına beraberce gidin. Bu sizin için daha doğru olur. Mihr meselesine gelince, eşinizin sizin mihrinizde veya özel paranızda hiçbir şekilde hakkı yoktur. Rica ederse veya siz takdir ederseniz verirsiniz. Sabırlı olun. Muhakkak bir danışman nezaretinde bu süreci yürütün.
İletişiminizde bazı olmaması gereken şeyler var gibi görünüyor. Bunların sağlıklı bir şekilde izale edilmesi ve düzeltilmesi için bir müdahale gerekiyor. Fakat bu müdahale tabii ki bir yandan da riskli olabilir çünkü duygusal çıkışlar daha da yanlış anlaşılabilir. Bu sebeple bir uzmana gitmenizi, bir aile danışmanıyla veya psikologla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu süreçte birbirinize şikâyetlerinizi ve taleplerinizi daima tatlı ve yumuşak bir dille ifade etmeye çalışın. İnşaallah daha iyi olur. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Hayır, öyle bir günah yoktur. Çocuğa kötü örnek olma, zihnini bulandırma açısından sıkıntı vardır. Çocuk bu açıdan güvende denebilecek durumda ise bir sakıncası yoktur.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.
Bir kere, bu süre 'en son' noktayı gösterir. Siz daha öncesinden de temizlenmiş olabilirsiniz. O zaman da bir sorun kalmaz. Onun için takvaya uygun olan altmış günü beklemesi olacaktır elbette.
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.
Aybaşı veya lohusalık kanının nasıl bittiğine dair karar bayanın özel durumuna göre belirlenebilir. Beyaz sıvı ile beraber bitti kabul ederiz. Gusletmeden önce normal duruma geçilmiş kabul etmeyiz. Bittikten sonra gusül ile normale geçilir.
Erkeğin, evlenmeden önceki hayatından kalma bir hastalık olarak bu devam ediyor olabilir. Nedeni siz olmadıktan sonra vebaliniz olmayacaktır bundan. Bunu bir tür hastalık kabul edebilirsiniz. Zamanla düzelmesi mümkündür ve düzelir de. Yalnız, yapmanız gereken şey şudur: BU DURUMU HİÇ GÜNDEM YAPMADAN aranızdaki muhabbeti artırın. Sizsiz bir hayat onun için olmayacakmışa inansın. Bunu yapabilirseniz tedavisine yardım etmiş olursunuz. Böyle yapmaz da onunla bunu tartışırsanız yara derinleşir ve gitgide başka bir konu üzerinden aileniz sarsılır. Şeytan için bu, bulunmaz bir fırsattır, unutmayasınız. Bu arada sizin cinsel ihtiyacınızı tatmin için de onu zorlamadan dolaylı olarak işinizi çözmeye çalışın. Onu bir bilene danışmaya ikna edebilseniz çözüm daha çabuk olabilirdi ama böyle bir teklif sizi itmesine neden olabilir, dikkatli olun. Özet olarak, olmamış gibi davranmanızı doğrudur, unutmayın, ihmal etmeyin ama irdelediğinizi hissettirmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.