Fetva Meclisi
Soru
Ben Hanefi mezhebine tâbiyim, eşim ise Şafii mezhebine tâbi. Şu an hamileyim, doğum yaptığımda kendi mezhebime göre en fazla 40 gün lohusa sayılacağım, Şafiilere göre ise bu süre 60 gün. Kadın, lohusa sayıldığı sürece ibadetlerini yerine getiremediği gibi bugünlerde eşi ile cima da edemez ve Şafii erkek 60 gün eşine yaklaşmaz. Biz eşimle cima etmek için hangi güne ya da mezhebe riayet etmeliyiz? Kadın olan ben olduğum için Hanefi mezhebini mi esas almalıyız, yoksa ihtiyaten Şafii mezhebine mi uyalım?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşlerden birinin Hanefi, diğerinin Şafii olmasının evliliği olumsuz etkileyebilecek bir neticesi yoktur. Erkek hangi mezhebi takip ediyorsa aile de onun izinde kurulur. Bir ilmihal kitabı alarak ne yapacağınızın ana ilkelerini belirleyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Şafii fıkhına göre âdetin en az müddeti bir gün, en fazla müddeti on beş gündür. Aslında genel kanaate göre kadının on günden fazla âdet görmesi doğal sayılmazken kadın doğum uzmanları nadiren de olsa bazı kadınların on beş gün de âdet görebileceğini bildirmiştir. Size de doktorunuz herhangi bir sıkıntı olmadığını, bu kadar sürmesinin sizin için de bir problem olmadığını söylediyse kendinizi on beş gün âdet kabul edebilirsiniz.
Şafii mezhebinde iseniz mezhebinize uymanızda hiçbir sakınca olmaz. Ama evliliğin bereketli olsun istiyorsan, şüpheden yüzde yüz uzak dur, rahat et. Şimdi seni kışkırtan şeytan yarın çok geçmeden başını şişirecektir, haberin olsun.
Selamünaleyküm, Hamileliği ağır geçen bir bayanın orucu ertelemesinde sakınca yoktur.Teravihleri yirmi de kılabilirsiniz, yorgun düşünce daha az da kılabilirsiniz. İki çocuk arasından belirli bir mesafe yoktur. Bu sağlıkla ilgili bir konudur. İsim konusunda tercih belirtmemiz bu site için uygun düşmüyor. Allah'a emanet olun.
Kesinlikle eşinizle beraber bir müftülüğe gidip yüz yüze durumu anlattıktan sonra evlilik hayatına devam etmeniz gerekiyor. Uzaktan yönlendirilecek durumu aştığınızı zannediyorum. Allah ayağımızı kaydırmasın.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.
Hayır, öyle bir günah yoktur. Çocuğa kötü örnek olma, zihnini bulandırma açısından sıkıntı vardır. Çocuk bu açıdan güvende denebilecek durumda ise bir sakıncası yoktur.
Aybaşı veya lohusalık kanının nasıl bittiğine dair karar bayanın özel durumuna göre belirlenebilir. Beyaz sıvı ile beraber bitti kabul ederiz. Gusletmeden önce normal duruma geçilmiş kabul etmeyiz. Bittikten sonra gusül ile normale geçilir.
Bu ifadeden dini açıdan üç şey çıkabilir. Bu talak olur, zıhar olur, yemin olur. Talak olması için ona niyet etmeniz gerekir. Niyetiniz öyle olmadığına göre talak değildir. Zıhar şartları da oluşmuyor. Bir yemin durumu söz konusu olabilir. Bu durumda da sizin yemin keffareti yapmanız kalbinizin rahatlaması açısından iyi olur. İnşaallah aile huzurununu kıymetini ve sabrın gerekliliğini anlamanız bakımından sizin için iyi bir ders olmuştur.
Erkeğin, evlenmeden önceki hayatından kalma bir hastalık olarak bu devam ediyor olabilir. Nedeni siz olmadıktan sonra vebaliniz olmayacaktır bundan. Bunu bir tür hastalık kabul edebilirsiniz. Zamanla düzelmesi mümkündür ve düzelir de. Yalnız, yapmanız gereken şey şudur: BU DURUMU HİÇ GÜNDEM YAPMADAN aranızdaki muhabbeti artırın. Sizsiz bir hayat onun için olmayacakmışa inansın. Bunu yapabilirseniz tedavisine yardım etmiş olursunuz. Böyle yapmaz da onunla bunu tartışırsanız yara derinleşir ve gitgide başka bir konu üzerinden aileniz sarsılır. Şeytan için bu, bulunmaz bir fırsattır, unutmayasınız. Bu arada sizin cinsel ihtiyacınızı tatmin için de onu zorlamadan dolaylı olarak işinizi çözmeye çalışın. Onu bir bilene danışmaya ikna edebilseniz çözüm daha çabuk olabilirdi ama böyle bir teklif sizi itmesine neden olabilir, dikkatli olun. Özet olarak, olmamış gibi davranmanızı doğrudur, unutmayın, ihmal etmeyin ama irdelediğinizi hissettirmeyin sakın. Allah yardımcınız olsun.
Siz kabulleniyorsanız ve etkilenmiyorsanız böyle bir sorun dinen evliliğinizi bitirmenizi gerektirecek bir sorun değildir. Sizin ve eşinizin temel ihtiyacı olduğu için önemine vurgu yapılmaktadır. Tedavi muhakkak olmalıdır eşiniz. Her hastalığın tedavisi vardır diye arayış içinde olmak zorundayız. Siz kendi durumunuza bakın, etkilenmiyorsanız, kendinizi arayışı içinde hissetmiyorsanız mesele yoktur. Allah sabırlar versin. Huzurunuzu daim etsin.