Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz Şafii mezhebine mensubuz. Evlenmek istediğim kişi de öyle. İkimiz de aynı anneden tek bir defa süt emdiğimiz için Hanefi mensubuna göre kardeşiz ama Şafii mezhebine göre değiliz. Kimse bilmese de ben bu evliliği istemekteyim. Kaçınmalı mıyım yoksa bir sakınca yok mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşlerden birinin Hanefi, diğerinin Şafii olmasının evliliği olumsuz etkileyebilecek bir neticesi yoktur. Erkek hangi mezhebi takip ediyorsa aile de onun izinde kurulur. Bir ilmihal kitabı alarak ne yapacağınızın ana ilkelerini belirleyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kesinlikle eşinizle beraber bir müftülüğe gidip yüz yüze durumu anlattıktan sonra evlilik hayatına devam etmeniz gerekiyor. Uzaktan yönlendirilecek durumu aştığınızı zannediyorum. Allah ayağımızı kaydırmasın.
Böyle bir ayrıntıya girmeniz gerekmez. Kazalarınızı kılın. Sünnetleri de kılmaya çalışın. Diğer hayırlı işleri de yapmaya çalışın. Bu kadar keskin çizgiler üzerinde olmanız gerekmez. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Nikâhın sizin aranızdaki konuşulan şartları önemlidir. Mezhep bu açıdan önemli değildir.
Böyle bir şey için sadece “gereksiz kuruntu” diyebilirim.
Selamünaleyküm. Hiçbir sıkıntı olmaz, böyle bir soruya bile gerek yoktur.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığımız toplumda KARINCA DUASI olarak yaşatılan dua, içerik olarak dini ve mübarek ifadelerden oluşmuş olsa da dinimizi bize taşıyan kaynaklar arasında böyle bir dua yoktur. Bu ve benzeri Kur'an ve sünnete dayanmayan efsanelerin kazanca bereket getireceği iddiası ise boş bir iddiadır.
Kadın ve erkek arasında nikâh bulunduğu sürece bir yasak yoktur. Yalnız kâfirlere ait bir tarzı uygulamak bereketsizlik olur.
Halk arasında üretilmiş ve sahih kaynağı bulunmayan uygulamadır. Bunu Kur'an üzerinde yapmak yanlıştır. Kur'an’ı okur, bereketini talep eder ve dua ederiz ama oyun görüntüsü veren bir halden sakınırız. Aksi takdirde Kur'an’a saygısızlık olur.
Önce mükemmel bir tevbe ve istiğfar yap. Ebediyen o günaha bir daha dönmemeye kararlı ol. Evi de elin geniş olduğu zaman satarsın. Önemli olan şimdi onu satman değil günaha nedamet göstermendir.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.