Fetva Meclisi
Soru
Hocam Mübin duası nedir ve niçin okunur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an’ımızın böyle işler için tüketilmesi abestir. Bir mü'min Kur'an okur, bu bir ibadettir. Yine bir mü'min başka bir mü'min kardeşine Kur'an öğretir, bu da ibadettir. Ve bir mü'min, başka bir mü'minin sevap kazanması için ya da şifa bulması için okuduğu Kur'an’dan ona hibe eder, bunun için dua eder; bu da ibadettir biiznillah. Piyango bileti dağıtır gibi cüz veya hatim dağıtmak birbirimizi oyalamak ve birbirimize şov yapmanın ötesine gitmez. Böyle şeylerle ilgilenmeyin lütfen. Kur'an’ımızın azametini yaymaya yönelik işler yapın, reklamda hayır yok vesselam.
Müminler birbirlerinin kardeşleridirler. Her mümin diğer müminin aynası gibi olmak zorundadır. Şu kadar ki, kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir hata işlemekten kaçınmak gerekir. Yaşa başa, birikime dikkat ederek ve tatlı dilli konuşarak iş yapmak gerekiyor.
Mü'minin imanı, Kur'an’ını sahiplenmeyi, ona her şeyin üstünde bir ta’zim göstermeyi gerektirir. Ta’zim dışı olabilecek her şeyden de uzak kalması gerekir. Müzik dinlerken Kur'an okumak gibi ağır bir çelişki elbette caiz olmaz. Belki de caiz olmamanın ilerisinde ağır bir hata olur. Bunun haricinde mesela eşya dizerken Kur'an da dinliyor olmanın sakıncası yoktur. Mesela ev hanımlarının ev işlerini görürken Kur'an dinlemelerinin sakıncası yoktur. Yeter ki gözle görülür bir saygısızlık, laubalilik olmasın.
Mushafı öpmek şeklinde bir ibadet yoktur. Mushafa saygı olarak yapılmasında ise bir sakınca yoktur. Bu bir saygı olarak yapıldığında inşaallah saygıdır, bir ibadet olarak mesela bir sureyi okumak gibi icra edildiğinde ise bir kaynağı yoktur.
Mü'min veya mü'min olmayan hepimiz Allah’ın kullarıyız. Hepimiz onun kapısındayız, ondan isteriz. Bir insanın günahlar işlemiş olması Allah’ın rahmetinden umutsuz kalmasını gerektirmez. Belki öyle birinin daha çok dua etmesi ve dua ederken de tevbe etmesi gerekir. Asıl duaya ve yalvarmaya acil ihtiyacı olan odur diyebiliriz. İnsanın kendisini Allah’ın rahmetinden nasipsiz gibi görmesi de bir günahtır, bari o günahtan uzak kalmalıdır.
Okunur olabilir ama bunu okuyabilecek kimse yoktur içimizde, varsa da o kendini bildirmez. Dolayısıyla müminin böyle bir endişeye takılması yersiz olur.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Yaşadığımız toplumda KARINCA DUASI olarak yaşatılan dua, içerik olarak dini ve mübarek ifadelerden oluşmuş olsa da dinimizi bize taşıyan kaynaklar arasında böyle bir dua yoktur. Bu ve benzeri Kur'an ve sünnete dayanmayan efsanelerin kazanca bereket getireceği iddiası ise boş bir iddiadır.
Şafii mezhebinde iseniz mezhebinize uymanızda hiçbir sakınca olmaz. Ama evliliğin bereketli olsun istiyorsan, şüpheden yüzde yüz uzak dur, rahat et. Şimdi seni kışkırtan şeytan yarın çok geçmeden başını şişirecektir, haberin olsun.
Kadın ve erkek arasında nikâh bulunduğu sürece bir yasak yoktur. Yalnız kâfirlere ait bir tarzı uygulamak bereketsizlik olur.
Önce mükemmel bir tevbe ve istiğfar yap. Ebediyen o günaha bir daha dönmemeye kararlı ol. Evi de elin geniş olduğu zaman satarsın. Önemli olan şimdi onu satman değil günaha nedamet göstermendir.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.