Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben seneler önce maalesef kredi çektim, günah olduğunu biliyordum fakat yedi büyük günahtan biri olduğunu, günah derecesinin bu kadar büyük olduğunu bilmiyordum, araştırmamıştım da. Ne evimde ne ömrümde bereket kaldı. Çok korkuyorum iki evladım yediğimiz bu haramdan etkilenip hayırsız olacaklar diye. Ben evi satsam bugüne kadar ödediğim paramı ve peşinatımı içinden alsam geri kalan parayı da dağıtsam bu günahtan kurtulur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Önce bu günah için istiğfar edin. Evi satıp faizli paradan kurtulabilecekseniz satın kurtulun. Satmanız mümkün değilse ya da sizi faizli maldan kurtarmayacaksa en kısa yoldan faizden kurutulun ve istiğfar ederek Allah'a yalvarın. Tekrarından sakının.
Selamünaleyküm. Önce yaptığınıza istiğfar edin. İlk fırsatta kurtulmaya karar verin. Ne zaman zarar etmeden satıp kurtulabilecekseniz o zaman satar kurtulursunuz ama aklınız ondan şimdiden kurtulmuş olsun. Allah işimizi kolay kılsın.
Evi satıp borcu kapatabilirsin. Bu yapman gerekenin en iyisidir. Açıkta kalacak bir durumun varsa evi satmayıp borcun bittikten sonra kredi oranı kadar parayı elinden çıkarıp bir hayır kurumuna da verebilirsin. Bu da olabilir. Öyle veya böyle tevbe ve istiğfar şu anki acil görevindir. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun.
Geçmiş için yapacağın şey bir daha tekrarlamamak üzere Rabbinize tevbe etmektir.
Faiz gibi büyük bir günaha girmekten ötürü tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Ardından da faiz olan miktarı bir yere sadaka niyet etmeden versin. İnşaallah akıbet hayrolur.
O evde, haram karışımı vardır. Karışım oranı kadar da sorumluluk vardı. Bu da babanızın sorumluluğu idi. Size direkt o evin haram olduğunu söyleyemeyiz. Yapabilirseniz faiz oranı kadar parayı çıkarıp bir kuruma verirseniz kalbiniz rahat eder.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.
Kadın ve erkek arasında nikâh bulunduğu sürece bir yasak yoktur. Yalnız kâfirlere ait bir tarzı uygulamak bereketsizlik olur.
Cüzdan duası diye bir şey hikâye bile değildir.
Şafii mezhebinde iseniz mezhebinize uymanızda hiçbir sakınca olmaz. Ama evliliğin bereketli olsun istiyorsan, şüpheden yüzde yüz uzak dur, rahat et. Şimdi seni kışkırtan şeytan yarın çok geçmeden başını şişirecektir, haberin olsun.
Yaşadığımız toplumda KARINCA DUASI olarak yaşatılan dua, içerik olarak dini ve mübarek ifadelerden oluşmuş olsa da dinimizi bize taşıyan kaynaklar arasında böyle bir dua yoktur. Bu ve benzeri Kur'an ve sünnete dayanmayan efsanelerin kazanca bereket getireceği iddiası ise boş bir iddiadır.