Fetva Meclisi
Soru
Babamdan zamanında kredi çekilerek borcu ödenen bir ev miras olarak kaldı bana. Evi almalı mıyım yoksa miras hakkımdan vaz mı geçmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Sana miras kaldığında baban gibi vebale girmiş olmazsın. O sana helal olur.
Haram para ile edinilmiş bir ev sahibine elbette haramdır. Sahibinden onu başka bir yolla mesela miras yoluyla alan için ise âlimler “onun için haram olmayabilir” demişlerdir.
Konuya borçlu-alacaklı çerçevesinde bakarsanız ve alacağınızı temin etmek isterseniz üvey babanızın parayı kredi çekerek getirmesi sizi sorumlu kılmaz. Bütün sorumluluk üvey babanıza aittir. Ama borçlu olan kimseye süre tanımanızın faziletli bir davranış olduğunu da unutmayalım.
Bir kız çocuğu olarak bu sizin sorununuz değildir. İnşaallah siz bundan mesul olmazsınız. Babanızın da böyle bir hatadan istiğfar etmesini temiz kazanç yolları araştırmasını temenni ederiz. Gelecekteki kazancı da aynı sakıncaları taşımaz inşaallah.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Haram bir iş yapanın yaptığı haramı teşvik etmemiz, tebrik etmemiz asla olamaz. Haram işledi diye de insanlarla bağımızı tamamen koparamayız. Böyle bir karar sıfır insanlı bir dünya denecek kadar yalnızlaştırabilir bizi. Ortasını bulmaya mecburuz. Etkilenmeden, hakkı söyleyerek komşuluk ilişkimizi, sosyal bağlarımızı sürdürürüz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sorunuzda müphemlik var, size şu şekilde cevap verelim: Bir müteahhidin ileride belli bir tarihte teslim edeceğini vaat etiği bir daireyi belli bir fiyata satın almak caizdir. Bu satın alma peşin para ile de olabilir, taksitlendirme ile de olabilir. Dairenin şekli belli, fiyat da belli ise bir sıkıntı yoktur. Fiyatı daha sonra değişecek bir alışveriş ise caiz olmaz. Dairenin ayrıntıları ve fiyat sabit ise sıkıntı yoktur. Meselenin özeti böyledir.
Kur'an'ımızın bu konudaki emri gayet açık ve anlaşılırdır. Bu âyeti Peygamber aleyhisselamın nasıl anlayıp tatbik ettiği de açık ve anlaşılırdır. Arkadaşınız kendi aklına göre yorum yapmak istemiştir. Yaptığı yorum boştur. Niyeti bir âyeti inkâr etmek olmadıkça kimseye kâfir demek istemeyiz. Yine de siz, bu tür düşüncesi olan insanlarla bir arada bulunmamaya çalışın. Hastalığı kimse almak istemediği hâlde bulaşmaktadır. Bu bir hastalıktır. “Kur'an'dan ve hükümlerinden utanma hastalığı” diyebiliriz buna. Uzak durun, imanınızı koruyun.
HATİM SECDESİ deyimi yanlıştır. Doğrusu ise şudur: Kitabımız Kur'an'da on dört ayette secde etme emri vardır. Bunlara TİLAVET SECDESİ denir. Hatim okurken de siz bu ayetlerin tamamını okuduğunuz için on dört kere secde yapmanız gerekmektedir. Bu secdeleri o ayetleri okurken yapacaktınız ama herhangi bir zamanda da yapmanız mümkündür. Allah kabul buyura..
'Üç günlük mesafe' bugünkü rakamlarla DOKSAN KM civarında yapmaktadır. Bu nedenle gün olarak değil de mesafe olarak zikredilmektedir.
Bayanın bayana haram olan bölgesi AĞIR AVRET bölgesidir. Bunu göbek ile diz kapağı arası olarak da tarif edebiliriz. Göğüs bölgesi, saçlar ve sırt bu ağır haram bölgesi değilse de o mesleğiniz sizi ahirette sıkıntıya sokacak bir meslektir. Çok dikkatli olunuz. Dikkat sıkıntınız varsa başka bir iş bulunuz.
Saat takılan yerden yukarısı yaklaşık olarak bir on santim namaz boyu açık olursa namaz bozulur. Bir açılıp kapanmasının ise namaza zararı yoktur.