Fetva Meclisi
Soru
Bir kadının tek başına sefere çıkmaması hususundaki hadislerde, ‘üç günlük yola çıkmasının’ haram olduğu yazıyor. Günümüzde ise 90 kilometre sonrasının haram olduğu söyleniyor, bunun nedeni nedir? Üç günlük mesafe olarak alırsak bir kadın şu an umreye bile gidebilir. Bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Benzer fetvalar
Hadislerdeki zaman birimleri, mesafeye dönüştürülmüş ve bu sınır yaklaşık olarak 90 km olarak kabul edilmiştir. Günümüzde modern araçlarla yapılan yolculukların hızına bakılmaksızın, mesafe ölçütü sabit bir kriter olarak uygulanır. Çünkü ulaşım araçlarının hızları zamana göre değişiklik gösterebilir, ancak mesafe sabit bir ölçüttür. Zaruret hallerinde (eğitim, sağlık gibi) veya güvenlik tamamen sağlanmışsa, bazı ruhsatlar devreye girebilir. Ancak bu, mutlak bir caizlik değildir.
Ulemamızın genel görüşü, kadının tek başına 90 kilometreden uzun bir mesafeye gidemeyeceği, bunun haram olduğu şeklindedir. Bu görüşün dayanağı da sahih bir hadisi şeriftir. Asrımızda yaşayan bazı alimler ise hadisteki gerekçelerin ortadan kalktığını (güven ortamının oluştuğunu) ileri sürerek kadının tek başına yolculuk yapabileceğini söylemişlerdir. Bu hususta iki ilkeyi konuşabiliriz: a- Evli bir bayan hiçbir şekilde eşinin izni olmadan böyle bir yolculuğa çıkamaz. b- Çok acil durumlar için böyle bir ruhsatı kullanabiliriz. Yeter ki gevşeklik ve önemsememek gibi bir nedenden kaynaklanmasın. Mesela acil bir tedavi, bir cenaze gibi nedenle kadın yola çıkabilir.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Kadınların beraberlerinde mahremleri olmadan doksan kilometreden daha uzun bir mesafeye gitmeleri hadislerle sabit bir yasaktır. Tıbben gerekli acil bir müdahale veya zorunlu bir cihat için bir ruhsattan söz edilebilir. Sizin yapacağınız işin bunlardan birine girip girmeyeceğini siz karar vermelisiniz. Bizim kanaatimiz, böyle bir riske girmeye değer olmayacağıdır. O denli değerli buluyorsanız bir mahreminizi en azından yolculuk süresi için beraberinize alarak bu ciddiyeti göstermelisiniz.
Bir bayanın, beraberinde mahremi olmadan toplamı 90 km'den fazla olan bir yola çıkması caiz değildir. Kat edilen yolun mesafesi önemlidir. Uçak veya başka bir araç hükmü değiştirmiyor. Bazı âlimler, bu asırda gelişen imkânların böyle bir yolculuğu mübahlaştırabileceğini söylemişlerse de takvaya uygun olan ve tercih edilen görüş, kadının mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkamayacağı görüşüdür.
Yasak doksan km fazlası yola gitmektir. Uzakta güvenli bir yerde yaşamakta sakınca yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
HATİM SECDESİ deyimi yanlıştır. Doğrusu ise şudur: Kitabımız Kur'an'da on dört ayette secde etme emri vardır. Bunlara TİLAVET SECDESİ denir. Hatim okurken de siz bu ayetlerin tamamını okuduğunuz için on dört kere secde yapmanız gerekmektedir. Bu secdeleri o ayetleri okurken yapacaktınız ama herhangi bir zamanda da yapmanız mümkündür. Allah kabul buyura..
Kur'an'ımızın bu konudaki emri gayet açık ve anlaşılırdır. Bu âyeti Peygamber aleyhisselamın nasıl anlayıp tatbik ettiği de açık ve anlaşılırdır. Arkadaşınız kendi aklına göre yorum yapmak istemiştir. Yaptığı yorum boştur. Niyeti bir âyeti inkâr etmek olmadıkça kimseye kâfir demek istemeyiz. Yine de siz, bu tür düşüncesi olan insanlarla bir arada bulunmamaya çalışın. Hastalığı kimse almak istemediği hâlde bulaşmaktadır. Bu bir hastalıktır. “Kur'an'dan ve hükümlerinden utanma hastalığı” diyebiliriz buna. Uzak durun, imanınızı koruyun.
Saat takılan yerden yukarısı yaklaşık olarak bir on santim namaz boyu açık olursa namaz bozulur. Bir açılıp kapanmasının ise namaza zararı yoktur.
O evde, haram karışımı vardır. Karışım oranı kadar da sorumluluk vardı. Bu da babanızın sorumluluğu idi. Size direkt o evin haram olduğunu söyleyemeyiz. Yapabilirseniz faiz oranı kadar parayı çıkarıp bir kuruma verirseniz kalbiniz rahat eder.
Hiçbir mümin istemediği, razı olmadığı bir şeyden mesul olmaz biiznillah. İstediğimiz ve rızamızla yaptıklarımızın hesabını vereceğiz.
Sorunuzda müphemlik var, size şu şekilde cevap verelim: Bir müteahhidin ileride belli bir tarihte teslim edeceğini vaat etiği bir daireyi belli bir fiyata satın almak caizdir. Bu satın alma peşin para ile de olabilir, taksitlendirme ile de olabilir. Dairenin şekli belli, fiyat da belli ise bir sıkıntı yoktur. Fiyatı daha sonra değişecek bir alışveriş ise caiz olmaz. Dairenin ayrıntıları ve fiyat sabit ise sıkıntı yoktur. Meselenin özeti böyledir.